Söyleşi

Prof. Dr. Emre Erdoğan ‘kutuplaşmayı’ anlatıyor: “Hepimiz bir fanusta yaşıyoruz”
Söyleşi

Prof. Dr. Emre Erdoğan ‘kutuplaşmayı’ anlatıyor: “Hepimiz bir fanusta yaşıyoruz”

Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması-2020¨nin sonuçlarını yorumlayan projenin Bilimsel Koordinatörü Prof. Dr. Emre Erdoğan anlatıyor: “Hepimiz fanusta yaşıyoruz. Kendimize benzeyen insanlarla takılıyoruz, farklı bir ses duymuyoruz. Azınlıkta olan insanların fikirlerini söylememelerinden dolayı, onların daha az olduğunu düşünmek… Bazı görüşlerin hiç duyulmaması demek.”

Ayhan Bilgen Anlatıyor: Şık’ın istifası ve HDP’nin yapısal sorunları… Kars’taki kayyım iddialarının arkasında kim var?
Söyleşi

Ayhan Bilgen Anlatıyor: Şık’ın istifası ve HDP’nin yapısal sorunları… Kars’taki kayyım iddialarının arkasında kim var?

Bir şeyin olmadığını ispatlamak zor. İddia edenlerin iddialarını ispat etme yükümlülüğü yok. İş tamamen HDP’nin kardeş aile kampanyasından ibaret. Yardım yapmaları engelledikleri için ihtiyacı olan aileler ile dayanışma göstermek isteyen aileleri buluşturuyor bu kampanya. Ailelerin dinine, ırkına, milliyetine bakılmıyor yardım yapılırken. Aynı şekilde dayanışma tavrını koyanlar da farklı fikirlerde, hepsi HDP’li li filan değil. Sırf Kars’taki bu mağduriyete destek olmak için küçük katkılar sunuyorlar. Biz kimsenin kimliğine siyasi aidiyetine bakmıyoruz. Ayrıca kişilerin ailelerinden dolayı kolayca yargısız infaza tutulması hukuksuzluğun, adaletsizliğin tipik bir yansıması.

Deniz Kandiyoti ile Söyleşi 3: Arap Baharı ve cinsiyetler arası koalisyon
Söyleşi

Deniz Kandiyoti ile Söyleşi 3: Arap Baharı ve cinsiyetler arası koalisyon

Siz Arap Baharı sırasında ve sonrasında coğrafyayı, bölgeyi incelediniz. Hem toplumsal cinsiyet açısından hem demokrasi açısından bakan yazılarınız oldu. Genel bir değerlendirme yapabilir misiniz? Arap Baharı’nın sonrasında bölge ülkelerinin hem sosyolojisi hem genel siyasi atmosferi nasıl değişti ve bu cinsiyet ilişkilerine nasıl yansıdı? Türkiye ile benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?

Deniz Kandiyoti ile Söyleşi 2: “Erkekliğin yeniden dirilişi”
Söyleşi

Deniz Kandiyoti ile Söyleşi 2: “Erkekliğin yeniden dirilişi”

Şimdi ataerkil pazarlık bir kontrata dayalıdır. Kavram olarak, bir sözleşmeye, yani… Bu sözleşme şu: Kadın evinin kadını olacak, çocuklarını doğuracak ve onlara bakacak, kocasına bakacak fakat kocası her türlü ihtiyacını eksiksiz bir şekilde karşılayacak. Hatta, ilginç bir nokta bu, aslında dinde de erkeklerin kadın üzerindeki hakimiyetinin tek maddesi odur. Yani Kuran’a baktığımız vakit, “kavama” olarak veyahut da Arapça “Khawama”, bir tane madde vardır. “Çünkü erkekler kendi zenginliklerini kadınlara bakmak için harcarlar”. Şimdi böyle olmayınca o hüküm düşüyor. Hüküm düşüyor, yani bu, Allah’ın emri olan erkek hakimiyetinin aslında doktriner olarak hiç böyle olmadığı anlaşılıyor. Aslında Türkiye’de çok yok ama, İran’da Mısır’da vs. bu konuda çok teolojik tartışma var. Bir miktar tabii Türkiye’de de var bu çalışmayı yapanlar.

Sırrı Süreyya Önder Anlatıyor - 2
Söyleşi

Sırrı Süreyya Önder Anlatıyor - 2

Güvendiğiniz biri mi Ahmet Davutoğlu? Hayır, kocaman bir hayır. Bunu kendisinin yüzüne de söylemiş olmanın rahatlığıyla konuşuyorum. Yani bir başbakan olmadan önce iki üç saatlik bir görüşme yapmıştık kendisiyle. Başbakan olacağını biliyorduk. Onun için böyle bir anlamda bir ön görüşme idi. En uzun görüşme o olmak üzere, başbakanlığı sırasında, hatta bir iki günlük başbakan iken de dahil olmak üzere dört beş görüşme yaptık kendisiyle. Bu söylediğimi o zaman yüzüne de söyledim. Bunlar ergen imam hatipli kafası dedim. Değerlendirmem kavramsal olarak da bu. Birinci sınıfta hoş karşılanır imam hatipte, bu çocuk gelmiş de ama ikinci sınıfta daha kâmil olurlar. Yani bununla varılacak bir yer yoktur şeklinde kendisine söylemiştim.