Hatırlamanın terennümü: Kuşaklar arasında akan hikâyeler
Gülhan Kadim, "Sokağa çıkma yasağı, unutulanlar, söylenemeyen aşklar… Hepsi bir unutmak isteme ya da mecburen unutma halinde birleşiyor" dedi.
Gülhan Kadim, "Sokağa çıkma yasağı, unutulanlar, söylenemeyen aşklar… Hepsi bir unutmak isteme ya da mecburen unutma halinde birleşiyor" dedi.
Sofi Dernek Başkanı Ayşegül Algan, "Biz iletişimi bir tanıtım aracı değil, toplumsal dönüşüm alanı olarak görüyoruz" dedi.
Ersin Umut Güler, "Yolcu olmak, yolda olmak bizim için bir tavır. Varılacak bir yer değil bu; sürekli arayışta olma, değişime açık kalma hâli" dedi.
Sezen Keser, "Metindeki ritmi korumaya çalışırken, parçalı hikâyeyi sahnede ete kemiğe büründürmek için adeta yeniden besteledik" dedi.
Nezaket Erden, "Tiyatro Hemhal’de ürettiğimiz şeyler öylesine değil; her biriyle kurduğumuz bağ çok derin" derken, Hakan Emre Ünal, "Dışarıdan her şeyin dört dörtlük gözüktüğü bir ilişkide, kapalı kapılar ardında başka bir mücadele var" dedi.
Tuzu bozan ne, kim? Terleriyle, gözyaşlarıyla ve suçlarıyla tuza karışan köy halkı mı? Halkın tüm umutlarını tekelinde tutan şirket mi, iklim krizi mi? Yoksa bembeyaz tuzun üstüne düşen bir gölge mi?
Mehmet Birkiye, "Tiyatroyu kişisel olarak kavramama; bütün bakış açılarıyla, nereye doğru gitmem gerektiğinin, nereye bakmam gerektiğinin belki de ilk nirengi noktası İstanbul Tiyatro Festivali’dir" dedi.
9 Ekim Perşembe günü yayınlanan Kulis Sesleri’nde oyun yazarı, yönetmen ve dramaturg Ebru Nihan Celkan ile konuştuk...
Polat Özlüoğlu ile son kitabı Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar’a, hafızamıza ve içimizdeki seslere dair konuştuk...
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, yeni çözüm süreci ve CHP’ye açılan savaşın dünyadaki üst akıl tarafından yönetildiğini söyledi. Ağbaba, CHP’nin barışa ve demokrasiye hep destek verdiğini ancak süreçte samimiyet sorunu olduğunu belirtti.
Kemal Göktaş’ın konuğu olan İran uzmanı siyaset bilimci Karabekir Akkoyunlu, İsrail - İran savaşını "Netanyahu'nun kan kumarı" olarak niteledi. Akkoyunlu'ya göre yaşananlan post-Amerika sonrası dönemin ürünü...
“Güran ailesinin suçsuz olduğunu” söyleyen Ömer Faruk Gergerlioğlu ile Narin Güran cinayetini ve bu kanıya nasıl vardığını konuştuk...
Başar Başarır, mahzende şarap saklar gibi üzerine titrediği, yıllarca defterlerinde biriktirdiği atasözlerini "Fukaranın Ahı" isimli derlemesinde ilk kez kamuya açtı.
İsmail Güzelsoy’un yeni romanı raflarda yerini aldı. İsmail Güzelsoy ile on iki yıl sonra yeniden yazdığı “yeni” masal romanı Saf-Suya Anlat üzerine söyleştik…
İstanbul depremlerle sarsılırken, iktidar Kanal İstanbul projesini sürdürme derdinde. Silivri Cezaevi'nde bulunan Tayfun Kahraman, "Bilim ve hukuk dinlemeyen bir çılgın yapılaşma, bu rant hırsı yalnız İstanbul’un değil, tüm Türkiye’nin geleceğini karartacak" dedi.
CHP'nin önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kısa Dalga'dan Günel Cantak'ın sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, parti içi sıcak siyasetle ilgilenmediğini belirtirken yeniden genel başkanlığa kapıları kapatmadı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün ile Kanal İstanbul projesi ve İstanbul'un sorunlarını konuştuk.
