AYŞE YILDIRIM
Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in iddianamesini yazdı
AYŞE YILDIRIM
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının hemen ardından 11 Nisan 2025’te The Guardian’ın sorularını yanıtlıyordu CHP Genel Başkanı Özgür Özel.
"Cunta başı" sözü nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine açtığı maddi ve manevi tazminat davasıyla ilgili soruya şu yanıtı veriyordu:
“İmamoğlu’na olduğu gibi siyaseten baş edemezse benim de tutuklanmamı gündeme getirebilir."
Bir süre sonra Yeni Akit paçavrası da Özgür Özel’i “Kaos üretenin sonu Selo gibi olur" diyerek tehdit ediyordu. Özgür Özel’in “Hayatı durduracak barışçıl eylemler yapabiliriz" sözlerine yönelik “Halkı sokağa dökerek insanların ölümüne yol açan Selahattin Demirtaş’ın akibetini hatırlatıyor“du Yeni Akit manşet haberinde!
O günden bu güne her gün yeni bir suçlama, yeni bir saldırı, yeni gözaltılar, yeni tutuklamalar ve yeni iftiralarla mücadele ediyor Özgür Özel ve CHP yönetimi.
İktidarın beklediği gibi sönümlenmeyen, aksine gittikçe büyüyen bir dirençle dört cephede birden savaş veriyor.
“Baş edilemediği" için son olarak genel başkanlığı da bir Saray darbesiyle elinden alındı. CHP’nin başına “Saray Butlanı" olarak eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu atandı.
İktidarın bu hamlesi demokrasi mücadelesini daha da büyüttü. Sadece CHP tabanından değil, tüm demokratik çevrelerden büyük bir tepki yükseldi.
Özgür Özel, mücadelesini sonuna kadar CHP içinde kalarak sürdürmeye kararlı olduğunu açıklarken ve sokak yürüyüşleriyle bunu Türkiye’ye yayarken hakkında “tutuklanabilir" iddiaları da açık açık konuşulmaya başlandı.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar boyunca CHP’li isimleri hedef gösteren bir isim olan 'gazeteci' Nuray Başaran, “Özgür Özel’e iki soruşturma açılacağını, dokunulmazlığının kaldırılacağını" söyledi.
CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli Olağan Kurultayı’na yönelik “şaibe” iddialarına ilişkin “MASAK raporlarının tamamlandığını, bu raporlar neticesinde kurultayda ve sonrasında harcanan paraların Kıbrıs üzerinden 143 ayrı firma üzerinden Özel yönetiminin kontrolündeki hesaplara geldiğinin tespit edildiğini” iddia etti Başaran.
Başaran’a göre Özel’e yönelik ikinci soruşturma iddiası ise “FETÖ” suçlamasıydı. Özel hakkında “terör örgütü FETÖ ile ilişkili olduğu gerekçesiyle yeni bir soruşturma başlatılacağını, ilerleyen aylarda Özel’in de yer aldığı bazı CHP’li milletvekillerinin fezlekelerinin TBMM Genel Kurulu’na taşınacağını” söyledi.
Başaran, “Özel ve CHP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin yapılacak oylamada Kemal Kılıçdaroğlu ve destekçisi CHP’li milletvekillerinin de bu duruma karşı çıkmayacağını” da dile getirdi.
Dün atandıktan sonra ilk kez gittiği CHP Genel Merkezi’nin önünde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri, Başaran’ın iddialarının hiç de yabana atılacak cinsten olmadığını gösterdi.
Daha da ötesi Kılıçdaroğlu, dünkü konuşmasıyla hem CHP’li belediye başkanlarına, yöneticilerine, kurultaydaki şaibe iddialarına, CHP’li İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen casusluk suçlamasına sahip çıkmakla kalmadı, Özgür Özel’e yönelik olası bir iddianamenin de içini doldurdu.
