Fahrettin'in 'hakikat'i nasıl bir şey?

Twitter’da tek kelimelik tweet furyasına katılanların arasında İletişim Başkanlığı’nın – Erdoğan/AKP propaganda başkanlığı olarak da okuyabilirsiniz- başındaki Fahrettin Altun da vardı.

İnanmayacaksınız ama “hakikat” demiş! Göz yaşartıcı…

Faşizmden tutun nefret söylemine, ifade özgürlüğünden hakikate, sol, sosyalist siyasetin kullandığı veya sahip çıktığı kavramların içini boşaltıp, çarpıtılarak kullanıma sokuluyor.

Örneğin ciddi bir eleştiri mi var, “algı operasyonu” diyor. Oysa algı operasyonunun tillahını kendileri yapıyor!

Zannetmeyin ki bu durum Türkiye’ye özgü.

Bilgi savaşı çağındayız. İnternet sağolsun, Soğuk Savaş taktiklerine rahmet okutacak “algı operasyonları” artık bir klavye tıkıyla yapılabiliyor.

Bulmak, aramak isterseniz hakikate mutlaka ulaşabileceğiniz inancının karşısına konan “yapay gerçeklik”, bilgi alemine öznellik (sübjektiflik) katmayı hedefliyor.

Aşı tartışmalarından tutun siyasi propagandaya, komplo teorileriyle sulandırılmış, kafa karıştıran “yeni bir gerçeklik” üretmek, eskiden medyanın işiydi. Şimdi sosyal medya ile bambaşka bir hız ve yaygınlığa ulaştı.

Peter Pomarantsev, “Bu Propaganda Değil-Gerçeğe Karşı Savaş Maceraları” (Mundi Kitap, Can Yayınları, 2021) kitabında tam da bunu anlatıyor. Sırbistan’dan Filipinler’e, Rusya’dan ABD’ye, bilgi savaşının öznelerine ulaşıp, konuşarak ve belgeleyerek...

YENİ NESİL SAVAŞ: ÖNCE BİLGİYİ MANİPÜLE ET

SSCB’den kaçıp İngiltere’ye sığınan bir ailenin çocuğu olan Pomarantsev,

Rus internetinin babalarından sayılan Igor Ashmanov’la da konuşmuş. Devletin interneti kontrol etmesi gerektiğine inanan ve öncülüğünü yapan Ashmanov’a göre internet egemenliğine ulaşmak için kendi gerekçenizi, mantığınızı (halka) kabul ettirmek için bir ideoloji yaratmaya ihtiyacınız var.

Liberalizm gibi ihraç edilmiş bir ideoloji olmaz, çünkü “insan hakları, özgürlükler, hukuk vs” gibi engeller (!) karşınıza çıkıyor…

Bu vizyona göre her bilgi, tıpkı bir askerin elindeki araç gibi, “düşmanı” alt edecek, bozacak, aklını karıştıracak, geciktirecek, çökertecek bir araç. Kitapta, Kremlin’in Ukrayna işgali öncesinde kullandığı yöntemlerle bu “yeni nesil savaş”ın nasıl işlediği, ayrıntılarıyla anlatılıyor.

Pomarantsev, Kremlin propagandasının amacını şöyle özetliyor: Özgürlük barış ve huzura değil, savaş ve yıkıma yol açar. Sen misin özgürlük isteyen, al sana kan!

Bunların hiçbiri, ne yazık ki Türkiye’ye yabancı değil.

Bırakın muhalif olmayı, AKMHP kalıbının, siyasetinin bir milim dışına çıkan her düşüncenin suç haline getirildiğine tanık oluyoruz. Kürtler, kadınlar, sivil toplum, bilim insanları, LGBTi, sanatçılar, muhalefetin her unsuru düşmanlaştırılıp cezalandırılıyor:

Özgürlük mü istiyorsun, al sana kan!

Reuters’ın geçen hafta yayımladığı “Erdoğan medyayı nasıl terbiye etti?” raporu, bu mekanizmanın medya ayağının nasıl işlediğine dair ipuçları veriyor.


Raporda, Fahrettin Altun’un başında olduğu 1500 personelli, yılda 680 milyon lira bütçeli “İletişim Başkanlığı”, haber müdürlerine doğrudan talimat verdiği, ekonomik ve askeri haberler patladığında içeriği belirlediği yer alıyor.

Tabii Reuters, Altun’a bunları sorduğunda “editoryal bağımsızlık var” deyip, iddiaları reddetmiş.

Peki Altun, rapor yayımlandıktan sonra ne dedi beğenirsiniz?

"Reuters, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye karşıtı algı operasyonlarının ve sistematik manipülasyonların bir aparatı. Türkiye'ye yönelik ekonomik ve finansal operasyonlarda kendine düşen rolü nasıl oynadığını da elbette unutmuyoruz. Reuters'ın niyetini de neye hizmet ettiğini de bu doğrultuda yaptıklarını da gayet iyi biliyoruz. Sadece Türkiye ile ilgili konularda değil, dünyanın farklı noktalarında operasyonel haberciliğiniz yüzünden işgal edilen, darbeler yaptırılan, iç savaş çıkartılan, terör örgütlerini besleyen sisteme karşı hakikati savunan bir Türkiye var.

Anlayacağınız Fahrettin’in “hakikat”i, Erdoğan’ı savunmak, korumaktan ibaret. Kendi yaptıkları ortaya dökülünce otomatiğe alıp “algı operasyonu, operasyonel habercilik, terör örgütü beslemek, darbecilik” suçlamalarıyla saldırıya geçmesi bundan.

Hakikate ulaşmak için ifade ve basın özgürlüğü şart. “Yeni nesil savaş”ın AK neferleri içinse en büyük düşman bunlar.

Pomarantsev’in kitabını her siyaset yapıcı, gazeteci, sivil toplumcu okumalı. Dünün kurallarıyla düşünüp strateji belirlemeye çalışılırsa, elindeki tüm imkanları, dijital araçları kullanan bu rejimin karşısında kazanmak çok zor.


SEYREDELİM Mİ?

Doç. Dr. Ceren Sözeri ve Can Ertuna, SPK iddialarından medyadaki yansımalarını ve Reuters raporunu masaya yatırıyor... (İzlemek için TIKLAYIN)

Kapsül Youtube kanalının ilk videosu, hakikat arayışına dair önemli bir yayın. Türkiye’de Kürt gazetecilerin uğradığı haksızlıklar ne, meslek örgütleri ve gazeteciler neden suskun... LİNKLER AŞAĞIDA

https://www.youtube.com/watch?v=jd_NaIiCoUU

https://www.youtube.com/watch?v=74LWVzVXwvY

Önceki ve Sonraki Yazılar