Akademisyen Cuma Çiçek "Kürt meselesinin sürdürülebilir bir kriz olarak yönetilmesi politik alanda bir otoriterlik kaynağına dönüştü" dedi.
MHP, AKP içinde bu pozisyonu nasıl elde etti? AKP MHP İttifakının birleştirici gücünü hangi motivasyon oluşturuyor? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yer yer AKP’ye dair yaptığı çıkışın özgüvenini nereden alıyor? Köln Uluslararası Yüksek Okulu Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bozay yanıtladı.
Tüm zamanların en çok izlenen TED konuşmacısı olan ünlü iletişimci Julian Treasure, insanların dikkatlerinin çalınmasından, dinleme ve çalışma alışkanlıklarına günümüzün iletişimini Kısa Dalga'ya anlattı. Treasure, yapay zekanın gelişmesiyle birlikte insanlığı bekleyen gelişmelere dair tahminlerini de aktardı.
Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Gültan Kışanak, seçim kampanyası ve siyaset gündemine dair gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kışanak avukatları aracığıyla gazetecinin sorularını yanıtladı.
Bir süredir Ankara ile Bağdat arasındaki temaslar hız kazandı... İki ülkenin de hedeflerinin başında Basra Körfezi’ni Avrupa’ya bağlaması öngörülen ticaret hattı geliyor. Bu hat nedeniyle “Türkiye Kuzey Irak’a yönelik yeni bir operasyona mı hazırlanıyor?” soruları da gündemde. Siyaset Bilimci Doç. Dr. Arzu Yılmaz ile "Kalkınma Yolu Projesi"ni konuştuk...
İstanbul'da 22 siyasi parti adayı ile 30 bağımsız aday yarışacak. Bu adaylar arasında dikkat çekici bir isim de var. İYİ Parti'den istifa eden Taylan Yıldız. Gençlerin "internetçi ağabeyi" Yıldız neden kariyerini bıraktı, neden İYİ partinin kuruluşunda yer aldı, neden istifa etti? Neyi eleştiriyor? Neden Ekrem İmamoğlu’nun ekibinde yer almak yerine bağımsız aday oldu? Yanıtları bu söyleşide...
Bu hafta İstanbul'un 'kalelerinden' birinin adayı belirlenecek. 2019 seçimlerinde CHP Kadıköy'de yüzde 65.99 oranında oy aldı. Bu seneki seçimlerde hedef bu oranın üzerine çıkmak. CHP'nin aday adaylarından Barış Antik ile sohbet ettik. Antik CHP gençlik kollarından gelip, belediye meclis üyeliği yapmış bir isim. Bu kez de Kadıköy'ü yönetmeye talip olmuş... Antik Kısa Dalga 'ya projelerini anlattı.
CHP lideri Özgür Özel, Kısa Dalga Yayın Yönetmeni Kemal Göktaş ve Yazı İşleri Müdürü Çağrı Sarı’ya konuştu: “Sokağa çıkmaktan tereddüt etmeyiz ama ne zaman sokağa çıkacağımıza ve ne kadar kalacağımıza bugünden bir şey söylemek doğru değil. Buna mı uğraşıyorlar bilmiyorum ama muhalefetin sabrını taşırıyorlar bu yaptıkları işlerle.”
78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın cezaevinde gardiyanların boğazına bıçak dayamasına karşın 4 ay aradan sonra yeni bir mütalaa ile iyi halden serbest bırakıldığı günlerde, muhaliflerin, siyasi tutukluların başına, infaz haklarına neler geldiğini anlattı.
TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, "Önceki çözüm sürecinde mesele o kadar zehirlenmişti ki bu ön yargılarla boğuşmamız, keskin bir çatışma sürecini bir anda barış sürecine evirebilmemiz için bu barış talebini toplumsallaştırmakta yetersiz kaldık. En büyük özeleştirimiz budur" açıklamasında bulundu.
Ali Fırat Atabaş, ANKA’nın CHP’nin ajansı olduğu, gerçek sahibinin Tuncay Özkan olduğu, seçim gecesi Anadolu Ajansı’nın verilerini kullandığı, iktidarın seçim manipülasyonlarına alet olduğu iddialarını yanıtladı.
