MEHMET ÇETİNGÜLEÇ

MEHMET ÇETİNGÜLEÇ

İkramiye ve maaşlara seçim zammı!

İktidar olası 14 Mayıs genel seçimlerine emekli ikramiyesini artırıp maaşlara ek zam yaparak gitmeyi planlıyor.

Ankara'da konuşulan "ham bilgi" şöyle:

Emeklilerin halen 1100 lira olan ikramiyeleri 2 bin 500-3 bin lira aralığında bir rakama yükseltilecek.

Asgari ücrete yüzde 10, emeklilere yüzde 10-20 arasında ek zam yapılacak.

Anketlerde iktidar partilerinin oy oranları düşerse zam oranları yükselebilir!

Asgari ücretlilere yüzde 54.66'lık zam açıklanırken seçimden önce yeni bir ayarlama yapılacağı sinyali bizzat Cumhurbaşkanı tarafından verilmişti.

Emeklilerin kaybı büyük. Daha önce asgari ücretin 2 katı maaş alanlar, şimdi asgari ücretle aynı seviyeye indi.

Kulislere yansıyan bilgiye göre, 2023 yılının ilk 6 ayı için emekli maaşlarına yüzde 40 civarında bir artış planlanmıştı. Ancak oran yüzde 30'la sınırlı tutuldu. Kalan kısmı seçim öncesine bırakıldı.

Enflasyon karşısında koruyucu zamların yapılmamasındaki en önemli etken emekli maaşının devlet tarafından ödeniyor olması.

Buna karşılık asgari ücreti özel sektör uyguladığı için devlet üzerinde herhangi bir yük oluşturmuyor. Hatta maaş zammından sonra SGK prim geliri artıyor. Ayrıca asgari ücret zammı anında ve daha fazla oranda fiyatlara yansıdığı için KDV, ÖTV gibi vergi gelirleri de artmış oluyor.

Bu nedenle devlet emekli maaşlarına zam yapma konusunda asgari ücretliler kadar istekli davranmıyor.

Kısa Dalga'ya konuşan eski Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, hükümetin emekli maaşını düşük tutup asgari ücreti yükseltmesini "Yörük sırtından kurban kesmeye" benzetti.

"Asgari ücreti kim ödüyor? Özel sektör" diyen Temizel, şöyle devam etti:

"Büyük ölçüde orta ve küçük ölçekli işletmeler asgari ücretli eleman çalıştırıyor. Asgari ücrete istediği zammı yapıyor ama küçük işletmeler maliyet artışı yüzünden kapanmaya başladı. Çözüm enflasyonu düşürmek olmalı. İnsanlar 'enflasyon artmasın asgari ücrete de zam gelmesin' demeye başladı."

Emekli zammının iki boyutu var. Birincisi emeklilerin refahını sağlamak, ikincisi kaynak yaratmak. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun geçen yıl 9 aylık dönemdeki açığı 38 milyar lira. Emeklilikte yaşa takılanlar dahil edildiğinde bu açığın çok daha yukarılara çıkacağı kesin.

Aynı zamanda eski bir Gelirler Genel Müdürü olarak Zekeriya Temizel bu konuda ne düşünüyor?

"Elbette emeklilerin insanca yaşamalarını sağlayacak zammın yapılması gerekiyor, ama artık aktüeryal denge (kaç çalışanın kaç emekliye bakacağını gösteren rakam) iyice bozulmuş durumda. Genç nesiller daha önce çalışmış ve toplumu sırtında taşımış olan insanların bakımını üstlenirler. Buna nesiller arası dayanışma denir. Genellikle 2 çalışan 1 emekliyi finanse ederdi, şimdi 6-7 çalışan1 emekliyi finanse ediyor. Aktüeryal denge işlemiyor. Enflasyon almış başını gidiyor. Sosyal devlet çalışana ve emekliye yaşamını sürdürecek ücreti vermek , refah payını da eklemek zorunda. Ama gelir gider dengesi bozulursa bunu yapamazsın. İpin ucu kaçtığında toparlanması zor. Acilen üreten ekonomiye dönülmeli."

Devlet boyutu böyle.

Vatandaşa gelince...

Açıkça görülüyor ki, iktidar yaklaşık 10 milyon asgari ücretli ve 13 milyon emekliden oluşan büyük seçmen pastasından alacağı payı artırmak için Nisan ayında elindeki tüm kozları sahaya sürecek.

Seçim tarihinden kısa bir süre önce, 21 Nisan'da Ramazan Bayramı, 28 Haziran'da ise Kurban Bayramı var. Emeklilere yılda 2 kez, bayramlarda ikramiye ödeniyor. Birinci ikramiyenin seçim öncesine rastlaması, iktidara hamle yapma olanağı veriyor.

Asgari ücretli ve emeklilerin TÜİK tarafından değil ENAG tarafından açıklanan enflasyon kayıplarını giderme konusunda "cimri" davranan iktidar diğer kesimleri memnun etmek için keseyi sonuna kadar açmış durumda.

Herkese para dağıtılıyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük affı yolda. Devlet vergi, prim, ceza gibi ödenmemiş alacaklarının faizlerinden "düzenli vergi ödeyenleri kızdırma ve caydırma" pahasına vazgeçiyor.

Seçimden önce iktidarın dokunmadığı, sorununu çözmediği kesim kalmayacak. Emekliler hariç. Bu mümkün mü?

Önceki ve Sonraki Yazılar