Ölüm olasılık, açlık kesin: Korona günlerinde emekçiler
Korona virüsü, bazılarının dediği gibi “adil” bir virüs olabilir ama sistem koronaya karşı insanları korumak konusunda hiç de adil değil.
Korona virüsü, bazılarının dediği gibi “adil” bir virüs olabilir ama sistem koronaya karşı insanları korumak konusunda hiç de adil değil.
İnfaz Yasası'nın çıkmasıyla cezaevlerinden tahliyeler başladı. Adli suçluların büyük bir bölümü, mafya liderleri, rüşvetçiler, gaspçılar "koronavirüs" tehlikesine karşı salıverilirken, siyasi mahkumlar, gazeteciler, aktivistler, yani düşüncelerinden ötürü hapis yatanlar içeride kaldı.
Corona salgını ile sarsıntı geçiren kurumlardan biri eğitim oldu. Neredeyse bütün dünyada online eğitime geçildi ve bu da büyük bir tartışma yarattı. Türkiye 50’lerde başlayan mektupla eğitimden, 80 sonrası dünyanın en yaygın uzaktan eğitim modellerinden biri olan Açık Öğretim Fakültesi deneyimlerinden sonra yaygın online eğitimle tanıştı. Online eğitim hangi olanakların kapısını açıyor? Eğitimde toplumsal eşitsizliği çözer mi? Özgür bir eğitimin kapılarını açar mı?
Ahmet Orhan ve Süreyya Tamer Kozaklı, 2013 yılında Papa Benedict'in beklenmedik istifasının ardından Latin Amerika'dan gelen ilk papa olan Franciscus'un seçilmesini konu edinen İki Papa filmi ışığında Vatikan'ı, Nazi bağlantılarını, eşcinsellik, çocuk istismarı vakalarının hasır altı edilmesini konuşuyor
Salgın günlerinde çalışmak zorunda olan mesleklerden biri de gazeteciler. Bilgiye ulaşmanın güç olduğu, iktidarın yaptığı açıklamalara güvenin azaldığı, iktidar basını ve sosyal medya aracılığıyla yalan haberlerin yayıldığı günlerde gazetecilik daha da önemli hale geldi.
2010’da Yunanistan’ın borç kriziyle bölünen ve kalıcı yara alan AB, korona salgının ilk günlerinde alarm zilleri çalıyordu.
"Karşı karşıya kaldığımız çok gerçek bir tehdit. Fakat bütün gün oturup düşünseniz de gelecekte olacakları, koronanın size, ailenize, dünyaya bırakacağı izleri bir dereceye kadar kontrol edebilirsiniz. Bu tehdit karşısında hissettiğiniz kaygınızı da değiştiremeyeceksiniz. En kolay değiştirebileceğiniz şey, şu andaki davranışlarınız, bu fırtınaya nasıl tepki verdiğinizdir. Fırtınanın ortasında güvenle demir atmamızı sağlayabilecek üç şey: duygu ve düşüncelerimizi kabul etmek, bedenimize dönmek ve yaptığımız şeyleri tam farkındalıkla yapmak. İçinizden geçenleri sakince ve nazikçe kabul edin."
Araştırma şirket MBI’nın 60 milyon yetişkini temsil edecek biçimde tasarlanan araştırmasına göre korona salgınına verilen tepkilere göre 8 grup oluştu. Kontrollü gerginler (yüzde 21), endişeliler (yüzde 20), tedbirli, sakinler (yüzde 16), çaresizler (yüzde 15), kırılgan, ruhsal dengeliler (yüzde 12), sonradan fark eden, tedirginler (yüzde 9), dindar, kaderciler (yüzde 4) ve ilgisiz, uzaklar (yüzde 2).
Koronavirüs salgını karşısında gazeteciler ne yapıyor? Kendilerini nasıl korumaya çalışıyor? Kamu hizmeti yapan gazeteciler haber kaynaklarına rahat erişebiliyorlar mı? Sahada ve işyerlerinde nasıl çalışıyorlar? Faruk Eren, gazetecilerle korona günlerinde haberciliği konuştu.
Ahmet Orhan ve Süreyya Tamer Kozaklı, korona günlerinin ağırlığından bizi çekip alarak farklı dünyalara götürecek yeni bir seriye başladı.
Türkiye’de 10 Mart’ta ilk koronavirüs tanısı açıklandığı günden beri toplumun yarısından fazlası evlerinde izolasyon halinde. Okulların da online eğitime geçmesiyle ebeveynlerin yükü iki katına çıktı.
Koronavirüsle ilgili bilimsel çalışmalar bilgilerimize ne kattı?
Londra Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi-politik bölümü öğretim üyesi Ali Burak Güven, korona salgını sonrasında Dünya’nın nasıl bir yer olacağına dair soruları yanıtlıyor.
