Seyyanen zam ayrımcılığı ve devam eden yargı süreci

HASAN AYDIN

Çalışan memurlara, 2023 Temmuz ayından itibaren ödenen 8 bin 77 TL'lik seyyanen zammın (ek ödemenin) 2,5 milyon civarındaki memur emeklisinin maaşına yansıtılmaması nedeniyle açılan bireysel davalar, yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi süreçlerinin ardından Anayasa Mahkemesi tarafından gündeme alındı.

Anayasa Mahkemesi, Emekli Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz'in seyyanen zamma ilişkin bireysel başvurusunu, 6 Ağustos'ta görüşmüştü. Mahkemenin, ikinci başvuruyu daha önce açılan 2026/7162 başvuru numaralı dosyayla birleştirmesi kararı önemlidir. Seyyanen zam, 2023 Mayıs ayındaki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinde özellikle emeklilere ve düşük maaşlı memurlara yönelik vaatler esnasında öne çıktı.

İktidar, o dönem kök maaşa zam yapmadan 5 bin 500 TL’lik en düşük emekli maaşını seyyanen zamla 7 bin 500 TL'ye yükseltti. Aradaki 2 bin TL'lik artış ise hazineden karşılandı. Gelecekteki maaş artışlarının kök maaş üzerinden hesaplanıp ödeneceğini düşünen 8,8 milyon emeklinin büyük bir çoğunluğu bu' iyileştirme ve düzenlemeyi' olumlu görüp mevcut iktidara tekrar oy verdi.

Çalıştığı süre içinde yüksek prim yatırarak 7 bin 500 TL ve üzerinde maaş alan yaklaşık 7 milyon emekli ise bu haktan yararlanamadı. O tarihlerdeki seçimde iktidar, emeklileri seyyanen zam üzerinden bölerek sefalette eşitlemeye çalıştı. Bunda da kısmen başarılı oldu. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı seçimine muhalefetin adayı olarak katılan Kemal Kılıçdaroğlu, memurların gelir kaybını telafi etmek için, seçildiğinde en düşük memur maaşını, 21 bin 265 TL'ye yükselteceğine dair vaatte bulundu. Bu açıklamadan sonra 11 Mayıs 2023 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "En düşük memur maaşını 22 bin TL seviyesine yükseltiyoruz. Maaşlardaki bu artışları, otomatik olarak memur emeklilerimize de yansıtıyoruz. Milletimize hayırlı olsun" açıklamasını yaptı.

Seçimi, farklı propaganda araçlarını devreye sokarak ve vaatlerini sıralayarak tekrar kazanan AKP Hükümeti, daha önce verdiği sözünü tutmak ve çalışan memurlara seyyanen zam yapmak için 7456 sayılı Kanun'la 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (KHK) Ek 40.maddeyi ekledi. Bu kanun düzenlemesi, 15 Temmuz tarihli ve 32249 sayılı Resmi Gazete' de yayımlandı.15965 gösterge rakamının o dönemin memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunan bu seyyanen zam, damga vergisi düşüldükten sonra 8 bin 77 TL olarak açıklandı.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 28. maddesindeki hüküm ile memur emeklilerinin maaşları, çalışan memur maaşlarına endekslenmiştir. Fakat seyyanen zam uygulamasında bu kurala uyulmamıştır.

Çalışan memura verilen ve emeklilik ikramiyesinde dikkate alınmayacak bu seyyanen zam, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olarak memur emeklilerinin maaşlarına yansıtılmadı. Ayrımcılık yapılarak kazanılmış haklar da ihlal edildi. Emekli kısa bir süre sonra 5 bin liralık ikramiye ödemesi uygulaması ile ayrımcılığa tekrar uğradı.

5 bin TL' lik ikramiye ödemesinde yapılan ayrım

2023 yılı Ekim ayında Cumhuriyet'in 100. kuruluş yıldönümü nedeniyle emeklilere bir defaya mahsus olmak üzere 5 bin TL ödeme yapılacağını duyurmuş olan iktidar, devlete Sosyal Güvenlik ve Destek Primi ödeyerek çalışan emeklileri, çiftçi emeklilerini ve Bağ - Kur'lu esnaf emeklilerini bu 5 bin TL’lik ikramiye ödemesinin dışında tutmuştu.

O günlerde mücbir sebeplerden dolayı bütçe kısıtlamasına giderek çalışan emeklileri kapsam dışı bıraktıklarını ifade eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a karşı çalışan emeklilerde bir tepki oluşmuştu. Emekli sendikaları, Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu, bazı muhalif partiler ve kimi STK'lar açık bir şekilde eşitsizliğe neden olan bu düzenlemeye karşı çıktılar. Tepkiler artınca iktidar ,"U" dönüşü yaparak, ilk düzenlemeden çalıştığı için yararlanamayan 4 milyon 689 bin emeklinin de 5 bin TL'lik seyyanen zamdan faydalanacağını duyurdu.

