MEHMET ÇETİNGÜLEÇ
Cumhurbaşkanlığı seçiminin normal tarihi 14 Mayıs 2028.
Daha 2 yıla yakın süre var.
Sizce iktidar görev süresinin dolmasına 2 yıl varken erken ya da baskın seçime gider mi?
Üstelik...
"CHP'yi parçalama operasyonunun" toplumda yarattığı reaksiyon zirvedeyken baskın seçime gitmenin getirisi olur mu?
Anketler şu anda yapılacak bir seçimde Özgür Özel'in fark atacağını, iktidarın ciddi oy kaybına uğrayacağını gösteriyor.
Ancak...
Seçim 2028'e bırakılırsa bu derenin altından çok su akar.
Tepkiler yatışır.
Ateşi kısılan siyasi ortamda kaynatılan kurbağalar keyif içerisinde gözlerini kapatarak yaşananları kabullenir.
Ondan sonra esas aktör sahneye çıkıp seçimi kolaylıkla alır.
Hangi iktidar 2 yıl artı 5 yıl olmak üzere toplamda 7 yıl görev yapma fırsatı varken seçime gidip 7 yılı heba etmek ister?
Geçmişte bunu DSP-MHP-ANAP koalisyonu yapmıştı.
Üçü de baraj altında kalıp ağır bedel ödedi.
Bahçeli'nin "seçimler 2028'de" demesi o acı deneyime sahip bir siyasetçi olmasından kaynaklanıyor!
XXX
Anketler gösteriyor ki...
Bu yıl baskın seçim yapmanın iktidar açısından getirisi olmayacak.
O yüzden senaryolar sil baştan...
Kasım'da ya da 2026'nın başka bir ayında seçim yapılacağını varsayarak yatırım kararı almak yanıltıcı olabilir.
Merkez Bankası'nın döviz rezervleri 152 milyar dolarla yılın en düşük seviyesine indi ama...
Bundan sonraki süreçte turizm gelirleri, petrol fiyatının düşmesi, altının değer kazanma ihtimali dikkate alındığında rezervler yeniden artış sürecine girebilir.
Cari açıkta yılsonu için 60-100 milyar dolar gibi "savaş dönemi senaryoları" artık geçerli değil. Yeniden savaş çıkmazsa, cari açık muhtemelen 50 milyar dolar civarında olacak.
Yani...
Kur üzerindeki basınç azalacak.
Sıkı para politikasının sürdürüleceğine ilişkin açıklamalar da Türk lirasının değerinde yüksek bir kayba izin verilmeyeceğini gösteriyor.
Dolayısıyla...
Dövize yatırım yaparken spekülatif açıklamalara temkinli yaklaşmak gerekir.
Faizler hala yüksek.
Bir süredir kaçış eğiliminde olan sıcak para, ABD_İran barışından sonra yeniden Türkiye'deki faizden faydalanmak isteyecektir.
Halkbank davasının düşmesi Türkiye-ABD ilişkilerinde olumlu bir seyir açısından önemli. Bu seyrin finans sektörüne pozitif yansıması olabilir.
Nitekim...
Yabancı yatırımcıların 12 Haziran'la biten haftada 428 milyon dolarlık tahvil aldı.
Bir önceki hafta 279 milyon dolarlık satış yapmışlardı.
Yabancılar 2 yıl boyunca seçim olmama ihtimalini önümüzdeki haftalarda fiyatlamak isteyebilir.
XXX
Peki, 2028'e kadar seçim olmaması emekli ve asgari ücretliler açısından ne anlama geliyor?
Anlamı şu:
Mehmet Şimşek kesenin ağzını açmayacak.
Ne emekliye, ne de asgari ücretliye 2 yıl boyunca "refah payı" verilecek.
Çünkü...
Refah payını emekli ve asgari ücretlilerin refahı artsın diye değil, seçimi kazanmak için veriyorlar.
Bir anlamda seçim dönemi "ulufesi" olarak görülebilir.
Yoksa;
Emekli ve asgari ücretliler geçinemiyormuş...
Asgari ücret kirayı bile karşılayamıyormuş...
Gençler para kazanamadığı için evlenemiyormuş...
Evlenenler boşanıyormuş...
Bunlar ciddi sorun olarak görülmüyor.
Sıkı para politikası ve sıkı maaş politikası.
İktidar bir türlü düşüremediği enflasyonun faturasını açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan kitlelere kesmeye devam edecek.
XXX
Bu arada...
Temmuz ayında emeklilerin maaşına yapılacak zam, fırsatçıları şimdiden harekete geçirdi.
Tavukçuları yakaladılar, ama et, süt, peynir gibi birçok ürünün etiketi değişmeye başladı.
Emekli zammı yüzde 18 olacak, etiketlerdeki artış yüzde 20 ile 40 arasında.
Bu marketlerin ve toptancıların hepsine birer kayyum atansa Kemal Kılıçdaroğlu kadar "faydalı" olur mu acaba?