Bu kafayla gıda fiyatlarından daha çoook şikayet edersiniz

Burdur Gölü’nün kuraklığı, artık geri döndürülemez noktaya geldi…

Doğu Karadeniz’de içme suyu kaynakları ve dereler kurumaya başladı.

Mardin'in Mazıdağı ilçesinde gölette su seviyesinin düşmesiyle binlerce balık telef oldu

Son üç günde çıkan bazı haber başlıkları böyle. Korkarım çeşmeden su aktığı sürece kimse kuraklığı, iklim krizini pek umursamayacak!

Peki şöyle desek etkili olur mu? Kuraklık, gıda fiyatlarının artışı ve enflasyonu da körüklüyor. Yani hayat pahalılığının tek nedeni, kötü ekonomi politikaları değil, yalan iklim politikasının da bir sonucu.

AKMHP politikalarını sabaha kadar eleştirebiliriz. Fakat asıl konuşmamız gereken mesele, muhalefetin kuraklık ve gıda krizine nasıl çözüm bulacağı…

Zira Dünyanın her köşesinde kuraklık alarmı veriliyor. Max Planck Kimya Enstitüsü ve Kıbrıs Enstitüsü’nün himayesinde hazırlanan son rapora göre Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de yağışların azalması ve havanın ısınması, zincirleme felaketlere gebe: Şiddetli kuraklıklarla su ve gıda güvenliği tehlikeye girecek. Bundan en fazla nasibini alacak ülkelerden biri de Türkiye.

Nature Climate Change’de yayımlanan yeni bir araştırmaya göreyse ABD’de kuraklıkta kritik eşik aşıldı.

2023’TE GIDA FİYATI PATLAMASI YAŞANIR MI

Gıda endüstrisi bu yıl, enerji fiyatlarının yükselişi, Ukrayna savaşı, fiyat spekülasyonu gibi sorunların yanı sıra şimdiye kadarki en kurak ve sıcak yılla boğuşuyor. Zira çiftçi perişan, tarımsal ürünler düşüşte…

Henüz Türkiye’de kuraklığa bağlı tarımsal üretim kaybının ne olduğuna dair bir araştırma yok. Fakat çiftçisinden esnafına, herkes bu konuda dertli.

FoodIngredientsFirst, iklimin gıdayı nasıl etkilediğini araştırmış. Mesela Avrupa’da bu yıl yağışlar yüzde 20 oranında azaldı. İspanya Çiftçi Sendikası COAG’ın çalışmasına göre Güney Ispanya’da iki zeytinyağı çeşidi üretiminin 2050’de yüzde 80 oranında azalacağı tahmin ediliyor.

Dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri bu haldeyken, Türkiye en değerli zeytinliklerini değil korumayı, inşaata açmanın peşinde!

İklim krizinin gıda endüstrisine etkisi o kadar büyük ki global enflasyonu da etkiliyor. Enflasyon oranının düşüşte olduğu ülkelerde dahi gıda fiyatları artıyor. Uzmanlar, 2023’de bir “fiyat patlaması” olabileceğinden endişeli.

HARDALDAN DOMATESE

Başka örnekler verelim: Fransa ve Kanada’daki kuraklık nedeniyle Dijon hardalının fiyatı yüzde 75 arttı. Avrupa’nın en büyük pirinç üreticisi İtalya’da çeltik tarlaları kuruduğu için hasadın yüzde 30’unu kaybedeceği hesaplandı.

Aynı şekilde domates üretiminde %11’lik düşüş kaydedildi. ABD’de de domates üretimi azalan yağışlar nedeniyle düşüyor. (2015’te 13.06 milyon metrik tonken, 2022’de 10.6 milyon metrik ton)

Meksika, su kaynaklarının kuruması nedeniyle bira üretiminin bir kısmını güneye taşımak zorunda kaldı. Kaliforniya merkezli Huy Fong şirketi Sriracha sosunun üretimini durdurma kararı aldı çünkü aşırı kuraklıklar, çili biberin kalitesini düşürdü.

Dünya çiftçileri ve yereldeki işçilerin en az yarısı fakirlik sınırının altında. Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzman Paneli (iPES) kuraklıkla birlikte en küçük bir fiyat artışının bile devasa boyutta etkisi olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye’deyse tarım konusunda güncel ve sağlıklı veriye ulaşmak bile mesele. Gıda güvencesi için bırakın planlama ve projeksiyonu, tarım dışı amaçlı arazi kullanımına teslim edilmiş durumda. İşin en berbat yanı, siyasi tercihinden bağımsız olarak her kesimin “iyi yatırım” havucuna atlaması, hazır yeme alışkanlığına teslimiyet…

Siyasetçiler mazotta indirim, çiftçiye ucuz kredi vaadinden çok daha fazlasını vermek ve planlamak zorunda. Kuraklıkla birlikte inşaata dayalı büyüme modelinin kombinasyonu, temiz su ve gıdaya erişimde en büyük derdimiz olacak.

(Manşet fotoğraf: DHA/ Karadeniz'de dereler kurumaya başladı...)

Önceki ve Sonraki Yazılar