TEZCAN KARAKUŞ CANDAN
Barut İni’nden bilgi denizine: Yenişehir’de bir Cumhuriyet belleği
Yerel yöneticiler genellikle hızlı hareket etmek, kısa sürede sonuç almak ister. Pek çok belediye başkanı için beş yıllık seçim dönemi, uzun erimli projeler açısından “beklemeye değmez” bir zaman aralığıdır. Geleceğe yapılan yatırımlar çoğu zaman vakit kaybı olarak görülür.
Oysa Akdeniz’de, sırtını Kurtuluş Savaşı’nın o çetin günlerinde Kuvayı Milliye’nin barut ihtiyacını karşılayan Barut İni Mağarası’nın kadim sessizliğine yaslamış, oradan aldığı dirençle ovaya ve denize uzanan genç bir belediye, bu anlayışa karşı duran, ezber bozan bir yol açıyor. Mersin Yenişehir Belediyesi, seçim vaatleri arasına aldığı erken çocukluk döneminde beceri temelli eğitim modeli ile Türkiye’ye örnek olabilecek bir çalışmayı sessiz sedasız büyütüyor. Geçmişte bağımsızlık için "barut" üreten bu topraklar, bugün aydınlık bir gelecek için "bilgi" ve "bellek" üretiyor.
Belleği çağıran bir davet
Hafta sonu bellek söyleşileri için davet edildiğim Yenişehir, kent üzerine belleği çağıran ve onu yeniden üretmeye çalışan yaklaşımıyla karşıladı beni. Gazeteci Devrim Hacısalihoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşiler, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurarken; Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, kentin dışarıdan nasıl göründüğünü katılımcı bir yaklaşımla tartışmaya açıyordu. Cumhuriyet’in yeni hikâyelerinin Yenişehir’de yazılabileceğinin ve büyüyeceğinin farkındaydı.
Yıkılan Başkent, inşa edilen Yenişehir
Kamucu bir anlayışla inşa edilen ve deprem döneminde binlerce insana ev sahipliği yapan belediye misafirhanesinden Ata Tenis Tesisleri’ne doğru yola çıktık. Tenis kortlarının içinden geçen bu yolculukta, Ankara’da tescilli kültür varlığı olma aşamasındayken yıkılan 19 Mayıs Stadyumu ve ardından Ankara Tenis Kulübü dolaştı zihnimde.
Başkent’te Cumhuriyet’in biricik mekânları birer birer yok edilirken, Mersin’in Yenişehir’inde bu belleğin yeniden mekânsallaşmasının adıydı Ata Tenis Kulübü. Tesislere gönlünü vermiş Ahmet Uygun’un anlattığı 19 Mayıs Tenis Turnuvası, farkında olunsa da olunmasa da Wimbledon belleğini Yenişehir’e çağırıyordu. Ata Tenis Yerleşkesi; sporun, sağlıklı bedenin ve sağlıklı toplum fikrinin Cumhuriyet’ten bugüne taşınan politik hafızasıydı.
Bilgiyle ve oyunla kurulan gelecek
Ata Tenis Tesisleri’nden sonra, 2026’nın ilk aylarında halkla buluşacak Leyla Kürk Kent Kütüphanesi’ne ve yapımı süren Oyuncak Müzesi’ne uğradık. Sunay Akın’ın fikri desteğiyle şekillenen Oyuncak Müzesi, Cumhuriyet’in çocuğa verdiği değerin mekânsal belleğini bugüne çağırıyordu.
Çocuk bir cihandır
Ardından Yenişehir Belediye Akademisi ve Bebek Gelişim Merkezi’ne girdik. Kapıda Atatürk’ün çocuklara yeni Latin harflerini öğrettiği anıt ve şu söz karşıladı bizi: “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.”
İşte Abdullah Özyiğit’in seçim meydanlarında sözünü verdiği erken çocukluk döneminde beceri temelli eğitim modeli tam da burada hayat bulmuştu. Sıfır yaştan sekiz yaşa kadar çocukların yaparak öğrenmesini esas alan, bilimsel ölçme ve değerlendirmelerle ilerleyen bu modelin anlatıcısı Raif Çakmak Hoca’yı görmeliydiniz.
Köy Enstitüsünün hayat bulduğu yerlerden biri olan Beşikdüzülü bir eğitimci olarak anlattığı her cümlede, ezberci ve sürekli değişen müfredatlar arasında savrulan çocuklar için alternatif bir yolun mümkün olduğunu yeniden hatırlatıyordu. “Biz çocukların potansiyeline inanıyoruz; onları açığa çıkarmaya çalışıyoruz” derken, Beşikdüzü’nde Köy Enstitüsü’nün hikâyesiyle büyüdüğünü gösteriyor, çocukluğunun Cumhuriyet hikâyelerini çağırıyordu
Bu proje, Cumhuriyet’in “Çocuk bir cihandır” diyerek çocuğa yüklediği anlamın bugünkü karşılığıydı. Anne karnından ilkokul sonuna kadar uzanan bu yolculukta Yenişehir Belediyesi, Beceri Temelli Eğitim Merkezi (BETEM) ile çocuğa nefes alacak bir alan açıyordu.
Geleceği hak eden bir belediye
İklim değişikliği, yeşil bina projeleri ve kamucu yaklaşımıyla Yenişehir Belediyesi, sağlıklı bir toplumun ancak sağlıklı projelerle mümkün olabileceğine inanıyor. Toros Dağları’nın eteğinde, Kurtuluş Savaşı’nda Kuvayı Milliye’ci kahramanların barut yapımına mekân olan Barut İni Mağarası’nın tarihine yaslanan bu kent belleğiyle, eğitimiyle ve çocuklara açtığı alanlarla, adanmış kadrolarıyla görülmeyi, büyütülmeyi ve örnek alınmayı hak ediyor.
2026 yılının geçmişle gelecek arasında belleğin değerini kavrayan ve dahası onu koruyan ve çağıran bir yıl olması dileğiyle. Sağlıklı ve adaletli yıllar olsun.
Zamanın büküldüğü yerde mekânın dilsiz tanıklığı: Köy Enstitüleri
13 Nisan 2026 Pazartesi 06:45“Allah’ın dağında” duvarlara sinmiş akademi: Üniversite Apartmanı
06 Nisan 2026 Pazartesi 00:20Kumaşa işlenen ışık: Ertuğ Pasajı’nda Zeki Müren’in payet ustası
30 Mart 2026 Pazartesi 00:15Ankara’da bir mikrokozmos: Mutlu Apartmanı
23 Mart 2026 Pazartesi 00:10Kumaşın mimarları: Ankara pasajlarında terzilerin suskun makasları
16 Mart 2026 Pazartesi 00:01Kırım’dan Başkent’e bir göçün izleri: Missuri Kuru Temizleme
09 Mart 2026 Pazartesi 00:15Direnen bellek: Sarkis Margosyan’dan Dilara’ya kasketin ilmekleri
02 Mart 2026 Pazartesi 00:20Deliller Tepesi’nden kent hafızasına: Mintrak’ın onurlu duruşu
23 Şubat 2026 Pazartesi 00:15Ankara'da hafıza kırımı: Mavi Apartman
16 Şubat 2026 Pazartesi 00:10Bakır ölmez, ama usta kalmadı: Fahrettin Usta’nın hafıza kalayı
09 Şubat 2026 Pazartesi 00:10