Marmaris’ten İstanbul’a, doyamadılar talana

Mahkemelerin maskaraya çevrildiği, yüksek yargı kararlarının “iplenmediği” bir ülkede kim, nasıl hakkını arayabilir?

AKMHP ittifakının kuklasına dönen yargı üyeleri bir yana, beğenmedikleri yargı kararlarını uygulamayan bir yerde “devlet”ten bahsedilebilir mi?

Böyle bir ülkede “normal” bir seçim (*) beklenebilir mi? Gezi ve Kobâne gibi tamamen siyasi gerekçelerle yürütülen, yargıyı birer intikam makinesine dönüştüren davaların yanı sıra, ülkenin hemen her köşesinde yurttaşların direndiği, sabırla yargıya taşıdığı hukuksuzlukları ve yolsuzlukları toplasak, dudak uçuklatan bir külliyat çıkar.

Sadece son bir haftada İstanbul’dan Marmaris’e, güya “korunan” alanlarda ve yargı süreci devam ettiği halde yapılan hukuksuzluklara bakalım.

İstanbul’un Beykoz ilçesinin Tokatköy Mahallesi, “kentsel dönüşüm”ün hedefinde. Hukuki süreç devam ediyor, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı veriyor…

Ne gam! Beykoz AKP Belediyesi, plastik mermilerle sabah baskını düzenliyor. Fakirler yaşamasın, parsel parsel satmaya devam!

Validebağ Gönüllüleri olmasa, Validebağ Korusu çoktan betona çevrilmişti. Oysa zaten birinci derece doğal sit koruması altında! Fakat AKP'li Üsküdar Belediyesi’nin çok yüce (!) bir misyonu var: Validebağ’ı Central Park’a çevirecekmiş!

22 Ağustos sabahı, “ot biçme” bahanesiyle polis ve zabıtalarla Koru’ya girildi...

Dünya, iklim kriziyle mücadelede şehirlerdeki ekosistemleri nasıl koruruz, geliştiririz derdindeyken AKMHP illa ağaç kesmek, beton dökmek, kısacası bozmak, yıkmak, zengine yer açmanın peşinde. Halkın başını sokacağı tek bir gölge, nefes alacağı bir metrekare yeşil alan kalmayana kadar devam edecekler.

ÇEŞME’Yİ ANTALYALAŞTIRACAK PLAN: 200 OTEL, 4 MARİNA!

Balıkesir-Çanakkale için hazırlanan bütünleşik planın, eko turizm safsatalarının Kuzey Ege’yi mahvedececeğini yazmıştım.

İzmir’de de yine Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın marifetiyle “Çeşme Turizm Projesi” için harekete geçildi. Kanal İstanbul projesine benzetilen proje, Çeşme Yarımadası’nın yüzde 50’sini ranta açacak. 16 bin hektarlık alanın talan edilmesi anlamına gelen bu projeye karşı İzmir Barosu, STK’ler, çevre örgütleri, CHP’li belediyeler ve 107 yurttaş dava açıp projenin iptalini istemişti. (Gönül isterdi ki daha fazla İzmirli, Çeşme’ye sahip çıksın!)

Bilirkişi raporuna göre proje, kamu yararı ilkesine aykırı ve çevresel etkileri açısından sakıncalı. Fakat Danıştay, itirazları reddetti. Proje iptali için İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, tekrar dava açıldı. Yargı süreci devam ediyor, fakat bölgede planlanan 200 (evet, 200!) otelin üçü için ihaleye çıkılmış bile! 200 otelin inşaatı bile Çeşme’yi rezil, rüsva eder!

Dikkatinizi çekerim; Çeşme’de köylülere ait olan araziler, Cumhurbaşkanı kararnamesiyle acele kamulaştırılmıştı... Otellerin yanı sıra 13 golf sahası, dört marina ve 160 kortluk tenis alanları ile lojmanlar, kongre merkezi, helikopter pisti, temapark, motorsport pisti gibi projeler iyi bir şeymiş gibi anlatılıyor.

Çevre düşmanı, sadece bir avuç ayrıcalıklının yararlanacağı bu tesisler, yarımadayı çirkin bir beton yığınına çevirmekle kalmaz, korkunç su tüketimi ve sahillerin yağması anlamına gelir.

Türkiye halihazırda kuraklık sıkıntısı çekerken bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür?

CHP’Lİ MARMARİS BELEDİYESİ SUÇA ORTAK

Hadi biraz daha güneye inelim. Marmaris’te Sinpaş GYO’nun İçmeler/Kızılbük’teki hukuksuz inşaatı, “faaliyetler durduruldu” açıklamalarına rağmen sürüyor. Şirketle Marmaris’in CHP’li belediyesi kamuoyuna alenen yalan söylüyor.

Marmaris Kent Konseyi’nin üyeleri inşaat alanınında nöbet tutmasa, belge ve bilgileri titizlikle takip etmese belki kimsenin ruhu duymayacaktı. Konsey, yaptığı son açıklamada sadece SİNPAŞ’ın değil Marmaris Belediyesi’nin hakikatı tahrif ettiğini açıkladı.

Ne acı, değil mi?

Yaşam savuncuları, Belediye’yi mahkeme kararının uygulanması için ikaz etti. Zira “yapı tatil tutanağı”nın, yasa ve mevzuata aykırı düzenlediği, belgelerle ortada:

Yapıların vasıfları değişmiş, 555 odalı otel ruhsatı 555 mesken ve 1 adet otel ruhsatına dönüşüvermiş! Metrekaresi 46.000’den, 117.000 metrekareye çıkarılmış! Bir başkasında, inşaat alanı 122.000 metrekareye çıkarılmış.

İnşaat sürerken kimse müdahale etmiyor, ama inşaat kapısında nöbet tutan vatandaşlar 5 günde 2 kez gözaltına alındı.

Anlaşılan, AKMHP ittifakının beşli çeteyle sınırlı olmayan rant şebekesi, bir ucundan bazı CHP’li belediyelere de sirayet ediyor.

Umarım nefesi tüm bu hukuksuzluklarla uğraşmaya yetmeyen muhalefet, en azından kendi payına düşen kısımlarda sorumluluk alabilir. Aksi takdirde, altılı masadan verilen “adaletten, halktan, Türkiye’nin çıkarından yana” mesajların pek anlamı kalmıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar