KEMAL VURALDOĞAN

KEMAL VURALDOĞAN

Bir nafaka hikâyesi

KEMAL VURALDOĞAN

Elif’in 2005 yılında evlendiği yazıyor aile mahkemesi kararında. İki çocuğu olmuş bu evlilikten, kararda isimleri var ama yaşlarını bilmiyoruz. Anlaşmalı boşanma ile boşanmış taraflar. Çocukların velayeti anneye bırakılmış, baba da kendi isteğiyle ayda 7.000 TL nafaka ödemeyi kabul etmiş. Çocuk başı 3.500 TL’den 7.000 TL. Karar 2023 yılında verilmiş, toplam nafaka miktarı karar tarihine göre o dönemdeki asgari ücretin %61’ine denk geliyor.

Eylül 2023’ten Eylül 2025’e kadar nafakaları ödemiş baba. Sonra birden nafaka ödemeyi bırakmış.

Malum, memleket sosyal hukuk devleti. Mahkeme kararları uygulanmıyorsa icra daireleri ne güne duruyor? Alırsınız mahkeme kararını, verirsiniz icra dairesine, icra dairesi alacağınızı tahsil edip tastamam size öder demek isterdim ama burası Türkiye.

Aralık 2025’te 615 TL icra dairesine başvurma harcı, 210 TL posta masrafı ödemiş Elif. Şansı yaver gitmiş, evraklar hemen postaya verilmiş ama babaya tebligat yapılamamış.

Okuyucu anlamıştır ama yine de yazayım. Türkiye’deki işler kararı icra dairesine vereyim, icra dairesi mahkeme kararının uygulanması için ne gerekiyorsa yapsın şeklinde ilerlemiyor. Her şeyi alacaklının talep etmesi, talep ettiği her neyse masrafını da alacaklının yatırması gerekiyor. Elif nereden bilsin bunu. Gelişme olmayınca Şubat ayında icra dairesine gidiyor, icra emrinin tebliği için bu defa 265 TL posta masrafı yatırıyor. Dünyanın en yüksek enflasyonlarından biri Türkiye’de olunca, Aralık 2025’te 210 TL olan tebligat ücreti, Şubat 2026’da 265 TL’ye çıkıyor.

Şubat 2026’da tekrar icra dairesinden talepte bulunuyor Elif, şu ödeme emrini yeniden tebliğe çıkarın, Tebligat Kanununda 21/2. madde varmış, bu madde uyarınca borçlu adreste yoksa bile bağlı bulunduğu muhtara evrakı bırakın, tebligat yapılmış sayılsın diyor. İcra dairesi de talebi kabul ediyor ama dosyada yeterli posta masrafı olduğunu söylemiyor.

Mart 2026’da Elif yeniden icra dairesine gidiyor. Posta avansı olmadığı için tebligatın yapılamadığını öğreniyor. Posta masrafını yatırıyor.

Aylardan Nisan oluyor, Elif bir umutla icra dairesinin yolunu tutuyor. İcra dairesi hatasıyla yine tebligatın yapılamadığını öğreniyor. Hatayı yapan icra dairesi ama Elif’ten yeniden tebligat masrafı isteniyor. Bu defa tebligat yapılıyor ve Mayıs 2026’da icra dosyası kesinleşiyor yani haciz konulacak aşamaya geliyor.

Yine talep üzerine borçlunun aracı (arabası) ve taşınmazı olup olmadığı UYAP üzerinden sorgulanıyor, sonuç olumsuz. Aslında borçlunun SGK’lı bir işte çalışıp çalışmadığının da sorgulanmasını istiyor Elif. Ama burası Türkiye, icra dairesinin işini eksik veya hatalı yapması adettendir. Borçlunun PTT’de posta çeki hesabı tespit ediliyor. PTT’ye yazı yazılıp posta çeki hesabında para olup olmadığı soruluyor, para varsa üzerine haciz konulması isteniyor. PTT de işini yapmıyor, icra dairesine cevap vermiyor. İcra dairesi borçlunun SGK sorgusu yaptığında, borçlunun SGK’lı çalışmadığını tespit edilecek kuvvetle muhtemel. Nafaka ödemek istemeyenler SGK’sız çalışmayı tercih ediyor çoğu zaman. Veya maaş haczi geldiğinde işten çıkıp yeni bir işe girmeyi…

Aylardan Haziran ve Elif 9 aydır çocuklarının nafakasını tahsil edemiyor. Karadeniz’de bir şehirde aylık 33.000 TL maaşla fabrikada çalışıyor. Ev kirası 15.000 TL. İki çocuğu da okula gidiyor. Nafakasını tahsil etmek için tüm icra işlemlerini kendisi yapıyor, icra masraflarını kendisi yatırıyor. Türkiye bir sosyal hukuk devleti. Nafakaya dair mahkeme kararı uygulanmıyor. Adli yardım talep etsin yani icra masraflarını devlet karşılasın, baro ücretsiz avukat tahsis etsin dediğinizi duyar gibiyim. Devlet kurumlarının gözünde maaşlı çalışan olduğu için adli yardım talebinin kabul edilmeyeceğini düşünmüş ve başvurmamış.

Allah’tan nafaka alacaklarına diğer alacaklara tanınmayan imtiyazlar, usuller tanınmış. Açıklayalım. Bir alacaklı, mesela işverenden alacaklı olan işçi işverenin malını, mülkünü, bankada parasını yakalarsa tahsil edebilir Haciz işlemi dışında bir şey yapamaz. Ama nafaka alacaklısı, nafakasını ödemeyen borçluyu icra ceza mahkemesine İcra ve İflas Kanunu (İİK) madde 344’teki nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası başlıklı maddeye dayanarak şikâyet edebilir.

