3. Dünya Savaşı, Gül-Erdoğan görüşmesi, Bahçeli'nin Sinan Ateş korkusu
Sinan Ateş cinayeti, Bahçeli’nin hiç hoşuna gitmedi. Cinayetin ardından siyasetin de çok hoşlandığı komplo teorileri devreye sokuldu.
Sinan Ateş cinayeti, Bahçeli’nin hiç hoşuna gitmedi. Cinayetin ardından siyasetin de çok hoşlandığı komplo teorileri devreye sokuldu.
Fiyatların "yoksul Türkiye'yi" kasıp kavurduğu bir ortamda emekliye yüzde 25 zam verilecek. Refah payı ödenmeyecek.
.
Google ve Meta’dan Türkiye’deki medya sektörüne her yıl milyon dolarlar aktarılabilir. Ancak öncelikle bu dijital telifin yasal altyapısının hazır olması lazım.
En zengin gelir grubunda, devletin kaçırılmasına müsamaha gösterdiği vergi miktarı, toplananın 2 katından fazla. Kaçırılan miktar 65 – 70 milyar dolar!
Atık teknolojisine yatırım, çöpkaparlar, deniz süpürgeleri… Prof. Gündoğdu’ya göre yerel yönetimler, pahalı projelere ve yeşil yıkamaya başvuracağına çeşme suyunu içilebilir hale getirmekten depozitolu satışa, çok daha etkili çareler sunmalı.
.
.
Bir devlet düşünün engelli vatandaşının rahatına ve huzuruna göz dikmiş. Zaten zar zor ayakta kalmaya çalışıyor, hayata tutunmaya çalışıyor...
Dokunarak, hissederek, hislenerek atarsınız adımlarınızı. Her kentin bir hikâyesi vardır. Her hikaye yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir cevher gibidir.
Yolunuz düşerse Taşköprü'nün meşhur sarımsaklarını almadan geçmeyin elbette. Aklınızda olsun, yol kenarında satanlar merkezde satılanlardan bayağı daha pahalı.
Doların bekleyecek vakti var. Doları getirip Türkiye'de tahvil, bono alanlar, mevduata yatıranlar bir süre daha reel kazanç elde etmeye devam edecek.
Şimdi sorumuza geri dönelim, “hiç nedir hiç?”. Yanıtını verelim: Hiç, son dönemin moda kavramları değişimdir, normalleşmedir…
Erdoğan bir kere daha çok bilinmeyenli bir denklemi soğukkanlı bir şekilde çözmeye çalışıyor. Ama bu sefer önemli açmazlarla karşı karşıya.
CHP’li hassas sosyal medya hesaplarından linç yeme pahasına “mesele minibüs değil” demek istiyorum. Mesele katılımcı demokrasinin işlerlik kazanamamış olması...
Enflasyonla mücadele derken bir bakıma Nebati ile Şimşek aynı şeyi yaptılar. Biri içerdeki döviz sahibine, diğeri dışardaki döviz sahibine ödeme yaptı.
Erdoğan'ın normalleşme süreci olarak yaptığı şey tam da bu: Seçim hezimetini ölçmek, muhalefetin tavrını anlamak ve ekonomi yönetimine nefes aldırmak.
2020 yılında hırsızlıkla kayıtlara giren 50 bin çocuktan en az yüzde 30’u 2028 yılından itibaren yetişkinlerin suç kayıtlarında boy gösterecek.
.
.
.
.
.
.
.
.
Güvenilen dağlara yağan yoğun kar, bize bir kez daha gösterdi ki AKP’nin en büyük şansının, her zaman parçalanmaya aday bir muhalefetin varlığı...
Savcılığın daha soruşturmanın başında yaptığı hatalarından biri Çetin Gören ve Halil Arslantaş’ın FETÖ/PYD dosyasını ayırmasıydı.
.
.
.
.
.
.
.
Yeni enerji şirketleri kaybettirirken, eskiler neden kazandırıyor? Çünkü... Pazardan domates alırken bile seçiyoruz, ama hisse alırken -dolaşıma sokulan- spekülatif hikayeler etkili oluyor.