Aslında üç gün önce evinin önünde gazetecilerle bayramlaşırken bunun ipuçlarını vermişti Kılıçdaroğlu. Gazetecilere, "Sizin henüz daha bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım. Mahkeme kararı çıkmasaydı hiç anlatmayacaktım. Ben bütün gerçekleri halkımla paylaşmak zorundayım" diyordu. Tabii "Yargı diyor ki, 'Siz bir kurultayı parayla satın alamazsınız.' Bunu ben demiyorum bunu mahkeme söylüyor" demeyi de ihmal etmiyordu.
Dün taşınmış kalabalığa elinde tuttuğu kağıtlardan okuyarak bir konuşma yaptı Kılıçdaroğlu. “Kendimi tarihe daha nasıl kötü yazdırabilirim" diye özetlenecek konuşmasında hem içeride tutuklu olan CHP’li belediye başkanlarını, yöneticilerini mahkûm etti, hem de Özel’in olası mahkûmiyetinin önünü açtı.
İsim vermedi ama Özel’i ve onunla birlikte hareket eden isimleri “FETÖ’cü” ilan etti. Konuşması boyunca tam üç kez “FETÖ” kelimesini kullandı.
İlkinde doğrudan Özgür Özel’i hedef aldı:
“Yapmayın dediğimiz hâlde normalleşenlerin, Saray’ın karşısında el pençe divan duranların, FETÖ artıklarıyla durup milletimizi kışkırtanların…"
Kendi deyimiyle “78 yaşında yaşlı adam” olarak “özür borcu”nu da aynı suçlamayla sürdürdü. İkinci “FETÖ" suçlamasını da burada yöneltti:
“Bu milletin kurtuluşu, adalet ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizden özür diliyorum.
Biz vatan dedikçe biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum.
Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları haram sofralara meze yapanların hortumlarını zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum.
CHP’nin onurlu delegelerin pavyon masalarında pazarlık konusu yapanları Mustafa kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum.
Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana başvuran belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım için sözlerden tarih önünde hak deryasından özür diliyorum."
CHP’lilere yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddialarını kabul ederek sürdürdüğü konuşmasında üçüncü kez “FETÖ" suçlamasını dile getirdi:
“Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram para olur mu? Kutularda rüşvet verilir mi? FETÖ’cü hesaplarla kumpas kurulur mu?"
Kemal Kılıçdaroğlu dün 78 yaşında 13 yıl boyunca genel başkanlık yaptığı partinin köküne kibrit suyu dökmekle kalmadı, kendi partililerini, bir zamanlar yol yürüdüğü arkadaşlarını da Saray’ın önüne attı.
Meğer Kılıçdaroğlu’nun “arınma” dediği şey, başta Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu olmak üzere kendi partililerini “betona gömmek” için Saray’la iş birliğiymiş.
Dün “Sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, geleceği de inşa edeceğiz” diyordu Kılıçdaroğlu ama görünen o ki hem geçmişi hem de geleceği yıkmaya kararlı.
Kılıçdaroğlu istemeden de olsa demokrasi mücadelesini ateşledi
25/05/2026 00:37Cinayet
21 Temmuz 2025 Pazartesi 00:10Berzenci’den PKK’nin silahları yakmasına; Casane’nin önemi
12 Temmuz 2025 Cumartesi 00:11Bu ‘korku filmi‘ biter mi?
06 Temmuz 2025 Pazar 00:05Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'kayyım' çarpıtması
28 Haziran 2025 Cumartesi 00:10‘Bütün avukatları öldürelim‘
22 Haziran 2025 Pazar 00:20Adını koyalım: Kemal Kılıçdaroğlu sevgisi mi, Özgür Özel korkusu mu?
14 Haziran 2025 Cumartesi 00:09Kılıçdaroğlu'nun geldiği aşama: ‘Ya benimsin ya kara toprağın’
01 Haziran 2025 Pazar 00:20İnfaz düzenlemesi tamam, sıra Kobane davasında
25 Mayıs 2025 Pazar 00:04