2023 Kasım ayının ilk haftasında çalışmayan emeklilere, 29 Aralık 2023'te de çalışan emeklilere bu ödeme yapıldı. Emeklilerin haklı tepkileri sonuçta işe yaramıştı.

Geçmiş yıllarda emeklilere ödenen seyyanen zamlar

SSK ve BAĞ-KUR emeklileri, biri 2015 yılında, diğeri de 2016 yılı Ocak ayında olmak üzere iki defa 100 TL'lik zam aldılar. 2015 yıllı Ağustos ayında yapılan ve 2016- 2017 yıllarına ait 3. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde; 1 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere tüm memur emeklilerinin taban aylık katsayısına yapılan artışın yansıra ayrıca 100 TL. Seyyanen zam yapılması kararlaştırıldı. Bu artış Bakanlar Kurulu kararıyla öne çekilerek 2015 Eylül ayından geçerli olmak üzere memur emekli maaşlarına yansıtıldı.

2015'te emeklilere seyyanen zam yapan AKP iktidarı, nedense bu uygulamaya 2023 Temmuz ayında başvurmadı. Emekli 3 yıldır bunun nedenini sorup ortaya çıkan durumu tartışıyor.2023'te seyyanen zammın memur emeklilerine de verilmesi için TBMM'de önerge veren ve verdikleri önergeleri AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilen parlamentodaki bazı siyasi partiler, genel olarak emeklilerin çoğunluğu, emekli sendikaları ve emek örgütleri, ilgili STK' lar başlangıçta kararlı ve örgütlü bir mücadeleyi sahada yürütemediler. Tepkiler özellikle bazı emekli sendikalarının alanlardaki basın açıklamaları ve az sayıda emeklinin katıldığı küçük çaplı protestolarla sınırlı kaldı.

Bu konuda bilgilendirilmiş güçlü bir kamuoyu oluşturulmadı. Tepkilerin etiksizliğini gören iktidarda, bu konudaki kararında geri adım atmadı. İktidar yanlısı kamu sendikaları ve sarı işçi sendikaları da bu seyyanen zam uygulaması karşısında bilinçli olarak gereken tepkiyi göstermeyerek içeriği yetersiz bir kaç demeçle işi geçiştirdiler. Seyyanen zam, çalışan memurlarla memur emeklilerinin maaşları arasındaki makasın daha da açılmasına neden oldu.

8 bin 77 TL'lik seyyanen zammın ekonomik değeri

2023 Temmuz ayında çalışan memurlara ödenen 8 bin 77 seyyanen zam, o tarihte önemli bir maddi miktardır. Bu tutar, o yıl 11 bin 402 TL olan asgari ücretin yüzde 70,8' ine denk geliyordu. 2023 Temmuz' unda 8 bin 77 TL. İle ortalama gram fiyatı 1665 TL olan 4,85 gram altın, kur fiyatı 26,97 TL olan 299,5 dolar, tanesi 7 TL' den 1154 ekmek, tanesi 3,25 TL' den 2485 yumurta ve kilogramı 315 TL olan 25,6 kg dana kıyma alınabiliniyordu. Çalışan memura her ay düzenli olarak ödenen seyyanen zam miktarı, bugün en düşük oranda emekli maaşı alan emeklinin maaşını geçmiştir.

Seyyanen zammın aylık miktarı 2026 Ağustos memur katsayısı ile 24 bin 962 TL' ye (yaklaşık 25 bin TL) ulaşmış, 3 yıllık süredeki toplamı da yaklaşık 596 bin 500 TL olmuştur. Kök maaş ve seyyanen zam miktarları konusunda emekli ve çalışan kamu emekçileri birbirinin rakibi değildirler. Aksine hak alma mücadelesinde aynı saftadırlar.

Egemen sınıflar genellikle neden oldukları ekonomik krizlerin yükünü farklı stratejiler uygulayarak emeklilerin ve emekçilerin üstüne yıkma eğilimindedirler. Bunun içinde ezilen ve giderek yoksullaşan kesimler arasında ücret ve maaş ayrımcılığını da öne çıkarmayı ihmal etmezler.

