ÖZGE MUMCU AYBARS
İktidarı bırakmadan gitmek: Vučić’in koltuk değiştirme planı
Özge Mumcu Aybars
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić istifa etti. Yaklaşık iki yıldır sokakta olan öğrencilerin, hayatını kaybedenlerin yakınlarının ve hesap soran yurttaşların mücadelesini düşününce, manşetlere düşen haberin yarattığı umudu anlamak zor değil. Ancak Vučić döneminin kapandığını söylemek için erken, çünkü kendisi siyasete veda etmeye hazırlanmıyor. 25 Ekim seçimlerinden sonra başbakanlığa dönmek niyetinde.
2017’de Sırbistan Başbakanı ve SNS lideri olan Vučić, cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına geçti. Bu geçişle beraber, anayasada yürütme yetkisi hükümete ait olsa da hem parti hem de hükümet üzerindeki etkisini korudu. Cumhurbaşkanlığında iki dönem sınırı var ancak bu durum yeniden başbakan olmasına engel teşkil etmiyor.

19 Mart 2025. Fotoğraf: NATO
Vučić’in cumhurbaşkanlığından ayrılması, iktidarı bırakacağı anlamına gelmiyor. Eğer SNS hükümeti kurabilecek güce ulaşırsa başbakan olarak dönme ihtimali mevcut. Dolayısıyla önümüzdeki soru şu olacak: Başbakan olarak dönmesi için Sırp halkı ona yeniden siyasi bir yol açacak mı?
Toplumsal tepki ise 2017 yılındakinden farklı. 1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunun beton saçağının çökmesi ve zaman içinde 16’ya yükselen can kaybının ardından başlayan öfke dinmedi. Öğrencilerin öncülük ettiği protestolar büyüdü. Yenilenmiş bir istasyonda nasıl böylesi bir facianın yaşandığı, sorumluluğun kimde olduğu ve neden hesap verilmediği kitlesel protestolarla da soruldu.
Vučić’i zorlayan, hareket alanını daraltan ve yeniden seçmenin karşısına çıkmaya iten toplumsal bir mücadele olduğunu söylemek mümkün. Vučić’in bugün yaptığı, biraz geri adım atarak toplumsal baskı altında iktidarda kalmanın yolunu aramak.
Muhalefetin durumu
Burada yarışın cumhurbaşkanlığı için değil, 25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimi için olduğunu da ayırmak gerekiyor. Vučić’in önündeki mevcut yol, SNS’nin hükümeti kurabilecek çoğunluğa ulaşması ve kendisinin başbakan seçilmesi.
Vučić’in karşısındaki en güçlü rakiplerden biri, protestolardan doğan “Öğrenci Listesi – Öğrenciler Kazanıyor” (Studentska lista – Studenti pobeđuju). Listenin ilk sırasında Novi Sad Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi, kardiyolog Ilija Srdanović yer alıyor. Demokrat Parti ve Kreni-Promeni’nin yanı sıra Pavle Grbović’in Özgür Yurttaşlar Hareketi de öğrenci listesine destek veriyor.
Muhalefetin tamamı aynı listede birleşmiş değil. Ancak öğrenci hareketinin etrafında siyasi partilerin de desteğiyle daha geniş bir birliktelik oluşuyor. Aleksandar Jovanović Ćuta’nın Ekolojik Ayaklanma hareketinin de içinde bulunduğu ittifak, kendi listesini geri çekerek öğrencileri destekleme yönünde adım attı. Bu nedenle muhalefetteki ayrışmayı anlatırken, öğrenci listesi etrafında oluşan bir destek durumunun da olduğunu söylemek mümkün.
Faktor Plus’ın 16–20 Eylül 2026’da 986 kişiyle yaptığı ve 21 Eylül’de sonuçları yayımlanan ankete göre, Vučić’in başını çektiği “Birleşik Sırbistan” listesi yüzde 48,6, öğrenci listesi yüzde 37,1 desteğe sahip. Sosyalistlerin oranı yüzde 4,9, Avrupa Sırbistanı koalisyonununki yüzde 3,6.
10–24 Haziran 2026’da CRTA ile Stanford Üniversitesi Democracy Action Lab’in 2.324 kişiyle yüz yüze yaptığı ankette, kararını vermiş seçmenler arasında ana muhalefet olarak ele alabileceğimiz öğrenci listesi yüzde 44,9, SNS yüzde 35,7 oranında. Ancak farklı tarihlerde ve farklı kuruluşlarca yapılan bu iki araştırmadan doğrudan bir oy değişimi sonucu çıkarmak mümkün değil.
