TEZCAN KARAKUŞ CANDAN
Kırım’dan Başkent’e bir göçün izleri: Missuri Kuru Temizleme
Ankara’nın tarihi, başkentlik kimliği ile çoğu zaman anıtsal yapılar ve resmi kurumlar üzerinden anlatılır. Ama bir o kadar da başkentin içerisinde yaşayanlarının gerçek hikâyesi küçük dükkânların içinde sessizce sürer gider. Bu hikâyeler bir hazine gibi keşfedilmeyi dahası desteklenmeyi bekler. Bu keşif aynı zamanda belleğin yeniden keşfi ve görünür kılınmasının kendisi ve bellek avcılığıdır aynı zamanda. Bir kentin geçmişi bir yerden bir yere göç edişi, yitirilen değerler, kaybolmaya yüz tutmuş meslekler, unutulan esnaf geleneği, insanlar ve döneme iz bırakan olaylar bu bellek avcılığında sizinle konuşmaya başlar.
Bir zamanlar herkesin uğrak yeri olan pasajlar, işhanları, çarşılar, büyükşehrin kalabalıkları içerisinde yalnızlığına rağmen sessizce varlığını sürdürür. Uğradığınızda açılan her kapı yitirdiğimiz değerleri hatırlatır. Bellek avcılığı bir anda bilinçli bir zaman yolculuğuna dönüşür.
İşte bu bellek avcılığında Kavaklıderem Derneği Başkanı Halil Yurtkuran’ın yazsan ne iyi olur dediği, 78 yıldır kesintisiz kuru temizleme işini sürdüren Missuri Kuru Temizleme’ye doğru bir bellek yolculuğuna çıktık.

Kavaklıdere’de Tunalı Hilmi’nin hıncahınç dolu kaldırımlarının içinde 99 numarada bulunan Ganioğlu Pasajı’nın içerisine girdiğimizde, daracık koridorun sonunda, sessizce varlığını sürdüren Missuri Kuru Temizleme karşıladı bizi.
Bugün bir dükkân gibi görünse de, Ankara’nın yaklaşık seksen yıllık hikâyesini, geçmişini taşıyan ağır bir bellek mekândır Missuri...
Bu hikâye, sadece bir esnafın ticari hikâyesini anlatmaz bize. Bu dükkân içerisinde Kırım’dan başlayan, Balkanlar’dan geçen ve Ankara’nın bir köyünde mola verip yerleşik hayata geçen bir göç ve zamana tutunanlarının hikâyesini anlatır aynı zamanda.
Kırım’dan Memlik’e, Memlik’ten Ankara’ya
Missuri Kuru Temizleme’nin kurucusu Hikmet Toktar’ın ailesi Kırım Tatarı’dır. Kırım’dan ayrılmak zorunda kalıp önce Balkanlar’a ardından Anadolu’ya gelir. Ankara’nın kuzeyindeki küçük bir köy olan Memlük daha sonra ismi Memlik olan bu köy bu göçmenlerin yerleştiği yerlerden biridir.
Hikmet Toktar’ın altı çocuğundan biri olan Orhan Toktar bu süreci şöyle anlatır: “Bizimkiler önce Romanya’ya oradan da Anadolu’ya geçerler. O zaman Atatürk’ün isteğiyle Ankara’da Memlik köyüne yerleşirler”

Memlik Köyü bugün Yenimahalle İlçesine bağlı bir mahalle. Köyün tarihi çok daha eskilere uzanır. Köyün merkezinde yer alan 14. ve 15. yüzyıllara uzanan bir derviş geleneğinin izlerini taşıyan Abalı Baba Türbesi ile Kırım Tatarları hemhal olur. Kızılay’a 1 saatlik uzaklıkta inanç ve göçün bir aradalığının mekânı olan Memlik bir mahalleden öte, Anadolu’nun uzun tarihinin kesiştiği bir yer.
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Ankara Başkent olurken, Memlik gibi köyler de tarımla geçinen ailelerin çocukları köyden şehre göçer; kimi memur olur, kimi zanaatkâr, kimi de esnaf.
Missuri Kuru Temizleme’nin kurucusu Hikmet Toktar işte bu kuşağın temsilcilerinden biridir.
