Zengin harcamış, dar gelirli kısmış
.
.
Güvenilen dağlara yağan yoğun kar, bize bir kez daha gösterdi ki AKP’nin en büyük şansının, her zaman parçalanmaya aday bir muhalefetin varlığı...
Savcılığın daha soruşturmanın başında yaptığı hatalarından biri Çetin Gören ve Halil Arslantaş’ın FETÖ/PYD dosyasını ayırmasıydı.
.
.
.
.
.
.
.
Yeni enerji şirketleri kaybettirirken, eskiler neden kazandırıyor? Çünkü... Pazardan domates alırken bile seçiyoruz, ama hisse alırken -dolaşıma sokulan- spekülatif hikayeler etkili oluyor.
Penne all'Arrabbiata bugünkü tarifimiz. Acı seviyorsanız bayılacağınız ve çok uygun maliyetli bir yemek. Dışarıdan sipariş vermek isterseniz temiz 200-250 lira mertebesine uzanan bu yemeği porsiyon başına en fazla 40-50 liraya mal edebilirsiniz, o da organik domates falan kullanırsanız. Hazırlaması da 20 dakika sürüyor.
Her şeyde olduğu gibi, siyasetteki tartışmalar da hep yanlış yönde gidiyor, çünkü memleketin normali yok. Olmayan bu normal, AKP iktidarı döneminde iyice yok oldu. Bu nedenle politik olsun olmasın bir mesele ile karşılaşıldığı zaman ne yapılması ya da ne düşünülmesi gerektiğini bilemiyoruz, çünkü karşılaştırabileceğimiz bir normal yok.
.
Sık sık tekrarlanan bir tespittir, siyasetin boşluk kaldırmayacağı. Siyasette boşluk olup olmadığını anlamanın da kısa ve somut sonuç elde edecek bir yolu yoktur. Deneme yanılma yöntemiyle bunu tespit etmek belki mümkün olabilir. Bu nedenle şu anda Türkiye’de kurulu bulunan siyasi parti sayısı 144’u buldu. Denenecek.
Halka arzlar tüm hızıyla sürerken, milyonlarca küçük yatırımcıyı borsaya çekmeye devam ediyor.
Neyse bu güzel pazar günü nihayet o meşhur futbol ligimizi bitiriyoruz, kim şampiyonluğa ulaşacak bir kaç saat içinde belli olacak. Ben eskiden futbolla ilgilenirdim ve o zaman tuttuğum takım Galatasaray.
Platformlar Türkiye’de de habere kaynak aktarmaya ikna edilirse bundan en çok kim kazanç elde edecek? TRT ve AA gibi kamu yayıncıları mı? Ya da Avustralya’da olduğu gibi hali hazırda medya devi olan iktidarla yakın ilişkiler içindeki holdingler mi?
Ankara’nın bağrına saplanan, tarihi EGO hangarlarını yıkarak yükselen Merkez Ankara projesi bir kent kırımıdır. Atatürk Kültür Merkezi alanlarını Millet Bahçesi adı altında ranta tahvil eden, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin yeşil sürekliliğini boğazlayan, kentin nefesini tıkayan, bir kent kırımı hatta başkent kırımıdır Merkez Ankara.
Daha İliç-Çöpler Faciasının üzerinden üç ay geçti. 5 işçinin bedeni hala liç yığınının altında. Türkiye’de köşe başlarını tutmuş Kanadalı karteller ve yerli işbirlikçileri altın madenciliğinin aslında zararsız olduğunu anlatma telaşına düştüler.
Selman Nacar’ın İki Şafak Arasında filminden sonra yeni filmi Tereddüt Çizgisi prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yaptıktan sonra 43. İstanbul Film Festivali’nden en iyi yönetmen ve en iyi kadın oyuncu ödülleriyle döndü.
Piyasacı korteji, bando, çelenkli karşılama kıtası yerini aldı. Sıcak para geliyor! Dolara yüzde 30 faiz var. Büyük heyecan! Borsaya girip borsayı zıplatacak, hazine bonosu, tahvil alacak, mevduat yapacak… Allah ne verdiyse artık. %30 – 40 faizle çıkacak. Arada içerdeki teşkilat da eşliğinde nemalanacak. Ne konuştuk? Faiz, getiri, götürü… İş, aş bunun neresinde?
Bir devlet ya da devlet içi krizden söz ediyorsak demek ki ortada homojen bir devlet organizasyonu yok, muhtelif koalisyonlar, ittifaklar var demektir. Ve ortaya çıkan her krizin de bu ittifakların herhangi birinin karşı tarafa hamlesi olarak görülmesi gerekir.
Bu toplumsal skimpflasyon dünyasında yaşadıklarımız bireysel falan değildir, benden duymuş olmayın ama tavuk döner sosuna kadar, çiğ köfte maruluna kadar, pilav üzerine her kim icat ettiyse ketçapına kadar her şey politiktir.