Zeynep Esmeray Özadikti milletvekili seçimlerini kazanırsa Türkiye’de ilk kez trans bir kadın meclise girmiş olacak. Özadikti, milletvekili olarak meclise girip girmeyeceğine ilişkin soruya “Ben meclise gideceğime inanıyorum, artık zamanı, bu seçim o seçimdir” şeklinde yanıt verdi.
Mahir Ünsal Eriş: “Hayat siyasidir. Günlük hayatımız siyasetle örülüdür. Bu bağlamda yazarlık ceketini çıkarıp siyasetçi ceketi giymek gibi görmüyorum bu adaylık sürecini.”
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Yeşil Sol Parti Ankara 1. bölge 1. sıra adayı Emirali Türkmen, “Cengiz Çandar ve Hasan Cemal, yeni çözüm süreci olasılığı nedeniyle mi aday gösterildiler?” sorusuna çarpıcı bir yanıt verdi: "Eski ağaçtan yeni ev olmaz. Bundan dolayı tarihin bir noktasından gelmiş olanların bugünün sorunlarına cevap vermelerini beklemek mümkün değil."
Azmi Karaveli'nin sorularını yanıtlayan Dersim Belediye Başkani Fatih Mehmet Maçoğlu, "Kılıçdaroğlu Dersim'de sanki yüzde 80’nin altına düşmeyecek gibi eğer bir terslik çıkmazsa" diyor.
Mahir Akkoyun “Gözaltına alınacağımı tahmin ediyordum, önemli olan şey, sticker’ların üzerinde yazan şeyin gündem olmasıydı, siyasetin gündemine oturması önemliydi” dedi
Kısa Dalga’dan Yeşim Özdemir’in sorularını yanıtlayan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, geçtiğimiz günlerde yaşanan Bolu depremini değerlendirdi ve bu depremin olası bir İstanbul depremini tetiklemeyeceğini söyledi.
“Bu negatif ortaklıktan bir şey çıkmaz. Feminizm ‘negatif ortaklık’tan yani ezilmeden çıkan bir şey değildir. O ezilmeyi değiştirme iradesiyle ilgili bir şeydir. Yani pozitif bir şeyden çıkmaz zorundadır. Politika ütopyayla ilgili bir şeydir. Çok ezildiğiniz için dünyayı değiştirmezsiniz, başka bir dünya hayaliniz olduğu için değiştirisiniz. Feminizm için de böyle bir şeyin geçerli olduğunu düşünüyorum”
Prof. Dr. Naci Görür, Kısa Dalga’dan Yeşim Özdemir’in sorularını yanıtladı. Prof. Dr. Görür, yaklaşan seçimlere işaret etti ve seçmene can güvenliğini sağlayacak siyasetçilere oy vermesi çağrısında bulundu.
Deprem bölgesinde bulunan bu toplulukların neler yaşadığını Kırkayak Dom Araştırmalar Programı’ndan Kemal Vural Tarlan ile konuştuk.
TOBB Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Bakırcı ise depremin ardından ilan edilen OHAL sürecini ve seçimleri konuştuk...
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Kısa Dalga Podcast'te Azmi Karaveli'nin hazırladığı Muhabbet '23 podcast serisine konuk oldu. Kadıgil, hakkında sosyal medyada yöneltilen "çok bağırıyor" eleştirilerine ilişkin olarak "Ben AKP ile mücadele ediyorum, onları bastırmak zorundayım. Erkan bunu yaptığı zaman net adam, delikanlı adam oluyor; Sera yaptığı zaman cazgır diyorlar. Hadi oradan diyorum" dedi.
Yazar Selahattin Demirtaş anlatıyor: “Bu hayatta her şeyiyle güvenebildiğiniz en az bir kişi olmalı. Yoksa kendinizi hep yalnız hissedersiniz. İnsanların çoğu yalnızdır o yüzden, yapayalnız.” Siyasette çok fazla saldırı altında olduğum, bana dokunanın yandığı günlerde sırt çeviren “dostlarımın” bende yol açtığı derin hayal kırıklığının etkisi altındayken hücremde yazdığım cümleler bunlar. Benim için ve herkes için halen geçerli...