İki kültürün Ulus’ta deneyimlediği zanaat
Hikmet Toktar köyünden Ankara’ya rızkını çıkarmaya geldiğinde Cumhuriyet’in ilk yıllarıdır. Harp Okulu’nu kazanmış bu gence, maliyeci olan babası “Okulu boş ver esnaflığa atıl, ben evi idare ederim” demiş. Hikmet önce Ankara halinde çalışmaya başlar ama oralarda başka iş bakmaya da devam eder. Hikmet çalışkandır, görenler hemen anlar. Mısır’dan Ankara’ya gelen kuru temizlemeci olan herkesin “Arap Salih” dediği usta, Hikmet’i yanına alır. Kırım’dan Türkiye’ye uzanan hikâyesinde Hikmet, başka bir göç içerisinde Salih Usta’dan kuru temizleme mesleğini öğrenir. Bu meslek o yıllarda Ankara’da henüz yaygın değildir. Ama Başkent büyüdükçe yeni ihtiyaçlar doğacak, kente yeni misafirler, sakinler gelecekti.
Hikmet Toktar Salih Usta’dan işi öğrenip ustalaşınca 1948 yılında Kavaklıdere’de bir dükkân açar. Missuri’nin hikâyesi de burada başlar. Türkiye ile Amerika’nın diplomatik ilişkileri yeni bir döneme girerken 1946 yılında İstanbul’a gelen ABD donanmasından Missuri Zırhlısı’ndan adını alan dükkân dönemin ruhunu yansıtan bir ize dönüşür.

O yıllarda Kavaklıdere üzüm bağları ile birlikte iki katlı bağ evlerinin olduğu apartmanlaşmaların yeni başladığı, ağaçlı yolların, küçük bahçelerin ve derenin aktığı bir mahalleydi. Ama aynı zamanda evrensel bir değer ile dünyaya açılan bir kapının da eşiğiydi. Ulus’tan Çankaya’ya uzanan Cumhuriyet’in temsil aksı Atatürk Bulvarı üzerinde ve çevresinde şekillenen büyükelçiliklerin komşusu olarak uluslararası bir mahalle özelliğini kuruluşundan bugüne taşıyan biricik mahalle Kavaklıdere.
İşte böyle bir dönemde Missuri Kuru Temizleme de bu çok kültürlü hayatın parçası olur. Elçiliklerin kuru temizleme işleri bu dükkâna gelir.
Siyasetin ve kültürün uğrak noktası
Yıllar geçtikçe Kavaklıdere ve Tunalı Hilmi Caddesi her yaştan insanların, aydınların, sanatçıların, siyasetçilerin, bilim insanlarının uğrak yeri, oturduğu, anı biriktirdiği yer haline gelir. Missuri böyle bir dönemde yalnızca diplomatların değil, Ankara’nın siyasal ve entelektüel çevresinin de uğrak yeri olur.
Süleyman Demirel’in, Erdal İnönü’nün, Mümtaz Soysal’ın, Alpay’ın, Halil İnalcık’ın, Ekrem Akurgal’ın, Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinin kıyafetleri de bu dükkândan geçer.
Kavaklıdere’deki bankalar ve kurumlar Missuri’nin müşterileridir. Vakıfbank ve İş Bankası Genel Müdürlükleri’nden her gün yüzlerce parça çamaşır temizlenmek için gelir.
Dükkân o yıllarda arı gibi çalışırdı. Bir zamanlar günde 150-200 parça iş gelen Missuri’ye şimdi 10-15 parça iş gelmeye başlar. O zamanlarda üç şubede 12 çalışanı olan dükkânda, şimdilerde sessizlik hâkim. O tarihi dükkânda babasından devraldığı ustalığı Şimdi Orhan Toktar üstlenmiş. Orhan Usta 1952 doğumlu 12 yaşında babasının yanında başlamış kuru temizleme işine. 61 yıldır bu dükkânda itinayla kıyafetleri temizliyor. “Ben tek başımayım, emekliyim, burada daha çok vakit geçiriyorum. Çırak da yetişmiyor. Oğlum okudu ama hazır dükkân var dedim oğlumu da diğer şubeye aldım ama ben burayı seviyorum” derken dükkândan çok o sokağa çıktıkça tanıdığı, karşılaştığı anı biriktirdiği mekânları ve insanları sevdiğini ifade ediyor.
