Ermenistan’ın sınavı yeni başlıyor: Sandıktan ne çıktı?
ALİN OZİNİAN | Paşinyan sandıktan zaferle çıktı; ancak Ermenistan’ın önünde artık daha zor bir sınav var: güçlü bir muhalefete rağmen demokratik çizgiyi korumak, Rusya baskısını yönetmek ve İran savaşı gölgesinde Batı’ya yönelimini sürdürmek.
ALİN OZİNİAN
Ermenistan’da 7 Haziran seçimleri yalnızca Nikol Paşinyan’ın iktidarını yenilemesi anlamına gelmedi. Sandık aynı anda üç mesaj verdi: Ermeni seçmeni barış ve normalleşme çizgisinden vazgeçmedi; Rusya’ya yakın muhalefetin toplumsal karşılığını görünür kıldı; Paşinyan’a ise Batı yönelimini sürdürme yetkisi verirken bunu demokratik sınırlar içinde yapma sorumluluğu yükledi.
Bu nedenle sonucu sadece “Paşinyan kazandı” diye okumak yetersiz olur. Paşinyan seçimden güçlü çıktı; fakat sınırsız bir siyasal alan elde etmedi. Karapetyan ve Koçaryan çizgisindeki muhalefetin beklentilerin üzerinde güç göstermesi, Ermenistan toplumunda güvenlik kaygısı yüksek, Rusya ile bağların tümden kopmasından endişe eden ve Paşinyan’ın iktidar tarzına şüpheyle bakan, ya da kişisel çıkarlar sebebi ile bakmayı seçen ciddi bir bloğun varlığını ortaya koydu.
Sandığın asıl mesajı şu oldu: Ermenistan barıştan, Türkiye ile normalleşmeden, AB ve ABD ile ilişkileri derinleştirmekten ve Rusya’ya tek taraflı bağımlılığı azaltma arayışından vazgeçmiyor. Fakat bu yön değişikliğinin içeride baskı, muhalefeti dışlama ya da demokratik sınırların aşılması pahasına yürütülmesini de kolayca kabullenmeyecek bir toplumsal direnç var.
Zaferin sınırı: iktidar var, boş çek yok
Sivil Sözleşme Partisi tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaştı; ancak anayasa değişikliği gibi kritik başlıklarda Paşinyan’a tek başına hareket etme gücü vermeyen bir tablo ortaya çıktı. Bu ayrım önemli: Ermenistan halkı Paşinyan’ı iktidarda tuttu ama ülkenin kurucu metinlerini, barış sürecinin en hassas başlıklarını ve yeni güvenlik mimarisini muhalefeti yok sayarak düzenleme yetkisi vermedi.
Dolayısıyla seçim, bir anlamda Paşinyan açısından hem meşruiyet tazelemesi hem de siyasal sınırların hatırlatılması. Sandık Paşinyan’a iktidarı verdi; fakat Ermenistan’ı muhalefetsiz yönetme hakkı vermedi. Bundan sonra Paşinyan’ın gerçek sınavı yalnızca dış politikada yön tayin etmek değil, bu yönü içeride demokratik meşruiyetle taşıyabilmek olacak.
Muhalefet yenilmedi; iç direnci görünür kıldı
Samvel Karapetyan’ın Güçlü Ermenistan ittifakı ve Robert Koçaryan çizgisi iktidarı alamadı; ancak Paşinyan’ın yeni dönem projesine karşı güçlü bir direnç alanı bulunduğunu gösterdi. Bu blok yalnızca Rusya yanlısı bir nostaljiyle açıklanamaz. Karabağ kaybının yarattığı travma, güvenlik endişesi, ekonomik bağımlılık korkusu ve Paşinyan’ın iktidar tarzına duyulan rahatsızlık vee ski oligarşik rejimin yeniden inşası hedefi bu oyların arkasındaki ana damarları oluşturuyor.
Bu nedenle muhalefetin varlığı, her ne kadar demokratik ve gelecek vaat eden bir vizyondan mahrum olsa da, Ermenistan’ın her anlamda Batılılaşması açısından sadece bir engel değil, aynı zamanda bir denge mekanizması. Sorun muhalefetin güçlü olması değil; iktidarın bu gücü nasıl yöneteceği. Paşinyan muhalefeti bastırarak değil, toplumsal rıza alanını genişleterek ilerleyebilirse Ermenistan’ın Batı yönelimi daha sağlam bir zemine oturabilir. Aksi halde Rusya’dan uzaklaşmaya çalışan bir iktidarın içeride demokratik standartları zayıflatması, kendi yön iddiasını da tartışmalı hale getirir.
Barış, normalleşme ve Ermenistan’ın yönü
Seçimin en önemli sonuçlarından biri, barış fikrinin sandıktan yenilerek çıkmamış olması. Karabağ sonrası ağır travmaya rağmen Paşinyan’ın kazanması, Ermenistan toplumunun önemli bir bölümünün Azerbaycan’la barış, Türkiye ile normalleşme ve bölgesel açılım fikrini desteklediğini gösteriyor. Ancak bu destek koşulsuz değil. Seçmen Paşinyan’a “barışı sürdür” dedi; fakat bunu güvenlik kaygılarını hafife almadan, muhalefeti dışlamadan ve toplumsal meşruiyeti zorlamadan yapması gerektiğini de hatırlattı.
Ermenistan’ın yönü bu seçimle büyük ölçüde teyit edildi: Rusya’ya tek taraflı bağımlılığı azaltmak, Batı ile ilişkileri derinleştirmek, komşularla kapalı sınırlar ve sürekli krizler üzerinden değil, ulaşım, ticaret ve diplomasi üzerinden ilişki kurmak.
