İBRAHİM EKİNCİ
Putin yoksa Trump var
İBRAHİM EKİNCİ
Birkaç gündür, yatırım bankası Jefferies’in analisti Durukal Gün’ün raporu konuşuluyor. Gün’e göre Trump yönetimi Türkiye’ye seçimler öncesinde dolar swap hattı sunabilir. Teknik ifadeleri bir yana bırakalım, eğer bir sıkışma olursa döviz (dolar) verebilir demek bu. Gün’ün raporunda miktar olarak 20 milyar dolar deniliyor. Bilemiyoruz. Bir tahmin mi, bilgiye dayanan bir açıklama mı, burası belli değil ama şunu söyleyebilirim, böyle bir arayış olabileceği ekonomistlerin tahminlerinde zaten vardı. O yüzden ifadeler esas itibariyle tahmin gibi dursa da gerçekmiş, anlaşması yapılmış gibi geniş bir tartışma alanı buldu.
Bu habere şaşırdım diyemem. BlackRock CEO'su Larry Fink’in (en azından biz merak sakinleri için sürpriz) Türkiye ziyareti de galiba hükümet olası bir döviz sıkıntısı (ödemeler dengesi krizi) için bazı taahhütler, imkanlar, kapılar arıyor diye düşünmeye sevk etmişti. Bir de 2023 seçimleri öncesi deneyimi var. Şimdi de yaklaşan seçimler öncesinde olası bir kur şokundan, ödemeler dengesi krizi riskinden uzaklaşmak için düşünülmüş olması hayatın olağan akışına uygun değil mi?
Bu haberin geniş bir tartışma yaratmasının başka nedenleri de var. Ekonomi yönetiminin döviz girişi sağlamak için başta Londra olmak üzere dünyayı turladığını izliyoruz. Çünkü enflasyonla mücadelenin en önemli ayaklarından biri düşük kur! Bunu sağlamak döviz likiditesini artırmaya bağlı. Ancak düşük kur aynı zamanda kur baskısı yarattığı için olası şoklara karşı da MB rezervlerini takviye etmek, yüksek tutmak gerekiyor. Son varlık barışını hatırlayalım. Bu konuda ekonomi yönetiminin hissettiği tazyik, kaynağı belirsiz döviz girişine kapı aralamayı göze alacak düzeydedir.
2023 seçimleri öncesinde bir ödemeler dengesi krizi eşiğindeyken Putin’in sağladığı (gaz ödemelerinin ertelenmesi, Akkuyu için yüksek miktarda nakit gönderilmesi vs. yollarla) bazı tahminlere göre 45 milyar doları bulan desteğin kıymetini her halde en iyi hükümet takdir ediyordur. O dönem, Türkiye’nin Biden dönemi ABD kurumlarından swap hattı talebinin geri çevrildiğine ilişkin haberleri hatırlıyorum. Fakat şimdi hem Putin yok Trump var hem de son dönemde tamamen Trump’la frekans ayarlı dış politika da () ABD ile swap hattı için siyasi zemin olarak mükemmel görünüyor.
Trump yönetimi bu tip olanakları bariz bağımlılıklar üretmek için fırsat olarak kullanıyor. Veriyor ama muhakkak karşılık istiyor. Trump, daha önce Arjantin lideri Milei’ye 20 milyar dolarlık bir swap anlaşması desteği sunmuştu. Macaristan seçimlerinde Orban’a açık destek vermişti. Trump, aynı frekans liderlerin iktidarda kalmaları veya seçim kazanmaları için elini taşın altına koyuyor. Dünyayı kolay konuşuk tek adamlar yönetsin istiyor.
Prof. Dr. Hakan Kara, haberi değerlendirirken, “Böyle bir imkan sağlanırsa tamamen siyasi bir destek olur. Fed buna sıcak bakmayacağından ABD Hazine'sinin doğrudan devreye girdiği bir çözüm üretilebilir (Arjantin modeli). Kongre veya senatonun onayını da gerektirmediğinden doğrudan Trump yönetimi tarafından böyle bir karar alınabilir” demiş. Evet, açık, eğer haber gerçekse, açık siyasi destek. Eski MB Başkanı Durmuş Yılmaz da onu soruyor: “Türkiye global ekonomi için sistemik risk mi oluşturuyor ki bu imkan sunuluyor? 2008 krizinde sağlanan böyle bir imkan global sistemik riski önlemek içindi. Önce böyle bir imkan neyin karşılığı olacaktır?”