Kavaklıdere’nin kaybolan mahalle kültürü
Missuri’nin hikâyesi aynı zamanda Kavaklıdere’nin dönüşüm hikâyesi. Bir zamanlar bu semtte insanlar yaşardı. Akşamları sinemalara gidilir, pastanelerde buluşulur, mahalle esnafı birbirini tanırdı. Flamingo Pastanesi, Milka Pastanesi, Lale Sineması, Akün Sineması, Kavaklıdere Sineması… Bunlar bir hayat tarzının unutulmaz mekânlarıydı. Sokaklarda gazeteciler, aydınlar, siyasetçiler, sanatçılar dolaşır, Kavaklıdere Milliyet, Hürriyet, Sabah, Tercüman gazete binalarıyla halka ulaştırılan haberlerin mutfağı olurdu.
Bugün o mekânların çoğu yok. Gazeteler plazalara taşınırken, mahallede her gün bir apartman yıkımı, bir ağacın sökümü, bir komşunun taşınması can yakıyor. Evler işyerlerine dönüştü.
Bir esnaf kültürünün son tanıkları
Missuri’de konuşurken Missuri yazan askılarla birlikte asılı kalan şey çamaşırlardan çok zamanın ağırlığı ile asılı kalma halidir.
Bir zamanlar çırakların yetiştiği, ustaların meslek öğrettiği esnaf kültürü artık yok denecek kadar az. “Çırak bulamıyoruz, biz artık uzatmaları oynuyoruz.” diyor Orhan Usta. İşte bu cümle yitip gitmeye yüz tutmuş kadim mesleklerin ve ustaların ortak feryadı… Belki duyulur diye söylemekten asla vazgeçmiyorlar.
Kentin belleği: Küçük dükkânlarda saklı büyük hazineler
Missuri Kuru Temizleme’nin kapısından içeri girildiğinde Kırım’dan Memlik’e uzanan göçün izleri, Ankara’nın çok kültürlü atmosferi, yok olmaya yüz tutmuş kadim meslekler ve bugün hızla dönüşen Kavaklıdere’nin hikâyesi aynı anda duyulur.
Her şey değişirken 80 yıla yaklaşan tanıklığı ile Missuri Kuru Temizleme babadan oğula geçen bir bellek bekçisidir Kavaklıdere’de. İşte bu yüzden bir kentin belleğine yolculuğa çıkılacaksa, o yolculukta yıllarını bu kente veren ve inatla direnen küçük dükkânların hafızasını görünür kılmak ve yaşatmak sorumluluğumuz.
Direnen bellek: Sarkis Margosyan’dan Dilara’ya kasketin ilmekleri
02 Mart 2026 Pazartesi 00:20Deliller Tepesi’nden kent hafızasına: Mintrak’ın onurlu duruşu
23 Şubat 2026 Pazartesi 00:15Ankara'da hafıza kırımı: Mavi Apartman
16 Şubat 2026 Pazartesi 00:10Bakır ölmez, ama usta kalmadı: Fahrettin Usta’nın hafıza kalayı
09 Şubat 2026 Pazartesi 00:10Kalenin öte yüzünde bir hafıza mekânı: Doğuş Simit Fırını
02 Şubat 2026 Pazartesi 00:10Ahşabın kokusuna sevdalı Ankara’nın Aleko Ustası
26 Ocak 2026 Pazartesi 00:10Ankara’nın kırık kalbi: Küçük Evler Çarşısı
19 Ocak 2026 Pazartesi 00:15Ankara Kafkas Ihlamuru’nu ve Sevgi Soysal Evi’ni koruyacak mı?
12 Ocak 2026 Pazartesi 00:25Etlik’te kasa kasa rant istifi ve Ankara’nın geleceği
05 Ocak 2026 Pazartesi 08:07Yeni yıl: Vazgeçmediğimizin kanıtı
01 Ocak 2026 Perşembe 00:55