“Aşık Mahzuni Şerif Türküleri”, bu memleketin, üzerlerindeki dertten kamburu çıkmış onurlu, namuslu insanlarını Kaan Tangöze’nin sesinden ve gitarından tıpkı Mahzuni gibi unutmama, unutturmama albümünün “plağa gelmiş” hâlidir.
Aşık Mahzuni Şerif, 63 yıllık ömründen geriye 453 plak, 58 kaset ve 8 adet kitap bıraktı. Alevi-Bektaşi köklerinden aldığı kültürü, doğup büyüdüğü coğrafyanın acısıyla, aşkıyla, sevinciyle, saza söze döken büyük ozan, kendisinden sonra gelen gerçek sanatçılar tarafından hiç unutulmadı. Gülden Karaböcek'ten Zeki Müren'e, Zara’dan Ahmet Kaya'ya, Murat Göğebakan'dan ve Selda Bağcan’a, Cem Karaca’dan Edip Akbayram’a kadar pek çok isim, Aşık Mahzuni’nineserlerini yeniden söyledi. Mahzuni, Pir Sultan Abdal’ın, Aşık Veysel’in, Dadaloğlu’nun peşinde, haksızlığa, garibanlığa, adaletsizliğe, kibre cümleten karşı gelirken, onun mirasını günümüzde sırtlayıp Mahzuni’nin peşinden giden en önemli müzisyen de Duman grubu, özellikle de solisti Kaan Tangöze oldu.
Duman, 1999 yılındaki ilk albümleri “Eski Köprünün Altında”dan son albümleri “Kufi”yekadar bu topraklardan çokça beslendi. Konserlerinde çaldıkları cover’lardan, son olarak Cunda’daki Pür Cunda stüdyosunda kaydettikleri “live” albümünde yer alan ve canlı performanslarındaki setlist’lerinden eksik etmedikleri “Ah Bir Ataş Ver”e kadar da Anadolu’nun toprağından gözünü, kulağını,gönlünü, ruhunu eksik etmedi. Ancak Kaan Tangöze’nin 2022 yılında çıkardığı “Aşık Mahzuni Şerif Türküleri” albümü ise genelde Duman’ın, özeldeyse Tangöze’nin Aşık Mahzuni Şerif’e duyduğu saygının göstergesiydi. Kaan Tangöze, kısa süre önce bu saygıyı elle tutulur hale getirerek, plak formatında dinleyiciyle buluşturdu.
Aşık Mahzuni Şerif’in farklı zaman dilimlerindeki eserlerinin bir derlemesi olan, Haşlayın Beni, Çeşmi Siyahım, Divane Ettim Aklımı, Boşu Boşuna, Gizli Gizli, Gül Yüzlü Cananım, Mervanın Dölü, Doktor, Sofu Baba, Yaralandım Yaralıyım adlı türkülerinden oluşan bu albümün en özel yanı, Mahzuni gibi bir halk ozanının şarkılarını, ona yaraşır şekilde, en saf hâliyle dinleme olanağı sunması.
Her şeyin bir “tık” ötemizde olduğu bir çağda, sazının telleriyle, sözünün inceliğiyle bu coğrafyanın dili olmuş bir ozanın şarkılarını, Kaan Tangöze gibi kendi sesine çok yakın bir isimden ve plaktan dinlemek ancak büyük bir şans olarak nitelendirilebilir. Farklı zamanlardan ve farklı sınıflardan gelseler de aynı derdi dert edinmiş, aynı coşkuyu paylaşmış iki ayrı müzisyeni buluşturan “Aşık Mahzuni Şerif Türküleri” albümü, yalnızca bir saygı duruşu, bir miras değildir. Çünkü ne Aşık Mahzuni’nin saygısı ne de mirası yok olmuştur.
“Aşık MahzuniŞerif Türküleri”, bu memleketin, üzerlerindeki dertten kamburu çıkmış onurlu, namuslu insanlarını Kaan Tangöze’nin sesinden ve gitarından tıpkı Mahzuni gibi unutmama, unutturmama albümünün “plağa gelmiş” hâlidir.