Korku, endişe, kaygı, öfke ve diğer duygular. Koronavirüs salgını başladığından beri herkesin ruh sağlığı da gidip geliyor. Bazen delirecek gibi hissediyoruz, bazen ağlamaklı, bazen öfkeli, bazen kayıtsız, hiçbir şey olmamış gibi, bazen de aşırı neşeli. Yaşadığımızı adlandıramıyoruz bile.
Çalışma Ekonomisi uzmanı avukat Murat Özveri, Kısa Dalga’dan Faruk Eren’e koronavirüs günlerinde çalışmak zorunda kalan 13 milyon işçinin sorunlarının nasıl çözülebileceğini anlattı:
Türkiye’nin İtalya, İspanya gibi olmasını istemeyiz ama şu anki veriler bizi o noktaya doğru gittiğimiz konusunda bizi kuşkulandırıyor, uyarıyor.
Dünya karantinada. Koronavirüs salgını nedeniyle evlerimize kapandık. Bu sürecin yarattığı sorunlardan biri de 24 saatini aynı mekanda geçirmek zorunda kalan aile bireyleri ve çiftler arasında yarattığı gerilimler.
Koronavirüsten sonra dünyanın ve virüsün en çok etkilediği Avrupa'nın eskisi gibi olmayacağına dair güçlü bir inanış var.
Yaklaşık bir haftadır her akşam saat 9’da Türkiye’nin her yerinden alkış sesleri yükseliyor. Alkışlananlar sağlık çalışanları. Ne yazık ki bu salgın günlerinde işin bir de aması var. Nazan Özcan, temizlik görevlisi, hemşire, doktor ve sendikacılarla insanlığın virüse karşı savaşında cephenin en önünde olanlarla konuştu:
ABD'nin Seattle kentinde yaşayan 47 yaşındaki Türk vatandaşı Elif Lee, Kovid-19'u evinde yenmek zorunda kaldı çünkü ABD sağlık sistemi ne test yaptı ne de hastaneye kabul etti
Halk sağlığı uzmanı Dr. Tolga Şahin, koronavirüs salgını ile temel sorulara bilimsel ve açık yanıtlar veriyor:
İngiltere ve ABD’yi radikal önlem almaya iten bilimsel raporun analizi
Oxford Üniversitesi ve Karolinska Enstitüsü'nde bağışıklık sistemleri üzerine çalışan Yrd. Doç. Erdinç Sezgin ile koronavirüs ile ilgili merak edilenleri konuştuk
Faruk Eren'in sorularını yanıtlayan Duvar yazarı Kemal Can: “İktidar içinde korona çatlağı işaretleri var” dedi. Can'ın koronavirüs günlerinde iktidarı analiz ettiği podcastteki bazı görüşleri şöyle:
Davutoğlu bazı şeyleri yapmasaydı çok çok feci şeyler olurdu. Çok daha fazla insan ölürdü ve geri dönülemeyecek olan bir biçimde Kürt meselesini kaybetmiş olabilirdik
Bunlar benim ülkemde oluyor. Benim ülkem bu insanları bu halde getirdi, diyorsun ve üzülüyorsun.
Koronavirüs Türkiye'de hızla yayılıyor, can kayıpları artıyor. İktidarın aldığı önlemlerin yeterli olup olmadığı tartışılıyor. Bir yanda "bize bir şey olmaz" aymazlığı bir yanda zamanında önlem alınmadığı için trajik bir şekilde can kayıplarının yaşandığı İtalya gibi olma korkusu...
Bu cümleyi bu toplumun Sağlık Bakanı olmak yanında bir hekim olarak da kuruyorum: Koronavirüsle mücadelemizde bugün ilk kez bir hastamı kaybettim. Kendisi 89 yaşındaydı. Virüsü, Çin temaslı bir çalışanından aldı. İlk kaybımız olan beyefendiye Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün yapılan testlerde pozitif sonuç 51’dir. Toplam hasta sayımız 98 olmuştur.
Feminizmin iki önemli ismi Alev Özkazanç ve Deniz Kandiyoti, podcast dizilerinin dördüncü ve son bölümünde Batı narsizmi ve yerel despotların kıskacındaki kadın hareketleri, popülist sağın kadın düşmanı söylemleri, Vatikan'ın ürettiği toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtlığının muhafazakar Müslüman çevreler tarafından kullanılması ve demokrasi koalisyonları üzerine konuşuyor.
Deniz yeni doğduğunda, hayati tehlikesi devam ederken ben bir karar verdim: “Ben dünyanın en mutlu kadını olacağım ve çocuğumu mutlu etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım” demiştim. Ben mutlu olmayı kendi adıma seçtim ve buna uygun olarak yaşadım ve bu çocuklarıma sirayet etti. Öyle sanıyorum ki Deniz şu anda mutlu bir insan.
Ak Parti'den kopuş sürecim Gezi ile başladı.