Önceki seçimler ve medya
AGİT’in 2023 seçimlerine ilişkin raporuna göre, cumhurbaşkanının kampanyadaki ağırlığı ve iktidar partisinin sahip olduğu avantajlar haksız rekabet koşulları yaratmıştı. Bugünkü seçim tartışmasında da medyaya erişim ve seçmenin hangi koşullarda bilgi aldığı önemini koruyor.
Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Sırbistan, 180 ülke ve bölge arasında 104’üncü sırada. Bir önceki yıl 96’ncı sıradaydı. RSF’nin ülke değerlendirmesine göre gazeteciler siyasi baskıyla karşılaşıyor, iktidarı eleştirenlerin kamu bilgilerine ve hükümet temsilcilerine erişimi kısıtlanıyor. Reklam gelirleri ve şeffaf olmayan kamu destekleri üzerindeki siyasi kontrol de yayın kuruluşlarının bağımsızlığını zayıflatıyor.
Medya baskının doğrudan gazetecilerin güvenliğini ilgilendiren tarafı var. RSF’nin de yer aldığı basın özgürlüğü kuruluşlarının Mart 2026’da Belgrad’a gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından yayımlanan ortak açıklama, fiziksel saldırılara, ölüm tehditlerine, çevrim içi karalama kampanyalarına ve cezasızlığa dikkat çekiyor. Açıklamada, Vučić dahil hükümet yetkililerinin körüklediği karalama kampanyalarının gazetecilere yönelik tehdit ve saldırıları beslediği belirtiliyor. Haliyle, seçimlerin hangi medya ortamında yapılacağı, anketlerdeki oy oranları kadar üzerinde durulması gereken bir konu.
Af kararı
Vučić’in istifasından önce aldığı af kararı, bu siyasi hamlenin en tartışmalı yanlarından biri. BIRN’in haberine göre Vučić, aralarında “Novi Sad 12” olarak bilinen muhalif aktivistlerin de bulunduğu 49 kişiyi affetti. Protestoculara karşı olaylara karışan 11 iktidar yanlısı da af kapsamında yer aldı. Vučić, aktivistlerin suçsuz olduklarını söylemiyor; yaşlarını gerekçe gösterirken başka ülkelerde yıllarca hapis yatacaklarını savunuyor ve ileride daha sorumlu davranmalarını umduğunu ifade ediyor.
BIRN’e konuşan Doroteja Antić’in itirazı tam da buna. Antić, affın Vučić’e siyasi fayda sağlamak için verildiğini, davanın başından bu yana siyasi nedenlerle kurulduğunu savunuyor. Altı aktivist aylarca tutuklu veya ev hapsinde kalmış, diğer altısı ise ülke dışında bulunduğu için gıyaben yargılanmıştı. Antić, mahkemeden davanın sona erdiğine ilişkin resmî bildirimi beklerken seçimlere kadar ülkesine dönmeyi düşünmediğini de söylüyor.
Türkiye ile ilişkiler
Türkiye ile Sırbistan arasındaki ikili ilişkileri de düşünmemek mümkün değil. Kosova üzerinden siyasi gerilim devam ediyor ancak ekonomide işler yolunda gidiyor. Şubat 2026’da Ankara’da yayımlanan ortak bildiriye göre bir önceki yıl ticaret hacmi 3,5 milyar dolara ulaşmış, 5 milyar dolar hedefi ise belirlenmiş.
Kosova ise bu yakınlığın sınırlarını gösteriyor. Ekim 2025’te Türkiye’den Kosova’ya dron teslimatına sert tepki gösteren Vučić, birkaç ay sonra Ankara’da ikili iş birliğinin geliştirilmesini görüşüyordu. Kısaca iki taraf, tarihi anlaşmazlıklarına rağmen ilişkiyi sürdürebiliyor.
Öğrencilerin mücadelesi ona ciddi bir siyasi bedel ödetti. Şimdi bu mücadelenin seçimde nasıl karşılık bulacağını göreceğiz. O zamana kadar, cumhurbaşkanlığı binasından ayrılan Vučić’in Sırbistan siyasetinden de ayrıldığını varsaymak mümkün değil.
Bu yıl da farklı ülkelerdeki seçimleri takip etmeye devam.
X’te her gün kılıçlar çekiliyor: Duygu algoritmasının dinamiği
18/07/2026 00:10Ankara NATO’ya hazırlanırken Pekin’de güç dengesi değişiyor
22/05/2026 00:20Hakan Tosun cinayeti: Planlı hedef alma mı, kavga mı?
07/05/2026 09:43İsrail ve sonsuz savaş döngüsü
30/04/2026 08:14Tom Barrack’ın açık sözlülüğü ve Türkiye için yazılan senaryo
23 Nisan 2026 Perşembe 08:19“Hanedan”dan sonra: Macaristan’da Orbán’sız dönem
14 Nisan 2026 Salı 08:50Savaşta Hürmüz açmazı
10 Nisan 2026 Cuma 05:00