Seyyanen zamla ilgili yargı süreci

Kanunlara eklenen özel bir düzenleme ile 2023 Temmuz ayında çıkarılan ve memur emeklilerini kapsamayan seyyanen zamma ilişkin düzenleme başından beri emeklilerin tepkisi ile karşılandı. Adaletsizliği içinde barındıran bu yasaya karşı açılan hukuki davalar farklı zamanlarda açılan bireysel başvurularla başladı. İlerleyen süreçte emekli sendikaları, açılan davaları farklı eylem türleri ve dilekçe kampanyalarına destek vererek sürdürdüler. Günümüz de mevcut yasaları esas alan yöneticiler, hala emekli sendikalarını yasal olarak görmüyorlar.

Emekli sendikalarının yasallığının tartışıldığı bir toplumda bir sendikanın bütün emekli memur üyeleri adına dava açabilmesi şimdilik söz konusu değidir. Bunun için bazı sendikalar, sendika adına dava açmak yerine üyelerinin bireysel dava açmaları yoluna başvurmaktadır. 2026 Mayıs ayından sonraki dönemde bazı sendikaların üyeleri aracılığıyla kimi illerde, seyyanen zamla ilgili olarak dava açma girişiminde bulundukları basına yansıdı. Öte yandan bireysel başvuru davalarının geldikleri aşama kamuoyunda tartışılmaya başlandı.

• 8 bin 77 TL' lik seyyanen zammın memur emeklilerine yansıtılmamasına ilişkin düzenlemenin iptali için Halkın Kurtuluşu Partisi (HKP) MYK üyesi emekli memur Adnan Okur, 2023 yılı Ağustos ayında ilk kez Danıştay'a dava açtı.

• Açılan davada, 7456 sayılı torba yasa ile getirilen düzenlemenin Anayasa'nın eşitlik ilkesi, sosyal güvenlik hakkı ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu savunularak işlemin iptali ve dosyanın Anayasa Mahkemesi' ne gönderilmesi talep edildi.

• Danıştay 12. Dairesi ise 24 Haziran 2024'te oy birliği ile almış olduğu kararda, davanın Danıştay'da ilk derece mahkemesi olarak görülecek davalardan olmadığına hükmederek görev yönünden reddetti ve dosyayı Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderdi.

• Ankara 9. İdare Mahkemesi, emekli memur Adnan Okur'un açtığı davada, 7456 sayılı kanun kapsamında yapılan seyyanen zammın emeklilere yansıtılmamasına ilişkin işlemi hukuka uygun buldu ve davayı 11 Haziran 2025’te esastan reddetti. Mahkeme, düzenlemenin Anayasa' ya aykırılığı nedeniyle AYM' ye gönderilmesi isteğini kabul etmedi. Kararın ardından Adnan Okur'un avukatı Tacettin Çolak, "Bu karar bize göre siyasi iktidarın baskısıyla alınmış, hiç bir hukuki olmayan, vicdanı olmayan bir karardır." açıklamasını yaparak konuyu istinaf Mahkemesi'ne taşıdı.

* Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi, 9. İdare Mahkemesi'nin kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu reddetti. (Cumhuriyet Gazetesi 26 Nisan 2026)

*Öte yandan 11. Daire Başkanı, düzenlemenin Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki ayrımcılık yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne taşınması gerektiği görüşünü ileri sürerek çoğunluk kararına katılmadı.

Başkan, davanın seyrini değiştirecek muhalefet şerhinde "Anayasa'da yaşlılar için öngörülen pozitif ayrımcılık ilkesi göz ardı edilmiştir. Yaşı ve sağlığı nedeniyle ek gelir elde edemeyen emekli enflasyona karşı korumasız bırakılmıştır" ifadelerini kullanmıştı.

İstinaf başvurusunun reddinden sonra Adnan Okur'un avukatı Tacettin Çolak, kararın hem Anayasa' ya hem uluslararası sözleşmelere hem de sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu söyleyerek dosyayı 30 günlük süre içerisinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla götüreceklerini ifade etti.

Adnan Okur'un dava dosyası dışında emekli Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz'in seyyanen zamla ilgili açmış olduğu dava dosyası da bulunmaktadır. Bu dava da bazı süreçlerden geçtikten sonra Anayasa Mahkemesi’nce gündeme alındı. Emekli Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz'in seyyanen zamla ilgili dava süreci de şu aşamalardan geçti.

•Emekli Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz, seyyanen zammın güncel tutar üzerinden hesaplanıp maaşına eklenmesi için 13 Haziran 2025 'te Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvuruda bulundu. SGK' dan bir ay içinde olumlu, yada olumsuz yanıt isteyen Çilesiz, SGK' dan yanıt gelmeyince Avukatı Ali Erdem Gündoğan aracılığıyla Ankara 9. İdare Mahkemesine dava açtı.