İİK madde 344 uyarınca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılıyor. Hapsin infazına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye ediliyor.

Elif’in birikmiş 9 aylık nafakasını tahsil edebilmek için başvurabileceği tek yol bu. Ama bunun için de icra ceza mahkemesinde dava açması, dava açarken 1.000–2.000 TL posta avansını peşin yatırması, duruşmalara katılması lazım. Şikâyet hakkı, mahkemeye başvurmadan önceki 3 aya ilişkin olabileceği için bu yolu kullansa dahi 9 aylık nafakasını tahsil etmesi mümkün olmayacak. Çünkü 9 aylık nafakanın 6 aylık kısmı yönünden şikayet süresi geçti. Bir diğer sorun ise borçlunun bir defa ceza alması, sonraki ayların nafakasını yatırmasını garanti etmiyor. Çünkü mahkeme ileride ödenecek nafakalara yönelik peşin ceza veremiyor. Bu durumda Elif her yıl en az 4 ayrı icra ceza mahkemesi şikâyeti yapmak zorunda kalacak. Aslında yılda 12 ayrı şikâyet yani her bir ödenmeyen nafaka için ayrı bir şikâyet yapılmalı. Ama şikâyet hak düşürücü süresi 3 ay olduğu için, 3 ayda bir toplu olarak şikâyet etmek en azından posta masraflarını azaltacaktır.

Amaç sosyal bir hukuk devleti olmaksa yapılması gereken basittir

Tekrar başladığımız yere dönelim. Eylül 2023’te 7.000 TL olan nafaka, mahkeme kararındaki ÜFE artış şartına göre Eylül 2025’ten bu yana aylık 12.755 TL olmalı. 3 aylık nafaka toplamı ise 38.265 TL. Türkiye Barolar Birliğinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre icra ceza mahkemesi avukat ücreti en az 18.000 TL. Elif, nafaka alacağını bir avukat aracılığıyla almak isterse nafakanın yarısını avukata vermek zorunda. Tabi ki asgari tarife ücreti ile bu işi takip edecek avukatı bulabilirse.

Türkiye mahkemelerinde açacağınız davalar için avukat tutmak zorunda değilsiniz. Ama Elif ne yapsın? Fabrikada mı çalışsın? Kızlarının ve evinin günlük işleriyle mi ilgilensin? İcra müdürlüğü, icra mahkemesi işlerini mi takip etsin? Aldığı 33.000 TL maaşın, 15.000 TL’sini kiraya verip, kalan 18.000 TL ile nasıl geçinsin?

Cumhuriyet 100 yaşını çoktan tamamladı. “Kimsesizlerin kimsesi” olması gereken Türkiye Cumhuriyeti ne yazık ki “devlet aklı”, “Yeni Osmanlıcılık” gibi gösterişli ve de lüzumsuz tartışmalarla “kimsesiz” vatandaşlarından her gün biraz daha fazla uzaklaşıyor.

Çok mu zor kamu bünyesinde bir “Nafaka Müdürlüğü” kurmak? Dünyanın en büyük 15-20 ekonomisinden biri olmakla övünen Türkiye, nafaka alacaklısından neden icra dairesine başvurma harcı, posta gideri alır? Amaç sosyal bir hukuk devleti olmaksa yapılması gereken basittir. Avukatlık meslek örgütlerinin de katılımı ile Nafaka Müdürlüğü benzeri yapının kurulması, nafakaya ilişkin mahkeme kararlarının icrasının ve infazının bu müdürlük tarafından yapılması, yoksulluk sınırının altında geliri olanların bu müdürlük bünyesindeki işlerinin ücretsiz takip edilmesi, avukat masraflarının kamu tarafından üstlenilmesi. Çok zor değil aslında. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları seçimlerde sosyal hukuk devletini önceleyenlere oy verdiği gün bu sorunlar kolayca hal yoluna girecektir.

Oy tercihlerimizi sosyal hukuk devletini önceleyerek belirlemememiz halinde ise zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu bu düzen kalıcılaşacak.

Bu yazıyı yazmadan önce UYAP’a girdim ve İstanbul’daki icra dairelerine baktım. 37 tane normal icra dairesi, 3 tane iflas dairesi, 1 tane gayrimenkul satış icra dairesi, 1 tane abonelik sözleşmeleri icra dairesi, 1 tane de banka alacakları icra dairesi.

Yanlış okumadınız. Türkiye Cumhuriyetinin ilk 90-95 yılında hayal bile edemeyeceğimiz iki ayrı icra dairesi kuruldu: Abonelik sözleşmeleri icra dairesi, banka alacakları icra dairesi. Elif’in tahsil edemediği nafaka alacağını dert etmeyenler, yüzlerce avukatı olan bankaların, abonelik şirketlerinin (elektrik, su, doğalgaz, cep telefonu vs) tahsil edemediği alacaklarını kolayca tahsil edebilmeleri için abonelik sözleşmeleri icra dairesi, banka alacakları icra dairesi kurmuş. Sadece İstanbul’da değil neredeyse tüm büyük şehirlerde hem de…

Türkiye’nin çok büyük ekonomik, sosyal, hukuk sorunları var. Ama tüm bu sorunların tek sebebi kötü siyaset. Siyaset değişmeden sorunlar çözülmeyecek, Eliflerin kaderi değişmeyecek…

Önceki ve Sonraki Yazılar
KEMAL VURALDOĞAN Arşivi