İBRAHİM EKİNCİ

İBRAHİM EKİNCİ

Büyümede 10 yıl geriye gittik

“Büyümede 10 yıl geriye gittik” derken… Evet 10 yıl önce, 2012 yılında milli hasıla büyüklüğü 878 milyar dolardı. Yine 2012 yılı 3. Çeyrek itibariyle milli hasıla da 846 milyar dolardı. 2022 yılı 3. Çeyrek rakamları dün açıklandı. Yüzde 3.9 büyüme ile (son 4 çeyrek toplamı = yıllık olarak) 842 milyar dolara gelmiş. 2012’nin 36 milyar dolar altında! Türkiye’nin tarihindeki en yüksek milli hasılaya ulaştığı 2013 yılı rakamının (958 milyar dolar) 116 milyar dolar altında!

ekran-resmi-2022-11-30-17-14-08.png

Milli hasılanın 10 yıl sonra ancak 2012 düzeyine yakın olması kişi başına gelirde 10 yıl öncesine ulaşılmasını sağlamıyor. Çünkü arada 10 yıllık nüfus artışı var. Dolayısıyla 2012 yılında kişi başına gelir 11 bin 675 dolarken şimdi sığınmacılar hariç 9 bin 875 dolar. Sığınmacılar dahil 8 bin 793 dolara geliyor. Sığınmacıları üretime dahil edip, ürettikleri milli hasılayı hesaplamaya dahil edip, kişi başına gelir hesabında ayrı tutmak doğru da değil dürüst bir iş de değil. Devletin, 40 – 50 milyar dolar harcamasından bahsediyor. Bu milli gelirden pay sonuçta. Sığınmacılar için sağlık ve sosyal yardımlar yapılıyor. Dolayısıyla daha gerçekçi bir rakam elde etmek için “sığınmacılar dahil kişi başına geliri” de vermek gerekiyor. (Ben hesaplamada 10 milyon kişi aldım çünkü 8 – 12 milyon arasında değişen rakamlar veriliyor. Sığınmacıların gerçek sayısına göre rakam kısmen değişebilir elbette.)

2022 yılı 3. Çeyrek büyüme rakamlarını konuşurken ilk olarak bu genel tabloyu gözden kaçırmamak gerekir: Aradaki 10 yıl büyüme bakımından boşa gitti. İktisatçı Uğur Gürses buna dikkat çekiyor:

ekran-resmi-2022-11-30-17-15-07.png

Büyüme rakamlarının gösterdiği başka şeyler de var elbette. İktisatçıların değerlendirmelerini de dikkate alarak bakalım:

Adaletsiz büyüme

Gelir yöntemiyle milli hasıla payları, adaletsiz büyümenin tablosunu veriyor. Sermaye kesiminin payını ifade eden “net işletme artığı/karma gelir” rakamı yüzde 54.8’le son yılların zirvesine çıkmış. İşgücü ödemelerinin payı (%26.3) ise bir önceki çeyreğe göre (ücret zamlarının etkisiyle) 1 puan yükselse de 2020 yılı aynı döneme göre 3.8 puan, geçen yılın aynı çeyreğine göre 3.2 puan daha düşük.

ekran-resmi-2022-11-30-17-15-45.png

Prof. Dr. Hakan Kara, büyüme rakamlarının bu yönünü şöyle dikkat çekti: “3. Çeyrekte emeğin toplam gelirden aldığı pay düşmeye devam etmiş. Büyüyoruz ama hissedemiyoruz. Bu veri aynı zamanda ‘çalışanı enflasyona ezdirmedik’ söyleminin boşa çıktığını gösteriyor. Enflasyon ücretlilerin alım gücünü eritmeye devam ediyor.”

Bu yıl her üç çeyrekte de sermayenin payındaki artış işgücü ödemelerinin payındaki artışın çok çok üzerinde gerçekleşti. 3. Çeyrekte işgücü ödemeleri payı % 96.2 artarken sermayenin payı yüzde 123 artmış!

ekran-resmi-2022-11-30-17-16-14.pngekran-resmi-2022-11-30-17-16-14.pngİşgücünün payı 2019 1. Çeyrekte % 39.1’di. 2022 son çeyrekte %26,3’e geriledi. Böylece son 4 yılda 13 puan civarında kayıp yaşanmış oldu.