•Davanın duruşması, 18 Aralık 2025 te emeklilerin ve vatandaşların geniş katılımıyla gerçekleşti. Duruşmada söz alan avukat Ali Erdem Gündoğan, "Bu zam emeklilere verilmedi, oysa verilmesi gerekirdi. Bu yüzden hesaplanarak müvekkilime ödenmesini talep ettik. Memura yapılan zam, 2023 yılına kadar memur emeklisine de yapılıyordu. Önceden çalışan memur ile emekli memur maaşı arasında yüzde 40 fark vardı; şu an makas yüzde 70' e çıktı. Bu karar ile denge bozuldu" ifadelerini kullandı.

Kararını daha sonraki günlerde yazılı olarak açıklayan Ankara 9. İdare Mahkemesi, davayı reddetti. Kararı istinafa taşıyacaklarını ifade eden davanın avukatı Gündoğan, müvekkili adına Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacaklarını bildirdi. Anayasa Mahkemesi, Emekli Yargıtay üyesi Çilesiz’in açtığı bireysel dava dosyalarını 6 Ağustos 2026 birleştirme kararı aldı. Emekliler adına bir hukuk mücadelesinin başlatılıp devam ettirilmesi fedakarlık ve kararlılık açısından çok değerlidir. Milyonlarca emekli den biri olarak seyyanen zam adaletsizliğine karşı bireysel dava açanları ve onların avukatlarını kutlamak gerekir. Emekli sendikalarının farklı eylem biçimleriyle konuyu gündemde tutup, kamuoyu oluşturmaları da yadsınamaz.

Tüm bu olumlu çaba ve desteklerin yanında bazı basın organlarında "Emeklilere Müjde. Emekliye seyyanen zam gelecek mi?", "Emeklilerin gözü AYM'de 25 bin TL zam ve 1 milyon fark iddiası" gibi başlıkların emekliye destek oluyoruz amacıyla atılmış olması hukuki mücadelede emeklilerde farklı beklentilere yol açabilir. Anayasa Mahkemesi'nin henüz açıklanmamış olduğu bir kararı, emekliye şimdiden kazandırılmış bir hak olarak sunmak doğru bir tutum değildir. Davaya ilişkin nihai bir sonuç henüz ortada yok. Bu tespitin yanında Anayasa Mahkemesi sürecinin de dikkate alınması şarttır.

Adalete güven duygusunun sarsıldığı bazı toplumların hayati önemdeki büyük hukuksal davalarında siyasi otoritenin tercihlerinin öne çıkması da inkar edilemez. Siyasi irade, halkın talep ve beklentileri yönünde eşitlik ve adaletten yana tutum sergilediği sürece etkin olur. Seyyanen zam gibi geniş toplum kesimlerini ilgilendiren temel sorunlar, mahkemeler yolu dışında TBMM deki genel görüşmelerle ve siyasi irade ile de acilen çözüme ulaşabilir. Siyasi iktidar, uzun yıllar EYT konusunda bir düzenleme yapmama yolunu seçti. EYT'li mağdurların yıllara yayılan mücadelesi ve yaklaşan Mayıs 2023 seçimleri siyasi iradeyi kanun değişikliği yapmaya mecbur etti. TBMM''de kabul edilen 7438 sayılı Kanun, 3 Mart 'ta 2023'te Resmi Gazete' de yayımlandı. Bu kanun düzenlemesiyle 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanlar bakımından emeklilikte yaş şartı kaldırıldı ve yaklaşık 1 milyon 800 bin kişi EYT nedeniyle emekli oldu.

Milyonlarca emekli yıllardır kendi sorunlarına sahip çıkmayıp, hep birilerinin kendileri adına öne çıkmasını ve karar vermesini bekler bir tutum içindedirler. Bu tutum yanlıştır. Emekliler, seyyanen zammın ve diğer haklı taleplerinin yerine getirilmesini istiyorlarsa, çeşitli gerekçelerin ardına sığınmadan kararlı ve örgütlü bir konumda olmalıdırlar. Seyyanen zam meselesi, hukuki olarak çözülebileceği gibi TBMM’de çıkarılacak yeni bir kanunla veya daha önce çıkarılmış mevcut düzenlemenin siyasi iktidar tarafından değiştirilmesiyle de çözülebilir.

Seçimler öncesinde, çeşitli vaatlerin havada uçuşacağı ortama itibar etmeden tüm emekliler, hem hukuksal hem de fiili ve meşru mücadelelerini görünür hale getirmeli, haklılıklarını kamuoyuna anlatmalıdırlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
HASAN AYDIN Arşivi