Adaletin bu mu dünya? Fakir ülkeye 25 doz aşı!
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), koronavirüs aşısının zengin ve yoksul ülkeler arasında adil bir şekilde paylaşılmamasını eleştirdi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), koronavirüs aşısının zengin ve yoksul ülkeler arasında adil bir şekilde paylaşılmamasını eleştirdi.
Sağlık Bakanlığı, 17 Ocak gününe ilişkin koronavirüs verilerini paylaştı. Son 24 saat içerisinde yapılan 148 bin 636 testten 6 bin 436'sı pozitif çıktı. Hasta sayısı 803, iyileşen hasta sayısı 8 bin 812 olarak açıklandı. Virüs nedeniyle bugün 165 kişi daha yaşamını yitirirken toplam can kaybı 23 997'ye yükseldi.
Çocuklar: “Tüm dünyanın içinde bulunduğu bu zorlu süreçte bizim de evden üç boyutlu destek hareketi sayesinde katkımız oldu. Annem okuluna ait yazıcıyı eve getirdi ve ben de abimle birlikte siperlik için parça üretmeye başladım. Başta küçüğüm diye beni almazlar diye endişe etmiştim ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Beni çok hoşgörüyle karşıladılar. Bugüne kadar 250’ye yakın maske bastım ve basmaya devam ediyorum. Ben maskelere lastik takıyorum. Doktorlar için. Doktorlar hasta olursa çocuklarına kavuşamazlar.
DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Başkanı Arzu Çerkezoğlu, koronavirüs salgınının neoliberal ve kapitalist düzeni görünür hale getirdiğini belirterek sistemin insanlara vaat edeceği hiçbir şey kalmadığını söyledi. Çerkezoğlu, 2. Dünya Savaşı’nda bile alanlarda kutlanan 1 Mayıs’ın ilk kez alanlarda kutlanmayacağını bu açıdan tarihsel bir 1 Mayıs kutlaması yapacaklarını belirterek “Aynı zamanda içerik olarak da tarihi bir kutlama olacak. Emekle ve bilimle kurulacak yeni bir toplumsal düzen için 1 Mayıs’ta buluşuyoruz” dedi.
Korona virüs salgını nedeniyle büyükler gibi çocuklar da evlerde. Tamam bazıları anlayacak kadar büyük ama bazıları pek küçük. Bu çocuklara salgını ve evde yaşamak zorunluluğunu nasıl anlatacağız?
15 gündür kapat dediler, kapattık, ne kadar kalacağımızı da bilmiyoruz, ruh halimiz şöyle. Aslında yaşam savaşı veriyoruz. Yani kastım şu, sağlık değil faturalar, sağlık, geçim, kaygısı diğer olup bitenler yanında. Daha ne olduğunu yeni yeni anlıyoruz gibi, aniden çöktü üstümüze, ama dükkanını kapamış bir esnaf olarak sürekli temel duygu kaygı. Sağlık ödemeler nasıl sürdürülecek kaygısı. Onun ötesinde denildiği gibi evde kalmış olmanın iyi yanlarından faydalanmaya yapmaya çalışıyoruz. Öyle durum bu. Birbiri ardına aynı günleri geçiyoruz. Bol bol açıklama içliyoruz, bunlar da insanı rahatlatmak bir yana insanı geriyor ve sinirlendiriyor, öyle…
Zeki Kılıçarslan: Türkiye’nin bazı konularda önceden bir şeyler yapmaya çalıştığını biliyoruz, izledik fakat başka yapılan hatalarla birlikte durumun kontrol altında olduğunu söylemek çok zor. Türkiye’nin tabii ki İtalya, İspanya gibi olmasını istemeyiz ama şu anki veriler bizi o noktaya doğru gittiğimiz konusunda bizi kuşkulandırıyor, uyarıyor.
Türkiye, Koronavirüs nedeniyle Güney Kore, İtalya ve Irak uçuşlarını durdurdu. Koronavirüsün en çok vurduğu ikinci ülke olan kapı komşumuz İran’dan kalkan uçak neden Ankara’ya indirildi? İçindeki yolcular arasında hastalığı taşıyanlar?
Çin’i ekonomik olarak bile zor duruma sokan Covid19 virüsünden korunmak için ne yapmalıyız? Maske ne kadar işe yarar? Çin’den ithal edilen eşyaları kullanmak güvenli mi? Tarihte en çok ölüm hangi salgın hastalık yüzünden oldu? Peki Osmanlı’yı kasıp kavuran ve Saray’a sıçrayıp şehzadenin bile ölümüne sebep olan salgın neydi? İklim, insan, hayvan ve çevre bir arada düşünülmezse başımıza daha neler gelecek? Hadi, başlıyoruz.
Gerçekten insanların yediği yarasa çorbasından mı geçti? Peki her bulaşanı öldürüyor mu? Tedavisi yoksa ne kadar ölüm olacak? Dünyayı saracak mı? Nasıl korunacağız? 2020’in ilk günlerinden beri dünya yeni korona virüs 2019’u konuşuyor. Ölüm sayısı Şubat’ın 11’inde 1000’i geçen korona virüsle nasıl mücadele edilir, Çin’dekiler neler yapıyor, bizler ne yapmalıyız? Peki dünyadaki daha önceki salgınlarda neler yaşandı? Hepsi podcastimizde, haydi kulaklıkları takın!