Atık kağıt işçileri neden yine hedefte?

Bazen boylarının iki katına ulaşan çekçeklerini daracık sokaklarda, ustalıkla kullanıyorlar. İncecik bedenleriyle dünyanın yükünü taşırken sessiz, kararlı, hızlı, dünyadan yalıtılmış gibiler.

İşleri ağır.

Serserilik yapacak, etraflarıyla ilgilenecek vakitleri yok. Hep merak ederim, kulaklıklarından kimbilir hangi şarkıları dinliyorlar?

Günün her saatinde, her mahallede atık kağıt, karton toplarken karşılaştığımız atık işçileri, belki de ülkenin en çevreci, en zorlu işini yükleniyor…

30 saniye trafik sıkışsa kornaya basıveren İstanbullu sürücüler, aylak aylak yürüyen yayalar bile farkında olmalı ki her zamanki sabırsızlık ve umarsızlıklarını sergilemiyorlar. Karşılıklı, adı konmamış bir saygı kodunu paylaşıyoruz gibi geliyor bana.

Günde 100-200 TL yevmiyeyle çalışan kağıt işçilerinin, kelimenin tam anlamıyla çöpten çıkardığı ekmeğin, yeni düzenlemelerle kısıtlandığı biliyoruz.

Geçen yıl “Sıfır Atık Projesi” kapsamında, belge alan yerlerin kendi atıklarını satabileceği bir düzenleme getirildi. Pek çok kurum, market, vs atıklarını satmaya yöneldi.

Böylece Emine Hanım’ın Sıfır Atık Projesi, ister istemez sokakta çalışan atık işçileriyle rekabete girmiş oldu. (https://medyascope.tv/2022/03/25/atik-kagit-iscileri-anlatiyor-copten-ekmegimizi-cikariyorduk-ama-bugun-toplayacak-bir-sey-bulamiyoruz/)

ATAŞEHİR’DEKİ ATIK İŞÇİLERİ HEDEF GÖSTERİLDİ

Atık işçilerinin başındaki daha beter bela, ırkçı hedef göstermeler. 11 Haziran’da İstanbul Yenisahra’da polisten kaçan Selahattin Çelik (15) bir arabanın altında kalarak hayatını yitirdi.

Memlekette malum, herkes olay yerindeymiş gibi fikir veya yetki sahibi olabiliyor. Sosyal medyada “Afgan lincinden kaçarken öldü” iddiası çıkınca, sığınmacı nefretiyle hemen üzerine atlayanlar oldu. Bunlara Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ da katılınca iş iyice büyüdü.

Özdağ, 12 Haziran’da twitter’a şöyle yazdı: “Selahattin Çelik, 10 gün sonra 15 yaşında olacaktı. Katili sadece 2 Afgan değil. Katillerin sınırdan geçmesine göz yumanlar, Sığınmacılar gitsin diyenlere “ırkçı” diyenler katillerin suç ortağı. Annesinin yüzüne nasıl bakacaksınız siz sözde insancıl Özde Türk düşmanları.” (Büyük ve küçük harf seçimleri Özdağ’a ait.)

Görgü tanıklarının anlattıkları, yalanlamalar, polisin açıklaması, Ümit Bey’in gözünden ya kaçtı ya da savunduğu ırkçı politikalara ters düştü. Zira düzeltme yapma zahmetine girişmedi.

Hedef gösterenler sağ olsun, hafta sonu Ataşehir’deki geri dönüşüm depolarına “kalabalıklar” yürüdü, atık işçileri saldırıya uğradı. İnsanların alın teriyle topladığı depodaki atıklar yakıldı, üç işçi bıçaklanarak yaralandı.

GAZA MI GELDİLER, BİRİLERİ Mİ KIŞKIRTTI?

HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, iki Afgan işçinin depoya giderken gaspçılar tarafından yolunun kesildiği, polisin gelmesiyle gaspçıların arasında bulunan Selahattin Çelik’in kaçarken kaza sonucu öldüğünü açıkladı.

Resmi makamlardan yalanlama gelmedi, ancak Çelik’in ölümünde “polisten kaçma” kısmı yer almıyor. Pek çok haberde Çelik’in ölümü, halen “Afgan saldırganlar”la bağlantılı aktarılıyor. Çelik’in annesinin beyanından, her kafadan başka ses çıktığını anlıyoruz.

Hafta sonu kimler “gaza gelerek” atık depolarına yürüdü, neden geç müdahale edildi, bunlar havada kalan sorular...

İlginçtir, Ataşehir ve Ümraniye’deki atık kağıt depoları sekiz ay önce polis ve belediye baskınına uğramış, işçilerin barakaları yıkılmış ve kağıt toplama araçlarına el konulmuştu.

Martta, yine Ataşehir’de atık kağıt işçilerinin kaldığı konteynerde “sebebi bilinmeyen” bir yangın çıkmıştı.

Bu olaylar birbiriyle bağlantılı mı değil mi, bilemiyoruz. Ama Ataköy-Yenisahra gibi pek çok noktada atık işçilerinin güvenliğinin tehlikede olduğu net. Hem devletin yeni düzenlemeleri, hem rant kavgası, hem ırkçı hedef göstermelerin öznesi haline getirilmeleri, son derecede tehlikeli.

Siz üşendiğiniz için çöpten kağıtla organiği birbirinden ayıran, yerinde dönüşüme en büyük katkıyı sağlayanlara hak ettikleri güvenliği ve saygıyı gösterelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar