İBRAHİM EKİNCİ

İBRAHİM EKİNCİ

Türkiye Yüzyılı vizyonu: Aklımızın, kabiliyet ve kapasitemizin yarısını devre dışı bırakarak, nasıl?

Şu “Türkiye Yüzyılı” vizyonunu tartışmak istiyorum.

Mümkün mü? Önümüzdeki 100 yıl, Türkiye Yüzyılı olabilir mi?

Manzara-i umumiyeye bakınca… Terekemece diyem: Bele bele olabilemez!

Şovun yeterince göz alıcı olması, vizyonun ne isabetini, ne gerçekleşme olasılığını garantilemiyor ki. Kabiliyet ve kapasiteleriniz nedir?

Kadınlarımızı “çocuk yapma” kariyeri için evlerine göndererek mi olacak bu?

Aklımızın, kabiliyet ve kapasitemizin yarısını devre dışı bırakarak, nasıl?

***

Dünya Gazetesi’ndeydim o zaman. 2011 yılı.

Sanayi Bakanlığı bir belge açıkladı: Sanayi Stratejisi Belgesi…

Öyle uçuk bir tespit var ki, görür görmez takıldım kaldım. Tarih 2011, rapor 2014’te, yani 4 yıl sonra Türkiye’nin Avrasya’nın orta ve yüksek teknoloji üretim merkezi olacağını söylüyor.

4 yılda!

Avrasya’nın…

Avrasya dediğin Avrupa + Asya, yaklaşık 100 ülke!

Nasıl olacak bu iş?

Bir memleketin, düşük – orta teknolojiden orta - yüksek teknoloji ülkesine yükselmesi, dönüşmesi… 4 yılda! Allame- i cihan olsan mümkünsüz de belki strateji yazanlar bunu sırrını keşfetmişlerdir. Belki başkaları kapmasın diye taktik gereği rapora yazmamışlardır.

Hedef çok büyük! Kuşlar düşünülmemiş.

Gazetedeki haberi okudu da mı geldi, yoksa genel tanıtım olsun diye mi geldi bilmiyorum, Bakan Nihat Ergün gazeteye geldi. Stratejiyi anlattı. Teknoloji merkezi olma hedefinin uzun dönem vizyonu olduğunu söyledi.

Rapor üzerinden 3 tane 4 yıl geçti. Türkiye Avrasya’nın teknoloji üretim merkezi olmadı. Rapor, diğer ölü vizyon raporlarının yanında tozlanmaya bırakıldı. Şu anda bakanlığı internet sayfasındaki sıralı strateji belgeleri arasında bile görünmüyor.

Bir başka “merkez” olma “vizyonu” daha vardı. O da 2012’de açıklanan 2023 hedeflerinde geçiyordu: Türkiye 2023’te dünyanın tarım üssü olacak!

2023 geldi çattı. Oldu mu? Hayır!

2023’ün başka büyük hedefleri de vardı. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacaktık, olduk mu?

Kişi başına gelirimizi 25 bin dolara çıkacaktı, çıktı mı?

2053 hedefleri var. İstanbul’un fethinin 600’üncü yıl dönümü.

2071 hedefleri var. O da Malazgirt’in bininci yılı.

Vizyon vizyon içinde. Vizyon vizyon üstüne…

ekran-resmi-2022-11-10-11-08-13.pngSabah Gazetesi felaket bir haber diliyle vizyonu anlatıyor:

“2053 yılı için Erdoğan liderliğinde bir vizyon belirlendi. Peki, 2053 hedefleri neler ve 2053 ne anlama geliyor? (…) Başlangıcı, 2014-2019 süreci olan, 2023, 2053 ve 2071 hedeflerini çerçeveye alacak vizyon belgesi, aziz milletimizin önüne yepyeni bir ufuk açacak... Erdoğan'ın direksiyonunda olacağı Çankaya'nın ufuk çizgisine göre, Türkiye 2023 yılına kadar yükselişin bütün temellerini atacak, bölgesel bir güç merkezi haline gelecek. Erdoğan, İstanbul'un fethinin 600. yılı olan 2053'ü, Türkiye'nin yükselişi için önemli bir sıçrama noktası olarak görüyor. Anlaşılan o ki, Türkiye'nin hedefleri bölgesel bir güç merkezi olmakla sınırlı kalmayacak. Türkiye, 2053 yılında dünya devleriyle yarışan küresel bir güç merkezi haline gelecek.”

AKP bunu hep yapıyor.

Ciddiye alınsa 30 – 40 – 50 yıllık bilinçli, planlı çaba ve odaklanmayla gerçekleşebilecek hedeflerin çekiciliğinden hemen, şimdi, seçimde yararlanmak istiyor. Gerçekleşmemesi, hayal olması sorun değil. Her gerektiğinde yeni bir “vizyon” şettiriyor! Belagatli Reis nutku + bangır marş + konfeti + slogan kıtası + sandviç + boyacı media terkibi birleştiriliyor, kafa kulak patlatan bir şovla yenisi ilan ediliyor.

O eski vizyonlar duruyor mu, bilmiyorum. Ama biliyorsunuz işte, şimdi “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ilan edildi!

Türkiye Yüzyılı tam olarak ne demek?

  • Türkiye, önümüzdeki 100 yılda en ciddi gelişme hamlelerini yapacak ülke olarak mı iddialı oluyor? Sınıf mı atlayacak? “Gelişmekte olan” bir ülke iken, yüzyıl içinde “gelişmiş ülkeler” sınıfına mı girecek?
  • Yoksa Türkiye bu yüzyılda dünyanın bir numaralı ülkesi mi olacak?
  • 2023 hedefi 2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüktü. (800 milyar dolardayız!) Türkiye Yüzyılı’nda kaç trilyon dolarlık bir ekonomi olacağız? ABD’yi, Çin’i geçmeyi planlıyor muyuz? Yüzyıl bizim, kim tutar ki?

Hedef tam olarak ne? Yoksa 2053’ün koç tosu gibi, militarist, emperyal çağrışımlı hedefi (“dünya devleriyle yarışan küresel güç merkezi”) “yeni vizyon” olarak mı sunuluyor? Bilmiyorum. Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını baştan sona okuyarak hedeflerin tam olarak ne olduğunu ve bunun nasıl başarılacağının ipuçlarını aradım. Hangi araçlarla? Neler yaparak?...

TEK PROJE VAR: KANAL İSTANBUL

Türkiye’yi yüzyılın ülkesi yapacak projeleri göremedim. Aradığım hiç kuşkusuz büyük inşaat projeleri değil. O açıdan bakarsanız, Türkiye zaten “Avrupa’nın Lideri.” En çok gökdelen hangi ülkede dersiniz? En çok AVM? En çok “site”?

Türkiye Yüzyılı anlatısında tek bir proje var. O da Kanal İstanbul!

Cumhurbaşkanı da elde proje yokluğunun farkında sanki. “Seçim tarihine kadar elbette milletimizle paylaşacağımız yeni projelerimiz de olacak” diyor. Konuşmasının da zaten bu yüzyıl hamlesinin felsefesi ile ilgili olduğunu söylüyor. “Bugün sizlere sadece Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun ruhunu, felsefesini, özünü anlatmak istiyorum” diyor. Sonra dönüp çağrı yapıyor: “Gelin 29 Ekim 2023’e kadar Türkiye Yüzyılını konuşalım, tartışalım, tekliflerimizi ortaya koyalım.”

Yüzyılı, Türkiye’nin Yüzyılı yapacak projeler için 1 yıl vaktimiz var. Önerilere açıklar.

Dikkatimi çekiyor. Erdoğan aynı konuşmasında “yaptık, ettik, şuradan şu noktaya getirdik” derken öyle bir Türkiye profili çiziyor ki… Yüzyıl vizyonunun hedefleri zaten çoktan gerçekleşmiş gibi de görünüyor bir yandan. Mesela pazartesi günkü, kabine toplantısı sonrası konuşmasına da bakın. Şöyle dedi: “Ülkemizi, Cumhuriyet tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma atılımı olan 2023 hedefleriyle buluşturduğumuz gibi, inşallah, Türkiye Yüzyılı programına da kavuşturmakta kararlıyız.”

2023 hedefleriyle buluştuk mu?

İleri demokrasiye kavuştuk mu?

Vatandaşlarımız mutlu, müreffeh ve özgür mü, birlik ve dirlik içinde mi?

İşsizlik yüzde 5’in altına düşmüş mü?

2023 hedeflerinden biri de “Türkiye’nin dünyanın lider ülkelerinden biri” olmasıydı. Hedeflerle buluştuğumuza göre bu niye Yüzyıl Vizyonu’nda yeniden önümüze konuluyor?

10 büyük ekonomiden biri olma hedefi de öyle. Yüzyıl vizyonunda da var: “Türkiye Yüzyılını, ülkemizi siyasi, ekonomik, teknolojik, askerî, diplomatik, her alanda dünyanın en büyük 10 devleti arasına çıkartarak yükselteceğiz.”

Neyse… Sözü uzatmayayım.

Şu soruya cevap arayalım: Bu yüzyıl Türkiye’nin yüzyılı olamaz mı?

Benim cevabım olabilir. Pekala olabilir. Neden olmasın?

Ama terekeme gibi dersek “bele bele olabilemez.”

Ben de işin felsefesinden dersem bir kere o AKP ile olabilemez. Çünkü AKP, köhne, batıl, bayat bir kalıba dökmek için; Türkiye’yi yeni bir yüzyıla taşıyacak kuvvetlerini, kozlarını, kabiliyetlerini yıkıyor, bütün seviyelerini çökertiyor, bütün potansiyellerini çürütüyor, kaçırtıyor, bütün kaynaklarını soğuruyor.

Bele bele olabiler mi?

Pratik imkanlar, potansiyeller, kabiliyetler üzerinden gidersek neden olamayacağının 20 – 30 nedenini sayabilirim de sadece biri bile… Memleketin aklının, gücünün, kabiliyetinin yarısını devreden çıkarılması bile Türkiye’nin ilerlemesiyle ilgili bütün iddiaları çöketiryor. Temelsiz ve hayal kılıyor.

Belirtmiştim. Kadınlarımızdan söz ediyorum.

AKP, kadınlarımızı eve kapatmak, onları çocuk doğurma kariyerine kilitlemek istiyor. Erdoğan’ın Teğmen Çelebi’nin eşi Kezban Merey Çelebi’ye söyledikleri çok tartışılmıştı. Ailenin bir çocukları varmış. Kezban Hanım daha fazlasını, kariyeri nedeniyle yapamadıklarını söylemiş… Erdoğan’ın cevabı:

"Bu işin kariyeri çocuk doğurmak”

Onu diyorum. Kadınlara kariyer olarak çocuk doğrumayı gösterirseniz… Kapasitemizin yarısını devreden çıkarırsanız, bu yüzyılı Türkiye yüzyılı kim yapacak?

Türkiye’nin 80 yılda kurduklarını sattılar, savdılar. Maddi varlıklarını tükettiler.

Döndüler insan kaynağını tüketmeye…

Önceki ve Sonraki Yazılar