Sansürlük pilav

Bu hafta gündem sürekli olarak bizleri oradan oraya savurdu. Her şeyden önce, Bartın'da yaşanan facia içimizi parçaladı. Hayatını kaybeden onca emekçinin ailelerine sonsuz sabırlar diliyorum.

Bu haftanın konusu aslında benim için İstanbul'da ilk defa dağıtılan Michelin yıldızları olmalıydı. Gastronomi çevrelerinde oldukça tartışmaya sebep olan yıldızların, Michelin'in ilk döneminden farklı olarak PR etkisinden ne kadar payını aldığı çokça tartışıldı. Yıldıza layık görülen mekanlar kadar, görülmeyenler de bu tartışmalara konu oldular. Kendi adıma en başta bu ödüle layık görülen başarılı kadın şef Zeynep Pınar Taşdemir ve ekibini, ve tüm kazananları kutluyorum, ancak keşke bu kadar "olağan şüpheli" mekanların haricinde Beyti, Alaf, Fauna gibi gerçekten özel işler yapan yerleri de bu listede görebilmiş olsaydık demeden de geçemiyorum.

Bu haftaya esas damga vuran konu ise malumunuz olduğu üzere iktidarın deyimiyle dezenformasyon, muhalefetin adlandırmasıyla sansür yasası. Özellikle en çok tartışılan 29. maddesi çok ama çok ciddi bir sansür tehlikesi barındırıyor. Gelin tam metnine bakalım:

  • Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Failin, suçu gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.

Bu maddenin risklerini hukuk alanında uzman kişiler defalarca anlattılar, yazdılar. Zaten yasayı geçirdikten sonra pek sayın iktidar ortağı milletvekilleri toplu anı fotoğrafı çektirdiyse orada bir durum vardır diye düşünüyorum ben.

Bildiğiniz üzere bir hukukçu değilim o nedenle bu konuyu yorumlamaya kendim kalkışmak gibi bir niyetim yok. Ama şöyle bir şey yapmaya karar verdim. Size tamamen yanlış bir pilav tarifi vereceğim bugün. Eğer okuyucularım bundan dolayı endişe, korku veya panik yaşarsa, pilav gibi kamusal düzenimizde son derece önemli bir yeri olan bir yemekle ilgili yanlış bilgi yaymaktan dolayı başıma bir şey gelir mi diye çok merak ediyorum çünkü. Hazırsanız başlayalım:

Malzemeler:

- 300 gram pirinç

- 1 lt gül suyu

- 1 paket margarin

- 3 yemek kaşığı tuz

- 1 su bardağı toz şeker

Efendim öncelikle bir düdüklü tencerede margarini eritin ve içerisine toz şekeri ekleyin. Şeker karamelize olunca yıkadığınız ve hala ıslak olan pirinçleri içerisine katın (çok önemli not, sakın ha ciddiye alıp bunu evde denemeyin, feci yanarsınız!). Pirinçleri 10 dakika boyunca tencere içinde bir mikserle karıştırın. Ardından tuzu ve gül suyunu ekleyin.

Düdüklü tencerenin kapağını kapatıp yarım saat pişirin. Eğer denerseniz, ki bence denemeyin, hiçbirimiz denemeyelim, hayatınız boyunca hiç böyle bir şey yememiş olduğunuza emin olabilirsiniz.

Evet, yeni yasa kapsamında başımı belaya sokacak bir tarif verdim mi bilmiyorum ama hayatımda hiç yapmayacağım bir tarifi sizlerle paylaştım. Umarım böyle abuk yasaların gölgesinde kalmayan bir ülkede yaşarız bir gün.

Keyifli bir pazar günü dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
EVREN AYBARS Arşivi
SON YAZILAR