MEHMET ÇETİNGÜLEÇ
"CHP'den ayrılan iflah olmaz" söylemi, gidenleri caydırma amaçlı bir dezenformasyon çabası...
CHP'den kopuşun gerekçesi önemli.
Çok partili siyasal yaşama geçildikten sonra 5 Haziran 1977 seçimlerinde CHP'yi yüzde 41.38 oy oranına ulaştıran efsane genel başkanı Bülent Ecevit de 12 Eylül 1980 darbesinden sonra partisi ile yollarını ayırmıştı.
Darbeden sonra CHP'nin yerine kurulmak istenen siyasi oluşumlara destek vermedi.
Gerekçesi "icazetli" olmalarıydı.
İcazet...
Yani kontrol altındaki parti.
Peki bugünkü CHP'nin durumu nedir?
XXX
Kurultaylarda 3 kez seçildiği Genel Başkanlıktan yargı yoluyla indirilen Özgür Özel ve ekibi kendilerine "yeni" bir yol çizmeye karar verdi.
Tıpkı Ecevit gibi.
Sıfırdan, icazetsiz, halkçı bir parti oluşturmaya karar veren Bülent Ecevit, 1985 yılında, siyasi yasaklı olması nedeniyle Rahşan Ecevit'in Genel Başkanlığında Demokratik Sol Parti'yi kurmuştu.
Siyasi yasaklar kalkınca 1987 yılında partinin başına geçti ve DSP'yi 3 kez iktidara taşıdı.
-ANASOL-D Hükümetinde Başbakan Yardımcısı oldu.
-30 Haziran 1997'de DSP azınlık hükümetini kurdu. Meclis'te bulunan Fazilet Partisi dışındaki tüm partilerin desteğiyle güvenoyu aldı. Ülkeyi sağlıklı bir şekilde seçime götürdü.
-DSP yüzde 22 oy alıp birinci parti haline geldi. 11 Ocak 1999 tarihinde Ecevit'in Başbakanlığında DSP, MHP, ANAP koalisyon hükümeti kuruldu.18 Kasım 2002'ye kadar devam eden Hükümet, Türkiye'de uzlaşı kültürünün yerleşmesine büyük katkı sağladı.
Ecevit'in yürüttüğü bağımsız ve halkçı siyaset, CHP tabelası olmadan da sol partilerin iktidara gelebileceğinin açık bir kanıtıdır.
Şimdi Yeni Parti de aynı sınavla karşı karşıya.
Ama onların önünde bir rehber var!...
XXX
Ecevit'in DSP'yi 3 kez iktidara taşıdığı dönemde CHP'nin seyrine bakalım:
Siyasi yasaklar kalktıktan sonra 1992 yılında Deniz Baykal'ın Genel Başkanlığında yeniden kurulan CHP, 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde yüzde 10.71 oy aldı ve 49 milletvekili çıkarabildi.
O seçimde DSP yüzde 14.64 oy oranı ve 76 milletvekili ile CHP'yi geçti.
CHP, 1999 genel seçimlerinde yüzde 8.71 oyla baraj altında kaldı.
Aynı seçimde DSP yüzde 22.19 oy oranı ve 136 milletvekili ile birinci parti haline geldi ve koalisyon hükümeti kurdu.
Ancak...
Ekonomik kriz ve Bülent Ecevit'in hastalığı DSP'nin sonunu getirdi. Koalisyon ortakları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ın restleşmesi ülkeyi erken seçime sürükledi.
Oysa ekonomi düzelmeye başlamıştı. Hükümetin daha 2 yıl süresi vardı. Bu süreyi doldursalar 3 parti de olumlu etkilenecekti.
XXX
Erken seçim koalisyon ortaklarına ağır bir darbe vurdu. Üçü de barajın altında kaldı.
3 Kasım 2002 genel seçimlerinde AK Parti yüzde 34.4 oy oranıyla 363 milletvekilliği kazanırken CHP yüzde 19.39 oy oranına ulaşıp 178 milletvekilliği elde etti.
Diğer partilerin hiç biri barajı geçemediği için bu 2 parti, normalde kazanabilecekleri milletvekili sayısının çok üstünde sandalyeye sahip oldu.
XXX
Ecevit hastalanmasa, erken seçim yapılmasa bugün siyasi tablo çok farklı olabilirdi.
Şimdi...
CHP'nin bir başka Genel Başkanı Özgür Özel, Ecevit gibi bağımsız bir siyasi hareketle yeni bir yolculuğa çıkıyor.
Gençliği, dinamizmi, halkla ilişkileri, hitabeti ona avantaj sağlıyor.
XXX
"CHP'den ayrılanlar iflah olmaz" telkini, siyaset sahnesinde sürümde olan meşhur yalanlardan biridir.
Yeni siyasi hareketi başlatanların önünde iki büyük görev var:
Birincisi...
"Ne ezilen ne ezen, hakça bir düzen" diyen, Ecevit gibi yoksul kitleleri önceleyen "halkçı" siyasetle yeniden iktidara ulaşmak.
İkincisi...
CHP'yi "icazet" almadan karar veremeyen atanmış kadrolardan ARINDIRMAK.
Elbette, Yeni Parti'nin yolu ileride CHP ile yeniden kesişecektir!