Bu yön, romantik bir Batı hikâyesinden çok rasyonel bir güvenlik ve devlet kapasitesi arayışı. Ermenistan, kendi kırılganlığını tek bir merkeze yaslanarak değil, çoklu ilişkiler kurarak azaltmaya çalışıyor.
Türkiye için dar okuma tuzağı
Türkiye açısından 7 Haziran seçimlerinin en dar ve en yetersiz okuması, sonucu yalnızca Ermenistan Anayasası’ndaki değişiklik meselesine sıkıştırmak olur. Türkiye basınının ve uzmanlarının son dönemde neredeyse sadece bu başlığa odaklanması, bölgenin önündeki daha geniş fırsatları görmeyen, zaman zaman da üstünlükçü bir dile yaslanan boş bir söylem üretme riskini taşıyor. Oysa Paşinyan’ın yeniden iktidar olması, Türkiye için yalnızca “Erivan Bakü’nün istediği anayasa değişikliğini yapabilecek mi?” sorusundan ibaret değil, çok daha fazlası.
Bu sonuç, Türkiye-Ermenistan sınırının açılması, doğrudan ticaretin başlaması, Kars-Gyumri hattının canlanması, enerji ve lojistik bağlantılarının çeşitlenmesi ve Ankara’nın Erivan üzerinden Güney Kafkasya’yla daha doğrudan ilişki kurması açısından önemli bir fırsat penceresi açıyor. Türkiye bu süreci sadece Azerbaycan’ın güvenlik taleplerine endeksli, bekleyen ve şart koşan bir pozisyondan okursa, Ermenistan’ın Batı’yla ve AB’yle derinleşen ilişkilerinin dışında kalabilir.
Ankara’nın önündeki gerçek soru şu olmalı: Türkiye, Ermenistan’ı sürekli taviz vermesi gereken zayıf komşu olarak mı görecek, yoksa Güney Kafkasya’da ticaret, ulaşım, enerji, sınır güvenliği ve diplomatik etki alanını genişletecek rasyonel bir ortaklık zemini mi kuracak?
Rusya baskısı, yumuşama ihtimali ve İran savaşı
Rusya’nın seçim sonrası tavrında kısa vadede belirli bir yumuşama görülmesi şaşırtıcı olmaz. Moskova, Paşinyan’ın Batı yöneliminden rahatsız olsa da Erivan’la köprüleri tamamen atmanın kendi nüfuz alanını daha da daraltacağını biliyor. Bu nedenle Kremlin’in seçim sonrasında doğrudan kopuş yerine, ilişkileri kontrollü baskı ve sınırlı diyalog arasında tutması beklenebilir. Ancak bu muhtemel yumuşama, seçim öncesinde Ermenistan’a uygulanan ekonomik baskıyı unutturmamalı. Ermeni ürünlerine yönelik kısıtlamalar, ürün alımlarındaki sorunlar, enerji ve pazar bağımlılığı üzerinden verilen mesajlar, Moskova’nın Erivan üzerindeki araçlarını hâlâ koruduğunu gösterdi.
Bu tabloya İran savaşı gölgesi de ekleniyor. İran’daki istikrarsızlık Ermenistan için uzak bir Ortadoğu krizi değil; güney sınırı, Kuzey-Güney hattı, enerji güvenliği, ulaşım projeleri ve koridor tartışmaları açısından doğrudan bir kırılganlık alanıdır. İran’ın zayıflaması, Ermenistan’ın güneydeki denge kapasitesini azaltabilir; Türkiye-Azerbaycan bağlantısı ve bölgesel koridor mücadelesini daha asimetrik hale getirebilir. Bu nedenle Paşinyan’ın yeni dönemdeki görevi yalnızca Rusya baskısını yönetmek değil, İran savaşı gölgesinde Ermenistan’ı daha geniş bir bölgesel fırtınaya sürüklemeden yönünü korumaktır.
Uluslararası reaksiyon ve sonuç
Seçim sonuçlarının ardından Gürcistan’ın, AB kurumlarının ve bazı Avrupa başkentlerinin Paşinyan’ı hızla tebrik etmesi, Ermenistan’ın yeni yönünün bölgesel ve uluslararası aktörler tarafından dikkatle izlendiğini gösterdi. Bu tebrikler yalnızca diplomatik nezaket değil; Ermenistan’ın barış, istikrar ve Avrupa’yla yakınlaşma çizgisinin dışarıda da karşılık bulduğunun işaretidir. Rusya’nın ise baskı ile diyalog arasında gidip gelen daha temkinli bir hatta kalması beklenebilir.
Sonuç olarak 7 Haziran seçimleri Ermenistan’ın yönünü değiştirmedi; o yönün toplumsal desteğini test etti. Sandık Paşinyan’a “devam et” dedi ama aynı anda muhalefete de ciddi bir denetim alanı açtı.
Bundan sonrası daha zor olacak: TRIPP süreci hızlanacak, Rusya baskısı azaltsa da sürdürecek, İran savaşı güvenlik dengelerini hassaslaştıracak, Azerbaycan’la barış süreci anayasa meselesine takılabilecek ve Batı’yla yakınlaşmanın maliyeti artacak.
Paşinyan’ın gerçek sınavı artık seçim kazanmak değil; bu kadar kırılgan bir coğrafyada Ermenistan’ın yönünü korurken demokrasiyi de koruyabilmek olacak.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