Penne all'Arrabbiata bugünkü tarifimiz. Acı seviyorsanız bayılacağınız ve çok uygun maliyetli bir yemek. Dışarıdan sipariş vermek isterseniz temiz 200-250 lira mertebesine uzanan bu yemeği porsiyon başına en fazla 40-50 liraya mal edebilirsiniz, o da organik domates falan kullanırsanız. Hazırlaması da 20 dakika sürüyor.
Her şeyde olduğu gibi, siyasetteki tartışmalar da hep yanlış yönde gidiyor, çünkü memleketin normali yok. Olmayan bu normal, AKP iktidarı döneminde iyice yok oldu. Bu nedenle politik olsun olmasın bir mesele ile karşılaşıldığı zaman ne yapılması ya da ne düşünülmesi gerektiğini bilemiyoruz, çünkü karşılaştırabileceğimiz bir normal yok.
.
Sık sık tekrarlanan bir tespittir, siyasetin boşluk kaldırmayacağı. Siyasette boşluk olup olmadığını anlamanın da kısa ve somut sonuç elde edecek bir yolu yoktur. Deneme yanılma yöntemiyle bunu tespit etmek belki mümkün olabilir. Bu nedenle şu anda Türkiye’de kurulu bulunan siyasi parti sayısı 144’u buldu. Denenecek.
Halka arzlar tüm hızıyla sürerken, milyonlarca küçük yatırımcıyı borsaya çekmeye devam ediyor.
Neyse bu güzel pazar günü nihayet o meşhur futbol ligimizi bitiriyoruz, kim şampiyonluğa ulaşacak bir kaç saat içinde belli olacak. Ben eskiden futbolla ilgilenirdim ve o zaman tuttuğum takım Galatasaray.
Platformlar Türkiye’de de habere kaynak aktarmaya ikna edilirse bundan en çok kim kazanç elde edecek? TRT ve AA gibi kamu yayıncıları mı? Ya da Avustralya’da olduğu gibi hali hazırda medya devi olan iktidarla yakın ilişkiler içindeki holdingler mi?
Ankara’nın bağrına saplanan, tarihi EGO hangarlarını yıkarak yükselen Merkez Ankara projesi bir kent kırımıdır. Atatürk Kültür Merkezi alanlarını Millet Bahçesi adı altında ranta tahvil eden, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin yeşil sürekliliğini boğazlayan, kentin nefesini tıkayan, bir kent kırımı hatta başkent kırımıdır Merkez Ankara.
Daha İliç-Çöpler Faciasının üzerinden üç ay geçti. 5 işçinin bedeni hala liç yığınının altında. Türkiye’de köşe başlarını tutmuş Kanadalı karteller ve yerli işbirlikçileri altın madenciliğinin aslında zararsız olduğunu anlatma telaşına düştüler.
Selman Nacar’ın İki Şafak Arasında filminden sonra yeni filmi Tereddüt Çizgisi prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yaptıktan sonra 43. İstanbul Film Festivali’nden en iyi yönetmen ve en iyi kadın oyuncu ödülleriyle döndü.
Piyasacı korteji, bando, çelenkli karşılama kıtası yerini aldı. Sıcak para geliyor! Dolara yüzde 30 faiz var. Büyük heyecan! Borsaya girip borsayı zıplatacak, hazine bonosu, tahvil alacak, mevduat yapacak… Allah ne verdiyse artık. %30 – 40 faizle çıkacak. Arada içerdeki teşkilat da eşliğinde nemalanacak. Ne konuştuk? Faiz, getiri, götürü… İş, aş bunun neresinde?
Bir devlet ya da devlet içi krizden söz ediyorsak demek ki ortada homojen bir devlet organizasyonu yok, muhtelif koalisyonlar, ittifaklar var demektir. Ve ortaya çıkan her krizin de bu ittifakların herhangi birinin karşı tarafa hamlesi olarak görülmesi gerekir.