"Türkiye hegemonik demokrasiye dönüşüyor"
AKP'nin Türkiye'deki demokratik kültür ve kurumları yok etmeye çalıştığını söyleyen siyaset bilimci Hüseyin Çiçek, Türk siyasal sisteminin "hegemonik demokrasiye" dönüşmekte olduğu değerlendirmesini yaptı.
AKP'nin Türkiye'deki demokratik kültür ve kurumları yok etmeye çalıştığını söyleyen siyaset bilimci Hüseyin Çiçek, Türk siyasal sisteminin "hegemonik demokrasiye" dönüşmekte olduğu değerlendirmesini yaptı.
Başlık – Spot’un konuğu gazeteci Mustafa Hoş: "Para, onur tercihinde parayı seçen çok oldu. Gazetecilerin özeleştiri yapması gereken bir dönem. Hem mesleğe hem ülkeye hem halka ihanet ettiler. Birileri hep dört ayak üstüne düşecek Mustafa Hoş sürekli bedel ödeyecek bu ahlaki değil."
Gazeteci Can Dündar’la Kontrast’ta Pervin Metin’in sorularını yanıtlıyor. Dündar, Almanya’daki hayatını, Türkiye özlemini, gazeteciliği ve kendisi gibi sürgünde olduğunu söylediği meslektaşlarıyla ne kadar dayanışma içinde olduğunu da anlatıyor.
Mey İçki Genel Müdürü Levent Kömür, “Söz”de Faruk Eren’in sorularını yanıtladı. Sektörün sıkıntılarını anlatan Kömür, her şeyin belirsiz olduğunu belirterek “Hepimiz krizi yönetmekten çok endişeyi yönetiyoruz” diyor.
Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Başlık – Spot’ta Kemal Göktaş’ın sorularını yanıtladı.
Eşit Haklar İçin İzleme Derneği ve Kısa Dalga Podcast ortaklığında hazırlanan Yasaksız Meydan Podcast serisinde konuşan Can Candan: "Öğrencilerin geneli için çok travmatik bir deneyim bu; ama bu anayasal hakkım, barışçıl bir şekilde protesto ediyorum, hakkımı savunuyorum, neden böyle bir saldırıya maruz kalıyorum diyorlar.”
Başlık Spot’un konuğu “patronsuz yayıncılık” sloganıyla başladığı dijital yayınlarla binlerce kişiye ulaşan gazeteci Ünsal Ünlü. Kemal Göktaş, gazeteci Ünlü’yle NTV, Habertürk günlerini, gazeteciliğin geldiği noktayı ve “patronsuz yayıncılığı” konuştu.
Prof. Dr. Evren Balta: “Eğitim sistemi şu an kast sistemi halinde… Elitizmi arayacağımız yer ODTÜ, Boğaziçi değil. Elitizmi daha ilkokuldan hatta okul öncesinden başlayan kastlaşmada aramak gerekiyor.”
Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması-2020¨nin sonuçlarını yorumlayan projenin Bilimsel Koordinatörü Prof. Dr. Emre Erdoğan anlatıyor: “Hepimiz fanusta yaşıyoruz. Kendimize benzeyen insanlarla takılıyoruz, farklı bir ses duymuyoruz. Azınlıkta olan insanların fikirlerini söylememelerinden dolayı, onların daha az olduğunu düşünmek… Bazı görüşlerin hiç duyulmaması demek.”
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile söyleşimizin ikinci bölümünden: "Her şeyden önce benim için kadının beyanı esastır. Üzüntü duyduğum şey, Cumhurbaşkanının bunu siyaset malzemesi yapması. İstismarın, şiddetin partisi yok..."
Canan Kaftancıoğlu, Arka Plan'a konuştu
Uzun yıllar CNN Türk'te program yapan Şirin Payzın, CNN Türk'te geçirdiği günleri, kanal içindeki güç savaşlarını, iktidarın yayınlara müdahalesini, "CNN Türk'e atanan kayyımları", Ankara temsilcilerinin Saray ile Doğan grubu arasında oynadıkları rolü ve neden bütün bunlara rağmen kanaldan son ana kadar ayrılmadığını Kısa Dalga'dan Kemal Göktaş'a anlatıyor.
Uzun yıllar CNN Türk’te habercilik yapan ve tartışma programları sunan gazeteci Şirin Payzın, yakın dönem medya tarihinin önemli bir kesitini, perde arkasında yaşananları, kanalın içindeki güç savaşlarını Kemal Göktaş’a anlatıyor
Evlilikler, uzun süreli ilişkiler, kısa süreli ilişkiler, tek gecelikler, çok gecelikler ve elbette dijitalleşmeyle birlikte hayatımıza giren ve etkisi giderek artan dijital ilişkileri Psikolog Orkun Özocak ile konuştuk.
Maraş katliamı halkın şiddetiyle devlet şiddetinin ve belirli paramiliter güçlerin bir araya geldiği nadir eylemlerden biridir. 12 Eylül devletinin ilk ilan edildiği yerlerden biri Maraş’tır. Maraş, süren bir katliamdır. Katliam, Londra’da, Köln’de, Cenevre’de bir sürgün, göç hikayesi olarak devam ediyor.
Zorunlu ve uzun bir aranın ardından 10 Kasım'da Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyircisiyle hasret gideren sanatçı Levent Üzümcü anlatıyor: " Yıllarca birlikte ter döktüğüm meslektaşlarım derin hamaset içeren korkunç şeyler yapıyorlar. Bu kadar mı parasız kaldınız? Neden bu cehenneme bir odun olmayı tercih ediyorsunuz."
