MEHMET ÇETİNGÜLEÇ
“CHP kayyumu” kendisine yönelik “dinmeyen” tepkinin farkında.
Bu yüzden, partinin kalesi olan Çankaya sokaklarına bile çıkamıyor, halkın arasında yürüyemiyor.
Ama vazgeçmiyor.
Çünkü…
Parti logosuna güveniyor.
“CHP’nin ölüsü bile en az yüzde 10-15 oy alır” düşüncesinde…
Geçmişte DSP ve CHP’den ayrılıp parti kuranların “ana gövdeden” hiç bir şey koparamamış olması teselli kaynağı.
Özgür Özel hareketinin de diğerleri gibi hüsranla sonuçlanacağını düşünüyor.
Muharrem İnce’nin CHP’ye geri dönmüş olması da “inadına” destek sağlıyor.
XXX
Ancak…
Bu varsayım arızalı bir hesaplamanın sonucu.
Hesabın nesi yanlış?
Anlatalım:
Eğer…
Kemal Kılıçdaroğlu seçilmiş bir genel başkan olsa ve partide ayrılan milletvekilleri yeni bir siyasi oluşumla seçime girse, CHP ana gövdesini koruyarak kendi oyunu almaya devam ederdi.
Oysa…
Kılıçdaroğlu “Genel Başkan” görünümlü bir kayyumdur.
Seçilmiş genel başkanı koltuğundan edip o makama yargı yoluyla oturmayı içine sindirebildiği için CHP tabanında büyük bir nefret dalgasının muhatabıdır.
O yüzden halkın arasında dolaşmak yerine televizyonlarda konuşmayı tercih ediyor. Oradan bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor.
Ama..
CHP kitlesinin eğitim ve siyasal bilinç seviyesi yüksek.
Herkes ne yapılmak istendiğini biliyor!…
XXX
Son anketler kayyum CHP’sinin yüzde 4-5 arasında oy alabileceğini, buna karşılık seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in yüzde 34-35 bandında seyrettiği gösteriyor.
Anlaşılıyor ki, CHP’yi parçalayıp küçültme operasyonu ters tepmiş.
Yeni parti kurmaya hazırlanan Özgür Özel’in CHP’deyken alacağı oyun üzerine çıkması bunun kanıtı.
CHP seçmenlerinin yüzde 75 oranında kurulacak yeni partiye destek vermesi oluşabilecek göç dalgasının işareti.
XXX
Kılıçdaroğlu’nun “teselli kaynağı” olan geçmiş örneklere bakalım:
Daha önce DSP’den ayrılıp Yeni Türkiye Partisi’ni kuran İsmail Cem ve arkadaşları 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 1,15 oy alabildi. Yenilginin birkaç nedeni vardı.
Birincisi ekonomik kriz yaşanıyordu ve bunun faturası iktidarın büyük ortağı olarak DSP’ye kesiliyordu. DSP’de kalana da gidene de halk oy vermedi. DSP’nin oyu da yüzde 1.22’ye düşmüştü. Oysa 18 Nisan 1999 genel seçimlerinde DSP’nin oyu yüzde 22.19 düzeyindeydi.
Ayrıca…
İsmail Cem’in karşısında seçilmiş bir genel başkan vardı. Bülent Ecevit. Ekonomik kriz olmasa da ona karşı başarılı olma ihtimali yoktu.
Bir başka etken:
Kemal Derviş, İsmail Cem’le aynı partide yer alacağını beyan etmesine rağmen, ani bir manevrayla Cem’i yalnız bırakıp CHP’ye geçmişti.
XXX
CHP’den “daha taze” bir örnek:
Cumhurbaşkanı adayı olduğunda yüzde 30,64 oy alan Muharrem İnce, CHP’den ayrılıp Memleket Partisini kurdu. Parti 14 Mayıs 2023’teki genel seçimde yüzde 0.92 oy alabildi.
Neden?
Çünkü karşısında CHP vardı ve CHP’nin başındaki genel başkan “seçilmiş” biriydi. O zaman partililer Kılıçdaroğlu’na güveniyor, saygı duyuyordu. İstanbul yürüyüşü ile güven dalgasını zirveye çıkarmıştı.
Şimdi o Kılıçdaroğlu’nun bu hale gelmesine hiç kimse inanamıyor ve akıl sır erdiremiyor…
XXX
Son durum şöyle:
Eğer yeni parti kurulursa…
Bir tarafta CHP’nin 3 kez kurultay kazanıp mazbata aldığı halde mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan genel başkan Özgür Özel ile seçilmiş belediye başkanları ve milletvekilleri olacak. Bu gruba “mağdurlar cephesi” denilebilir.
Diğer yanda mahkeme kadrosu…
CHP kitlesi Kılıçdaroğlu’na rağmen mühürü 6 ok’un üzerine basar mı?
Yoksa…
Kayyum ekibine siyaset tarihine geçecek emsalsiz bir ders mi verir?