Büşra Sanay anlatıyor: “Şu anda dönüp arkama baktığımda, yapabilir miydim bilmiyorum. Kazdıkça derin bir kuyuya indim ve sonu olmayan karanlık bir kuyuydu. Ucunda bir aydınlık görürsün ya ben o süreçte hiç aydınlık görmedim. Bunu insanlara duyurabileceğime inanıyordum, bunu biliyordum. Tek inandığım şey buydu. Ve insanların gözyaşlarını kurutmaktı. Onlara çocukluklarını geri veremezdim. Fakat elimden ne gelirse yapmak benim için çok büyük vicdani bir şeydi."
Kitap - Konuk - Kahve'nin konuğu Nilay Örnek: “Herkes cinnetini başkasında geçiriyor. Bir sıkışmışlık var. İçimize sindiremediğimiz bir sıkışmışlık. Bir bedel ödüyoruz ama bu bedel bizim yaptığımızın bir şeyin karşılığı değil. Yapmadığımız bir şeyin, şeylerin vergisini ödüyoruz. Ödedikçe de bitmiyor, ilerisi görünmüyor. İş yerinde sinirlenip evde karısını döven korkak adamlar misali, hemen her birimiz cinnetimizi başkasında geçiriyoruz.”
Orta Doğu’dan Portreler’de bu hafta Halepli Ala Seyyid konuğumuz. Seyyid, Halep’i savaş döneminde terk etmeyen; yangın yerlerinden, enkaz altındaki evlerden, yıkılmış kütüphanelerden belgeleri, kitapları toplayan isimlerden biri.
Mahir Ünsal Eriş anlatıyor: "Her şey sınıfsaldır. Bütün kavgalarımız, dünyaya bakışımız, hayatı yaşayışımız, ilişkilerimiz, aşklarımız, evliliklerimiz, çocuklarımız, onlarla nasıl ilişki kurduğumuz, okuduğumuz okullar-kitaplar, dinlediğimiz müzikler her şey sınıfsaldır. Çünkü insan maalesef bir sınıfın mensubudur ve sınıfının diliyle konuşur, sınıfının aklıyla düşünür, sınıfının karnıyla acıkır ve sınıfının hırsıyla doyar..."
“Sadece hayat zorken değil, her zaman kullanılması gereken pratiklerdir. Bir insan evine ekmek bile götüremezken bu bunun ne işine yarar? Şimdi bir kere hepimiz aynı sorunları yaşıyoruz. Benim de çok büyük ekonomik sıkıntılar çektiğim oldu hayatımda. Ve o noktada zihinsel tavrın işleri daha da zorlaştırabilir veya sana daha az sorun çıkarabilir. Zihin eğitimi her şey yolundayken, paran da cebindeyken, sağlığında iyiyken yapacağın bir lüks tüketim maddesi değildir."
Mine Söğüt anlatıyor: “İsterseniz cinsel ahlaka bakın, siyasi ahlaka bakın, toplumsal ahlak, ekonomik ahlak, savaş ahlakı…bunların hepsinin içi çok boş olan ve aslında samimi bir ahlak tarifi yaptığımız zaman, ahlaksızlığı tarif eden, ahlaksızlığı rasyonelleştiren bir yapı olduğunu görüyoruz.”
Nasipse Adayız’ bu yüzden bir politik hiciv olmaktan öte, dediğin gibi, tam olarak bir insanın kendinden nasıl utandığının filmidir, kendine nasıl öfkelendiğinin, kendine nasıl yakıştıramadığını anlattığı bir filmdir…”
“Suçu işleyen ne kadar büyükse ve güçlüyse suçun cezası o kadar az oluyor. Mesela savaşlara bak, katliamlara bak, soykırımlara bak, çocuklara karşı işlenen genelde dünyadaki suçlara bak, açlık, devletlerin, büyük şirketlerin işlediği suçlara bak… Gücü ve imtiyazı elinde bulunduran grupların işlediği suçlar genellikle cezasız kalıyor ya da yıllar sonra ortaya çıkıyor.”