Türkiye siyaseti yeni bir parti ile tanıştı. Koronavirüs günlerinin telaşıyla yeterince tartışılmadıysa da AKP'nin "parlak çocuğu" Ali Babacan'ın liderliğinde kurulan Demokrasi ve Atılım Partisi (Deva) siyasette öyle ya da böyle önemli etkiler doğuracak. Babacan'ın hafta içinde açıkladığı kurucular kurulu ve parti programı, partinin vizyonunu da ortaya koydu. Peki ama uzun bir bekleyişten sonra kurulan Deva'nın siyasi vizyonu tam olarak neye tekabül ediyor?
Sağlık Bakanı Koca, Türkiye'deki ilk koronavirüs vakasını açıkladı. Dünyada ise hastalık hızla yayılıyor ve yaşanan panik sosyal hayattan, ekonomiye kadar birçok alanda etkilerini gösteriyor. Peki şimdi ne olacak?
Alev Özkazanç'ın Arka Pencere serisinde Deniz Kandiyoti ile Söyleşi'nin üçüncü bölümünde Arap Baharı ve sonrasındaki gelişmelerin Ortadoğu'daki kadın-erkek ilişkilerine etkisi konuşuluyor
Tayyip Erdoğan işin başından beri kendisinin tarih nezdinde Türkiye’ye imza atacak bir büyük lider olduğunu düşünüyor, belki kendisini ikinci bir Atatürk gibi hayal ediyor.
Erkek ile kadın arasındaki sözleşmeye dayalı ‘ataerkil pazarlık’ neden bitti? Yeni dönem, yani “eril restorasyon (erkekliğin yenilenmesi) dönemi” ne anlama geliyor? Devletten ve sokaktan gelen “eril restorasyonun” özellikleri ne, kadına karşı şiddetin biçimini nasıl değiştirdi?
Türkiye'nin Suriye'deki çatışmalardan sonra Avrupa'ya karşı göçmen kartını açmasıyla büyük bir trajedi yaşanmaya başladı. Türkiye'de istenmeyen Suriyeliler, Afganlar ve Iraklılar başta olmak üzere yüzbinlerce göçmenin sınır kapılarından geçtiği duyuruldu.
Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde danışmanlığını yapan, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Etyen Mahçupyan, Kısa Dalga’dan Beril Eski ile dört bölümlük podcast dizisi yaptı. Mahçupyan, “Hükümet Pelikancılar olmadan, Pelikancılar da hükümet olmadan kolay kolay yaşayamaz” dedi. İşte Mahçupyan’ın açıklamalarında öne çıkanlar
Koronavirüsün en çok vurduğu ikinci ülke olan kapı komşumuz İran’dan kalkan uçak neden Ankara’ya indirildi? İçindeki yolcular arasında hastalığı taşıyanlar? 142 yolcuya ne oldu? Koronavirüs Türkiye’ye geldi mi? Yetkililer Türkiye’de yok diyor ama gerçekten yok mu?
Devlet bir yandan, özel bir yandan seferber olmuş, kadınlara haddini bildirmeye, itaat etmeye, çatışmamaya, yuvasının annesi olmaya, çocukları için her fedakarlığı yapmaya sevk ediyor ama bu tutmuyor
Gezi davasında beraat kararı verilmesi herkesi şaşırttı oysa zaten hiçbir somut delil olmadan açılan davada mahkeme doğru kararı vermişti. Beraat kararının arkasından Osman Kavala yine somut delili olmayan bir suçlamayla tutuklandı.
Gezi davası beraatle sonuçlandı ama davanın en önemli sanığı Osman Kavala yeniden tutuklandı. Mahkemenin beraat kararı vermesi sevinç kadar şaşkınlık da yaratmıştı. Nitekim Savcılık karara itiraz etti, troller Gezi'ye "darbe" diye saldırdı ve en sonunda beraat veren hakimler hakkında soruşturma açıldı.
Küçük Bilgelikler'de Ahmet Orhan konuğu oyuncu Burak Tamdoğan ile tiyatro tutkusunu, doğaçlamayı, meddah geleneğini ve seyircinin oyuna interaktif katkısını konuşuyor.
Çin’i ekonomik olarak bile zor duruma sokan Covid19 virüsünden korunmak için ne yapmalıyız? Maske ne kadar işe yarar?
Anne olma yaşı ortalama kaç? Evlendikten kaç yıl sonra çocuk sahibi oluyorlar? Annelerin ortalama yaşı neden yükseliyor? Ortalama kaç çocuk yapıyorlar, yüzde kaçı çalışıyor?
Gerçekten insanların yediği yarasa çorbasından mı geçti? Peki her bulaşanı öldürüyor mu? Tedavisi yoksa ne kadar ölüm olacak?
Kısa Dalga’dan merhaba. Bu bölümde Oxford Üniversitesinde çalışan, Oxford Üniversitesinde kanser araştırmaları alanında çalışan çok önemli bir bilim insanıyla, Erdinç Sezgin ile kanser tedavisinde yeni bir aşamayı ifade eden immünoterapiyi konuşacağız.
Ahmet Orhan’la Küçük Bilgelikler’in 4. bölümünde Kosta Rika, Patagonya, Muğla üçgeninde geçen alternatif bir kariyer hikayesi anlatılıyor.