Ahmet Şık ile hem raporun ortaya çıkardıklarını, hem de bunu izleyen derin sessizliği konuştuk. Neden bu araştırmaya gerek duyduğunu şöyle anlatıyor: “İlk iddia, helikopterden atılma olarak yansıdı. Beni öfkelendiren şey, buna dair sessizlik haliydi.
Gezi Davası’nda müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan ve hakkında yakalama kararı bulunan tiyatro ve televizyon oyuncusu sanatçı Memet Ali Alabora, Türkiye’den binlerce kilometre uzaktaki bir ülkede, Galler’de yeni hayatını anlattı.
Bir şeyin olmadığını ispatlamak zor. İddia edenlerin iddialarını ispat etme yükümlülüğü yok. İş tamamen HDP’nin kardeş aile kampanyasından ibaret. Yardım yapmaları engelledikleri için ihtiyacı olan aileler ile dayanışma göstermek isteyen aileleri buluşturuyor bu kampanya. Ailelerin dinine, ırkına, milliyetine bakılmıyor yardım yapılırken. Aynı şekilde dayanışma tavrını koyanlar da farklı fikirlerde, hepsi HDP’li li filan değil. Sırf Kars’taki bu mağduriyete destek olmak için küçük katkılar sunuyorlar. Biz kimsenin kimliğine siyasi aidiyetine bakmıyoruz. Ayrıca kişilerin ailelerinden dolayı kolayca yargısız infaza tutulması hukuksuzluğun, adaletsizliğin tipik bir yansıması.
Evet bu son zamanlarda en yaygın söylem ve karşılaştığımız en ciddi engellerden birisi olarak, feminist hareketin ve LGBTİ hareketin emperyalizmin uşakları olarak, hatta kapitalizmin, neo-kapitalizmin aracıları olarak kodlanması, gösterilmesi ve dışlanması. Bu çok yaygın bir şey oldu.
Siz Arap Baharı sırasında ve sonrasında coğrafyayı, bölgeyi incelediniz. Hem toplumsal cinsiyet açısından hem demokrasi açısından bakan yazılarınız oldu. Genel bir değerlendirme yapabilir misiniz? Arap Baharı’nın sonrasında bölge ülkelerinin hem sosyolojisi hem genel siyasi atmosferi nasıl değişti ve bu cinsiyet ilişkilerine nasıl yansıdı? Türkiye ile benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?
Şimdi ataerkil pazarlık bir kontrata dayalıdır. Kavram olarak, bir sözleşmeye, yani… Bu sözleşme şu: Kadın evinin kadını olacak, çocuklarını doğuracak ve onlara bakacak, kocasına bakacak fakat kocası her türlü ihtiyacını eksiksiz bir şekilde karşılayacak. Hatta, ilginç bir nokta bu, aslında dinde de erkeklerin kadın üzerindeki hakimiyetinin tek maddesi odur. Yani Kuran’a baktığımız vakit, “kavama” olarak veyahut da Arapça “Khawama”, bir tane madde vardır. “Çünkü erkekler kendi zenginliklerini kadınlara bakmak için harcarlar”. Şimdi böyle olmayınca o hüküm düşüyor. Hüküm düşüyor, yani bu, Allah’ın emri olan erkek hakimiyetinin aslında doktriner olarak hiç böyle olmadığı anlaşılıyor. Aslında Türkiye’de çok yok ama, İran’da Mısır’da vs. bu konuda çok teolojik tartışma var. Bir miktar tabii Türkiye’de de var bu çalışmayı yapanlar.
Merhabalar, ben Alev Özkazanç. Bir Arka Pencere programında daha birlikteyiz. Bugün benim için özel bir gün ve güzel bir gün. 0.14. Çünkü ilk kez bir söyleşi gerçekleştireceğim. Daha önceki programlarımdan farklı olarak ilk kez bir söyleşi yapacağım ve yanımda çok değerli bir konuğum var, sevgili hocam Deniz Kandiyoti. Hoş geldiniz hocam.
Söyleşimizin birinci bölümünde Blue TV için gerçekleştirdikleri Pavyon belgeselinden, Pavyon dizisinden söz edeceğiz. İkinci bölümde ise Ankara Yahudilerinin anlatılmayan, gizli kalmış tarihini konu edinen “Hermana” belgeselini konuşacağız. Dilerseniz söyleşimizin birinci bölümüne başlayalım.
Güvendiğiniz biri mi Ahmet Davutoğlu? Hayır, kocaman bir hayır. Bunu kendisinin yüzüne de söylemiş olmanın rahatlığıyla konuşuyorum. Yani bir başbakan olmadan önce iki üç saatlik bir görüşme yapmıştık kendisiyle. Başbakan olacağını biliyorduk. Onun için böyle bir anlamda bir ön görüşme idi. En uzun görüşme o olmak üzere, başbakanlığı sırasında, hatta bir iki günlük başbakan iken de dahil olmak üzere dört beş görüşme yaptık kendisiyle. Bu söylediğimi o zaman yüzüne de söyledim. Bunlar ergen imam hatipli kafası dedim. Değerlendirmem kavramsal olarak da bu. Birinci sınıfta hoş karşılanır imam hatipte, bu çocuk gelmiş de ama ikinci sınıfta daha kâmil olurlar. Yani bununla varılacak bir yer yoktur şeklinde kendisine söylemiştim.
Öncelikle hoş bulduk, sonra hayırlı olsun. Podcast ve bununla bağlantılı yeni mecralar çok önemli mecralar. Annemin sağlığı daha öyle sıkıntılı, ben de biraz kendi canımla cebelleşiyorum. Bu yaştan sonra nezle olacak halimiz yok, böyle şeyler olacak. Taşınma filan derken, 2 ayı aşkın bir zamandır başımız ayıkmadı. Davetiniz olunca seve seve geleyim dedim.