En pratik bolonez sos

İşin bir de olabildiğince dengeli beslenme kısmı var, hiç değilse biraz protein, biraz sebze olsun, sağlıklı, lezzetli ve doyurucu olsun diye de düşünüyor insan. Yoksa ne olacak çocuğa her gün kızarmış tavukla patates yedirmek de mümkün, ama o da sağlıklı olmaz ki.

Benim bu konuda bulduğum çözümlerden birisi, bolonez soslu makarna. İçinde hem kıyma var, hem çeşitli sebzeler var, makarnayı sevmeyen çocuğa da neredeyse hiç rastlamadım. Hakkını vererek yapacağınız bir bolonez sosun pişirmesi biraz zaman alır, ama bunun da iki alternatifi var, birincisi daha kısa pişirmeli bir tarif bulmak, ikincisi ise bolonez sosu geniş bir vakitte fazlaca yapıp, soğuduktan sonra kilitli buzdolabı poşetlerine alarak buzluğa atmak. Ben zaman zaman ikinci planı uyguluyorum, gerçekten çok faydasını görüyorum.

Bolonez soslu makarna yaptığımız zaman genellikle spagetti kullanırız değil mi? Restoranlarda da görürüz, spagetti bolonez veya bolonez soslu spagetti diye... Aslında komik olan şey, dünyanın her tarafına yayılmış olan bu yemeğin, adını aldığı Bolonya şehrinde var olmaması, hatta bu durum tüm İtalya için bile geçerli sayılabilir. İtalyanlar yemekleri konusunda çok hassastır, onların görüşüne göre bu yemek orijinal bir İtalyan tarifi bile değil, örneğin en basitinden bu sos için spagetti değil, tagliatelle, pappardelle gibi daha geniş yüzeyli veya penne ve rigatoni gibi içi boş şekilli makarnaları kullanmayı tercih ederler. Ne fark eder demeyin, her sos, yoğunluğuna göre farklı tür makarnaya daha iyi tutunuyor, mesele oradan kaynaklanıyor.

Orijinal bolonez sosunu araştırdığınızda, ilk olarak 1800'lerin sonunda bir kitapta yer aldığı ve içerisinde domates bulunmadığı görülüyor. Ancak günümüzde bu sosun tariflerinde, kaynakçaya göre ufak farklar olabilmekle birlikte genellikle geleneksel tarifler mutlaka dana kıyma, domuz pancetta, soğan, havuç, kereviz sapı, domates, et suyu, beyaz şarap, süt, tuz ve karabiber içerir.

Bir de işin ragu kısmı var, o daha yoğun, parça etlerle yapılan bir sos, onu da biraz daha havalar soğuyunca yazacağım, çünkü yoğun ve ağır bir sos, ama bir kaç haftaya mutlaka sizlere kendisini tanıtacağım.

Pratik tarifle bolonez sosunu yarım saatte hazır edebilirsiniz, uzun pişen sos için gerekli farkları da size yazacağım, onu yaparsanız tavsiyem en az iki üç katını büyük bir tencerede pişirip 300-400 gramlık porsiyonlar halinde buzluğa atmanız, böylece 3-4 defa kullanacak sosunuz olacak.

Malzemeler (4 kişilik):

-2 yemek kaşığı zeytinyağı

-400 gr dana kıyma

-1 büyük soğan

-1 büyük havuç

-1 sap kereviz

-1 yemek kaşığı domates salçası

-400 gr domates rendesi (konserve de olabilir)

-100 ml kırmızı şarap (isteğe bağlı)

-200 ml et suyu (uzun pişen tarifte)

-50 ml süt

-tuz, taze çekilmiş karabiber, defne yaprağı

Öncelikle sebzeleri, yani soğan kereviz sağı ve havucu incecik küpler halinde doğrayın. Eğer zamanınız darsa bir blender ile de doğramak mümkün. Büyük bir tencerede zeytinyağını ısıtın ve sebzeleri içine atın. Bol bol çevirerek 4-5 dakika soteleyin.

İçerisine kıymayı ekleyin, tahta kaşıkla parçaları ufaltın. İyice renk alana kadar kıymayı kavurun. Bu aşamada, kullanacaksanız kırmızı (isterseniz beyaz da olur) şarabı ekleyin. Bu arada bir not, yemeklere alkollü bir içki eklediğiniz zaman, özellikle daha yüksek alkollü konyak gibi bir ürün kullanılan tariflerde, içkiyi eklerken kafanızı her zaman geride tutun, çünkü alkolün alev alıp yüzünüzdeki bilimum tüy türevlerini yakma potansiyeli olabilir.

Güvenlikle ilgili notumuzdan sonra, şarabımızın alkolü bir kaç saniye içinde buharlaşıp uçtuktan sonra, önce domates salçasını ekleyip 2 dakika kavurun. Sonrasında domates rendesini, tuz karabiber ve defne yaprağını da ekleyip yarım saat pişirin, son beş dakikada sütü ekleyip karıştırın. Son olarak tadına bakıp tuz ve karabiber ihtiyacı varsa tamamlayıp tercih edeceğiniz makarna ile servis yapın.

Uzun pişen versiyonunu yapacaksanız, domates rendesini de ekledikten sonra et suyunu ekleyip (et suyu yoksa tavuk suyu, sebze suyu, hatta sadece su ekleyebilirsiniz) kapağı kapalı şekilde 2 saat hafif ateşte pişirin, ara sıra karıştırın. Sonrasında kapağını açın, hafif ateşte bir saat daha pişirin. En son altını kapatmadan 5 dakika önce sütü ekleyin, tuzunu ve karabiberini kontrol edin.

Dilediğiniz makarna ile servis yapabilirsiniz. Eğer varsa parmesan rendesi de serpmeyi unutmayın.

Keyifli bir pazar günü dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar