Evde döner...

EVREN AYBARS


Eylül ayında sizlere evde döner için bir tarif verdim. Fakat bu tariften sonra bir kaç haftadır da yazdığım üzere beni bir düşünceler aldı. Bu tarifi On Numara Mutfak için çekip YouTube'da yayınlamak istedim. Ama, 4 yıl aradan sonra kanala bir tane tarif yükleyip bırakmak istemiyordum. O yüzden de bir süredir araştırmalar ve çeşitli hazırlıklar yapıyordum.

Neyse, önce Özge'nin podcast işleri için aldığı yaka mikrofonlarını kullanmayı öğrendim. Sonra en güzel döner tarifinin ne olduğunu araştırmaya başladım. Döner öyle bir konu ki internette en çok tarifi ve videosu olan yemeklerden birisi. İskoç köylüsünün de döner tarifi videosu var, Berlin'de yaşayan Rus adamın da. Herkes kafasına göre bir şeyler yapıyor. O kadar çok döner videosu izledim ki inanın bıkarsınız.

Neticede amacım size evde yapılabilecek çok ama çok basit bir tarif vermek. İnanın evde gerçekten olağanüstü bir döner yapmak hiç zor değil. Eylül'de verdiğim tarifin de bir adım ötesine geçiyorum bu sefer. Daha da basit, bir kaç defa da denedim, gerçekten sonucu çok beğendim. Hatta bir ay önce bir defa çektim, görüntü kalitesini hiç beğenmedim o yüzden gittim bir daha çektim, bu sefer benim daha çok içime sindi açıkçası.

Zaten döneri de evde yapmak lazım artık, dışarıda porsiyonuna 300'den aşağı fiyat yazan yok. Burada en azından evde yaptığınız için 2 porsiyon döner fiyatına bir dünya yaparsınız.

Bu arada bizim bu gastronominin daha bir janjanlısına gusto falan diyorlar bilirsiniz. İstanbul'un bu pek gustolu yazarlar ekibine geçen bir baktım, Mandarin Oriental Bosphorus otelde meşhuuuur şef Ömür Akkor'un iftar menüsüne methiyeler düzülmüş. Sonra acaba bu menünün fiyatı ne mertebededir diye merak ettim, etmez olaydım. Kişi başı 4 bin 345 TL imiş. Başka bir yorum yazamadım.

Neyse biz dönerimizi evde yapalım efendim, zengin de fakirin halinden anlasın diye yapılan dini bir ritüelin sonuçlanma yemeğine kişi başı 4 bin 345 TL fiyat ödenmesini teşvik etmenin saçmalığını irdelemeye başlarsam filozof falan olabilirim, o kadar absürt bir durum.

Bu arada döner için YouTube videomu da buradan izleyebilirsiniz.

Malzemeler:

-1 kg kuzu but veya kol eti

-2 yemek kaşığı yoğurt

-2 yemek kaşığı zeytinyağı

-2 çay kaşığı tuz

-1 çay kaşığı karabiber

-1 çay kaşığı toz kırmızı biber veya isli paprika

-1 orta boy soğan

Öncelikle soğanı rendeleyin. Rendeledikten sonra soğanın suyunu bir tel süzgeçle süzerek bir kaba alın. Soğanın üzerine bastırarak suyunu iyice çıkartın. Yoğurt, zeytinyağı ve baharatları da üzerine ilave edip hepsini iyice karıştırın.

Etlerinizi dönerlik olarak ince ince açarak marinasyonumuzun içerisine alın. Bütün etleri aldıktan sonra, marinasyonla iyice karıştırın, kabın üzerini kapatın ve en az 8 saat, mümkünse 1 gün buzdolabında bekletin.

Bekleme süresi sonunda iki parça streç filmi birbirlerine 3-4 cm değecek şekilde tezgahınıza yerleştirin. Etleri kenarlarda büyük boşluklar bırakarak streç filmin ortasına bir sıra şeklinde dizin ve olabildiğince üst üste dizerek sonradan silindir haline getirecek şekilde yerleştirin (en temizi videoya bakın, tarif etmek zor). Tüm etleri yerleştirince streç filmi etrafına sıkıca sarın ve üzerine yeniden film sarıp kenarlardan sıkarak iyice sıkıştırın, bu kısmını da videodan izleyerek anlamak daha kolay olacak sanırım. Etler iyice sarıldığında şeklinin bozulmaması için bir tabak veya kek kalıbına alıp o şekilde buzluğa atın.

Buzluğunuzun performansına göre 8-10 saat civarında etiniz donacaktır. Donmadan keserseniz etleri incecik yapmak pek kolay değil. Eğer iyice donarsa da buzluktan çıkarıp bir yarım saat beklerseniz kolayca kesebilirsiniz. Tabii kalan olursa daha fazla çözülmeden hemen geri buzluğa atın.

Etleri iyice ısınmış bir tavada beğendiğiniz pişme seviyesine kadar pişirin. Döneri nasıl servis edeceğiniz ise tamamen size kalmış, isteyen pideyle, isteyen ekmek veya bazlama arasına, isteyen pilav üstü.

O zaman haydi bakalım, videolu tarifler başlasın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
EVREN AYBARS Arşivi
SON YAZILAR