KEMAL VURALDOĞAN
İmamoğlu’nun diploma davası ve yargı safahatı: Kararı ne zaman öğreneceğiz?
CHP’nin müstakbel cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu neredeyse bir yıldır cezaevinde.
AK Partili Cumhur İttifakına karşı belediye başkanlığı seçimlerini kazandığından beri başına gelmeyen kalmadı. Biliyorsunuz ama yine de yazalım.
Mart 2019’da kazandığı seçimleri YSK iptal etti. Haziran 2019’da daha büyük bir oy farkı ile seçimleri kazandı.
Demokrasiden az çok nasiplenmiş bir ülkede ifade özgürlüğü kapsamında görülecek “Ahmak davası” nedeniyle Kasım 2019’dan beri yargılanıyor. Asliye ceza mahkemesinde görülen davada, dava devam ederken hâkim değişti, davaya en son bakan hâkim 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak cezası verdi, istinaf cezayı onadı. Dosya Yargıtay’da.
Ekrem İmamoğlu, Mart 2024’te AK Partili Cumhur İttifakına karşı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini üçüncü kez kazandı.
2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden ders çıkararak CHP’nin yeniden yapılanması ve cumhurbaşkanı adayını erken açıklaması için çalışmalara başladı. Şehir şehir gezerek mitingler, salon toplantıları yaptı. CHP’nin cumhurbaşkanlığı ön seçimine tek aday olarak girdi ve milyonlarca insanın CHP’ye bürolarına giderek adaylığını desteklemesini sağladı.
Takvimler 18 Mart 2024’ü gösterdiğinde olmaz denilen bir şey daha oldu ve İmamoğlu’nun lisans diploması yetkisiz bir kurul tarafından iptal edildi.
Sonrası malum, İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanması, belediye başkanlığının elinden alınması, bir yıla yaklaşan tutukluluk süresi, yeni gözaltılar, CHP’li belediyelere kayyımlar… (Atladığımız davaların tekmili birden listesi şu linkte.)
Cezaevinde “idare mahkemesi” duruşması
Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı açtığı davada da hakimler değişti. Davada görevlendirilen yeni heyet davayı uzatmadan duruşma günü verdi. Yine olmayacak bir şey oldu ve duruşma bugün, 15 Ocak 2026’da Marmara Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi duruşma salonunda yapıldı. Bence yanlış yapıldı. İdare mahkemesi kendi duruşmasını idare mahkemesinde yapar. Olmadı, bir başka adliyenin daha büyük duruşma salonunda yapar. Cezaevinde idare mahkemesi duruşması yapılmaz.
Duruşma sonrasındaki açıklama ve haberlere göre İmamoğlu diploma iptali davası kararının 15 gün içinde açıklanması bekleniyor.
İdare mahkemesi yargılama usulünün düzenlendiği 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa (İYUK) baktığımızda haberler doğru gibi görünüyor. Gerçekten de İYUK’nun “Duruşmalı işlerde karar verilmesi” başlıklı 19. maddesi, “Duruşma yapıldıktan sonra en geç onbeş gün içinde karar verilir. Ara kararı verilen hallerde, bu kararın yerine getirilmesi üzerine, dosyalar öncelikle incelenir” düzenlemesine yer vermekte.
Ancak 19. maddeden 15 gün sonra kararın açıklanacağı anlamını çıkarmak çok zor. Çünkü 19. maddenin ikinci cümlesi uyarınca idare mahkemesinin davayı esastan karara bağlamayıp yani davanın kabulüne veya reddine karar vermeyip bir “ara karar” da alması mümkün. Nedir bu ara kararlar derseniz, dosyada karar verilirken dikkate alınması gereken bir belgenin eksikliğinden veya tebligat hatasından tutun da bilirkişi incelemesine kadar her türlü ara karar olabilir.
Bu yazıyı sırf bu detay için mi yazdın dediğinizi duyar gibiyim. Tabi ki hayır! Bu kadar göz önünde olan bir davada mahkemenin duruşma sonrasında bir ara karar alacağını zannetmiyorum.
Mahkeme üyeleri yani başkan ve iki üye, duruşmadan sonraki 15 gün içinde başkanın uygun göreceği bir günde toplanacak ve davanın reddine veya kabulüne karar verecek ve bu karar bir tutanağa bağlanacak. Tutanağa karşı oy kullanan olursa karşı oy kullanıldığı da yazılacak. (İYUK madde 22-23)
İYUK’ta karar tutanağının açıklanmasına veya gizli tutulmasına ilişkin bir kural yok. Uygulamada karar tutanağı taraflar ile paylaşılmıyor, taraflar karar tutanağının sonucuna ilişkin bilgilendirilmiyor.