YAVAŞLAMA BELİRGİN

2022 yılı 3. Çeyrek büyüme, bir önceki yıl aynı çeyreğine göre yüzde 3.9 artmış ama bir önceki çeyreğe göre 0,1 küçülme var. Son 3 yılın tablosu da yavaşlama eğilimi gösteriyor.

Bu yıl birinci çeyrek büyüme 7.5’tu. İkinci çeyrek 7.7’ydi. 3 çeyrek ise sert bir gerileme oldu ve yüzde 3.9 geldi. Elektrik tüketimi, PMI endeksi gibi diğer veriler de yavaşlamaya işaret ediyordu. Takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim rakamı da (%3.6) aynı tabloyu gösteriyor. Yavaşlamanın en belirgin göstergesi ise bir önceki çeyreğe göre değişim rakamları. Gerek birinci, gerek ikinci gerekse üçüncü çeyrek rakamları (sırayla 0.6, 1.9 ve -0,1) hem düşük büyümeyi hem de 3. çeyrek itibariyle daralmayı gösteriyor. Bu eğilimin sürmesi bekleniyor. Ekonomist Güldem Atabay, rakamları “Merhaba durgunluk. Ne demişti en son Nebati: ‘Tüm dünyada resesyon endişelerinin arttığı dönemde Türkiye yoluna güçlü bir şekilde devam edecek.’ Büyüme 3Ç'de 2Ç'ye göre daraldı: %0,1. Üstelik 4Ç'de de 3Ç'ye göre bu daralma büyüyecek. 2023 1Ç'de çeyrekte de daralma göreceğiz” diye yorumladı.

ekran-resmi-2022-11-30-17-18-01.png

“Faiz lobisi”ni ihya eden büyüme

Büyümenin sektörler tablosu, son birkaç çeyrekte olduğu gibi bu 3. Çeyrekte de finans kesiminin en yüksek büyümeyi gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Hükümetin sık sık “faiz lobisi” diye nitelediği ve hücum ettiği sektör, benim “Nebati Düzeni” dediğim son faiz dayatmaları ile yüksek karlar gerçekleştiriyor.

ekran-resmi-2022-11-30-17-18-39.pngFinans sektörü 1. Çeyrekte % 25,7, 2. Çeyrekte %26.6 büyümüştü. Bu çeyrekte de %21.6 büyüme ile en fazla büyüyen sektör oldu. Sektördeki büyümenin kaynağı faiz politikası, enflasyona endeksli DİBS’ler… Sektör bilançolarında son dönemde yüzde 400’lük kar artışları görülüyor.

Sanayi ve tarımda büyüme çok düşük kalmış. Tarımda büyüme % 1.1, sanayide 0.3! En dikkat çekici bir diğer gelişme inşaat sektöründeki % 14.1’lik küçülme. İnşaat sektörü son 5 çeyrektir küçülüyor.

Tüketimle büyüme

ekran-resmi-2022-11-30-17-20-24.png

Yerleşik hane halkı %19.9 büyümüş. 2021 yılı 2. Çeyrekten bu yana 6 çeyrektir yerleşik hane halkı tüketiminde yüksek artışlar gerçekleşiyor. Bu tablo, yüksek enflasyon ve gelir kayıpları dikkate alındığında kuşku doğurmakla birlikte, bunda öne çekilmiş talep etkisinin bulunduğu belirtiliyor. Büyüme rakamlarında asıl dikkat çekici olan devletin nihai tüketim harcamaları… Son 3 yılın en yüksek çeyreklik büyümesi (%9.2) gerçekleşmiş. Bu artışın seçim ekonomisi ile ilgisi dikkate alındığında, son çeyrekte de yüksek devlet tüketimi rakamı görülmesi muhtemel.

Yatırımsız büyüme

ekran-resmi-2022-11-30-17-21-06.png

Gayrisafi sabit sermaye oluşumunda gelişmeler dikkat çekici. Prof. Dr. Ensar Yılmaz da rakamları “yatırımsız büyüme” olarak değerlendirdi. Gayrisafi sabit sermaye oluşumu (makine + teçhizat + bina yatırımları) son iki çeyrektir düşüyor. Bu çeyrekte hem yıllık hem de çeyreklik bazda küçülme gerçekleşti. Bu veri de ekonomide yavaşlama hatta olası bir daralmanın işareti.

Önceki ve Sonraki Yazılar
İBRAHİM EKİNCİ Arşivi
SON YAZILAR