Merkez bankası swapları, yapısal döviz açığını kapatan bir araç değildir
Bloomberg’deki habere göre Gün’ün raporunda, olası swap hattının enflasyon beklentilerini sınırlamaya, dolarizasyonu caydırmaya ve Türkiye'nin kredi risk primini düşürmeye de yardımcı olabileceği belirtiliyor. Hülasa etkisi bakımından küçümsenecek bir şey değildir. Fakat teknikte etkisi sınırlıdır. Bu haberi ilk paylaşanlardan ekonomist Ömer Rıfat Gencal’ın notlarını sıralıyorum:
“Merkez Bankası Swapları ne sihirdir ne keramet. Swap anlaşması, iki merkez bankasının karşılıklı olarak kendi para birimlerini geçici süreyle değiş tokuş etmesidir. Vade sonunda her iki taraf aldığı parayı iade eder. Bu yapının üç temel sonucu vardır:
1. Rezervleri şişirir, güçlendirmez. Swap yoluyla elde edilen döviz, TCMB bilançosunda brüt ve net rezerv rakamlarını yukarı taşır. Ancak bu kaynak ödünç alınmıştır; bilanço üzerindeki karşılığı dış yükümlülük olarak kayıtlıdır. Gerçek rezerv gücünü görmek için "swap hariç net rezerv" rakamına bakmak gerekir ve bu rakam, kritik dönemlerde negatife dönmüştür.
2. Kullanım alanı dardır. Swap hatları, esas itibarıyla swap yapılan ülkeyle yerel para cinsinden ticareti kolaylaştırmaya yarar. Genel döviz talebini karşılamak veya kuru savunmak için kullanılabilecekleri alan son derece sınırlıdır; pratikte bu amaca hizmet etmezler.
3. Vade bir yükümlülüktür. Swap vadesi geldiğinde alınan dövizin iade edilmesi zorunludur. O tarihe kadar ilgili dövizi kazanılabilir gelir yoluyla üretememişseniz (ihracat, turizm, yabancı yatırım) bu yük TCMB'ye, dolayısıyla nihai olarak kamu kesimine yansır.
Sonuç olarak Merkez bankası swapları, yapısal döviz açığını kapatan bir araç değildir. Likidite krizlerinde kısa vadeli nefes alanı yaratabilir, ancak kalıcı rezerv güvencesi sağlamaz. İstatistiksel görünümü iyileştirirken gerçek döviz pozisyonunu gizler. Bu da en büyük riskidir. Risk gerçekleşirse daha önce olduğu gibi halkın omuzlarına büyük yük bindirir.”
Özeti, sorunu çözmez, günü kurtarır. Ama zaten AKP’nin memleketin bütün sorunlarına yaklaşımı da bu değil mi?
AKP devrinde 743 milyar dolar faize gitti
29/04/2026 08:54Bankacılık sektörü takipteki alacaklar 1 trilyona gidiyor
28 Nisan 2026 Salı 00:20'Ekonomik güven'de savaşın yarattığı düşüş, İBB dönemi düşüşe henüz ulaşamadı
20 Nisan 2026 Pazartesi 06:38Türkiye ne yönden ‘olumlu ayrışıyor’muş?
28 Mart 2026 Cumartesi 00:10Bakan Şimşek'e iki soru
21 Mart 2026 Cumartesi 00:20Ali Rıza Bey amcanın ekonomisi ayrı, müteahhitlerin ayrı
18 Şubat 2026 Çarşamba 00:10Kamu köprü ve otoyolları haraç mezat gişelerine dönebilir
10 Şubat 2026 Salı 00:20Trumpgiller'i yaratan tablo: Servet imparatorlukları
31 Ocak 2026 Cumartesi 00:15Emekliden alıp kime veriyorsunuz?
12 Ocak 2026 Pazartesi 00:20Ekonomide işlerin nasıl yürüyeceğini siyasetin yönü belirleyecek
01 Ocak 2026 Perşembe 00:35