Görüşme tutanakları gizlendi
Meslekte kıdemli elektronik avukatlar hatırlayacaktır. UYAP’ın ilk yıllarında tutanak sonucu UYAP’a işleniyor ve safahat sorgulaması yapan taraf tutanağa bağlanan kararı öğrenebiliyordu. İdare mahkemesi hakimleri kendilerine avantaj sağlayan, güç sağlayan, belki de bilmediğimiz başka bir koruma sağlayan bu bilginin eş zamanlı davanın tarafları ile paylaşılmasından rahatsız oldular. Kulis yaptılar ve UYAP’ın idari yargı safahat özelliğini kaldırdılar. Meselenin bendeki hikayesi bu. Ama Adalet Bakanlığı’na sorduğumuzda bakanlık başka bir hikâye anlatıyor. Söz bakanlıkta:
“…3. idare davalarının safahat bölümünü neden göremiyorum?
İdare Mahkemeleri dava dosyasında safahat bilgileri görüntüleme işlemi genel olarak kaldırılması kararlaştırılmıştır, nedeni ise, idare mahkemelerinde yapılan tüm işlemler (taraf ekleme kaldırma, vs.) onaylanmadan safahat ekranına yansıdığından ve sakınca oluşturduğundan dolayı kaldırılmıştır...”
Bu askerlik, pardon avukatlık anısından sonra tekrar konuya dönelim. Mahkeme üyeleri tutanağa bağladıkları “kısa kararın” gerekçesini yazıp UYAP’a yüklediğinde veya taraflara tebliğ ettiğinde davanın tarafları ve Türkiye davanın sonucunu öğrenecek.
İYUK madde 24, “ı)… Kararlar, verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılır ve imzalanır.” kuralına yer verdiği için İmamoğlu diploma iptali davası sonucunun açıklanmasındaki olası senaryolar şöyle:
En erkenci senaryo: Mahkeme üyeleri 15 Ocak 2026’da karar sonucunu tutanağa bağlar, aynı gün veya ertesi gün gerekçeli kararı yazar ve bizler de 16 Ocak 2026’da kararı öğreniriz.
Son güncü senaryo: Mahkeme üyeleri 15. günün son gününde yani 30 Ocak 2026’da toplanarak kararlarını tutanak altına alırlar. Gerekçeli kararlarını ise takip eden 30 günün son günü olan 1 Mart 2026 günü Pazar gününe denk geldiği için 2 Mart 2026 Pazartesi günü UYAP’a yükleyerek tarafların paylaşımına açarlar.
Sonuç olarak İmamoğlu diploma iptali davasının sonucunu ve gerekçeli kararını 2026 yılının Şubat sonu Mart başında görebileceğiz. Tabii, kısa karardan sonra karar basına sızdırılırsa daha erken bir tarihte de sonucu öğrenebiliriz ama gerekçeli karar için muhtemel tarihler bunlar…
Olay idare mahkemesinin vereceği kararla bitmiyor elbette. Bu karar istinaf ve temyiz incelemesine tabi. İstinaf incelemesini İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, temyiz incelemesini Danıştay yapacak.
Gönül isterdi ki yapay zekâ ve parçalı 3 Dünya Savaşı çağında 85 milyonluk bir ülkenin gündemi bu olmasın. Gönül isterdi ki ülkenin kurumları ve mahkemelerinin gündemi yoksulluğu, gelir dağılımı adaletsizliğini gidermek olsun. Gönül isterdi ki memlekette anayasa ve kanunlar uygulansın, demokratik, sosyal bir hukuk devletinde az da olsa nefeslenelim, adaleti hissedelim… Bunlar olmadığı için de diploma davası ile “Ahmak davası” ile oyalanıyoruz.
Ankara’daki susuzluğun sorumlusu DSİ mi, Büyükşehir Belediyesi mi?
10 Ocak 2026 Cumartesi 08:34Türkiye 2026’da adil yargılama ile tanışabilir mi?
01 Ocak 2026 Perşembe 00:25İmamoğlu davasındaki 4 bin 600 günlük (12 yıl 6 ay) sürenin mucidi kim?
15 Aralık 2025 Pazartesi 00:10Ne değişti de kanunlara uymayan hakim memur savcı sayısında artış oldu?
08 Kasım 2025 Cumartesi 00:15BBC’ye kayyım oldum 6 kavanoz balı 1.250 TL’den satmaya başladım
04 Kasım 2025 Salı 00:20Rakamlar ülkesinde bir yanılsama: Yerli üretim oranları ne kadar gerçek?
04 Ekim 2025 Cumartesi 00:30Dünyanın en büyük adliyesi neden Ankara'ya yapılıyor?
27 Eylül 2025 Cumartesi 00:20Kürt - Türk - Türkiyeli
25 Ağustos 2025 Pazartesi 00:04Adıma sahte e imza çıkarılmış olabilir mi?
06 Ağustos 2025 Çarşamba 00:30Kadıköy'den Çankaya'ya ikinci el ev alanları bekleyen büyük tehlike
02 Ağustos 2025 Cumartesi 00:30