Anayasa meselesine ilişkin tartışmayı hemen hemen siyasetin tamamı çok sevdi. O nedenle mesele uzayıp gidiyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kemer sıkma politikaları “tasarruf tedbirleri” olarak açıklanacak. Anayasa tartışmaları arasında umarım arada kaynayıp gitmez.
Radikal’de gazeteciliğe başladığımda, en mutlu olduğum şeylerden biri Celal Başlangıç ile aynı gazetede çalışıyor olmaktı. Kürt köylülerine dışkı yedirilmesi haberi bir simgeydi: Celal Başlangıç, hak haberciliğinin öncüsüydü. İşkencelerin, yargısız infazların, gözaltında kayıpların, emek sömürüsünün karşısında keskin bir kalem, titiz bir muhabir, usta bir röportajcı olarak dikiliyordu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre-Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerini dinleyen komisyon üyeleri, Türkiye’deki siyanürlü altın madenlerinin denetiminde büyük bir boşluk olduğunu gördü.
Ankaralılar için içerisinde vinç unutulan kule, bitmeyen otel olarak bilinen Çankaya’da köşke yakın yerde konumlanan Çankaya Oteli’nin hikâyesi içerisinde pek çok şeyi barındırıyor. 12 Eylül Askeri Darbesinin ardından Kenan Evren’in isteği ile Çankaya Köşkü’ne yakın olan mülkiyeti Hattat’lara ait alanda otel yapılması istenir. Otelin yılan hikayesine dönüşen serüveni de böyle başlar.
"Taksim ısrarı neden? Gidip başka yerde kutlasınlar" diyenlerin, "Provokasyon" iddiasında bulunanların, ezbere konuşmaları cehaletlerinden kaynaklanıyor. Geçmişi iyi bilenler, bir daha bu tür olaylar yaşanmasın diye olay yerine çelenk bırakıp gayrimeşru güçlere karşı gövde gösterisi yapmak istiyor.
Anayasalarda her zaman değişiklikler yapılabilir. Bizim ülkemizde geleneksel politik spordur anayasayı, özellikle iktidarların faydacı bakış açısıyla, hem tartıştırması hem de olanak bulduğu zaman değiştirmesi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le 2011’deki son mülakatımızdan tam 13 yıl sonra Düsseldorf’ta bir etkinlikte konuşma fırsatı buldum. Şimşek, kısa sohbetimiz sırasında yönelttiğim soruları iyimserlikle cevapladı.
Oyunda Amor sık sık kardeşlerinden bahsediyor. Bu kimi zaman gerçek kardeşleri olurken çoğu zaman ise kendine benzeyen göçmenleri, mültecileri, yabancıları, her zaman yabancı sayılacak “ötekileri" kastediyor.
Türkiye’nin uygulamadığı AİHM kararları, devam etmeyen müzakere süreçleri, 18 Mart Anlaşması’yla “tampon ülke” olmaya zorlanan Türkiye ile savaşın tüm yakıcığıyla kavurduğu İsrail – Gazze hattı ve de Doğu Akdeniz’de doğalgaz paylaşımı belirleyici duruyor.
43. İKSV Film Festivali’nde “en iyi belgesel” ödülü alan “Dargeçit”, 90’larda kaybedilenlerinin hukuk mücadelesini “Dargeçit JİTEM” davası özelinde ve 13 yaşında öldürülen Davut’un suretinde, incelikle aktarıyor.
İYİ Parti'de yaşanan lider değişiminin ardından gözler yeni oluşturulacak olan başkanlık divanı ve GİK' te yer alacak isimlere çevrildi. Kurultay sonrası teşkilat yapısı değişmiş olsa da safların yeniden sıkılaşacağı bir dönem bekliyor İYİ Parti'yi. Müsavat Dervişoğlu'nun partinin rotasını merkezden uzaklaştırarak sağa çekeceği yönünde genel bir kanı hakim.
Atatürk Orman Çiftliği alanlarında Limak Holding’in rezidans ve ticaret merkezi inşasına ilişkin Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan plan değişikliğinde yargı son noktayı koydu.
9 insanımız onların bu hırsının bedelini canlarıyla ödediler. Yedisi hala zehirlenmiş toprakların altında. İşte böyle bir Türkiye’de ve böyle feryatlar arasında TBMM’de çok önemli bir araştırma komisyonu çalışmalarına başladı...
Geçtiğimiz haftalarda kuşkonmaz mevsimine bir tempura tarifiyle selam vermiştim. Ama bu çok lezzetli sebzeyi sadece bir tarifle geçmek istemiyorum bu sene. O yüzden sizlere nefis bir omlet tarifi vereceğim.
Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgi: İyi Parti'den çok sayıda milletvekili gidecek yer arıyor. Başta CHP olmak üzere diğer partilerle irtibata geçenler var. CHP yönetimi buna sıcak bakıyor. Ancak...
Neden? Ekonomi yönetimi, şu dezenflasyon savaşçıları, kurtarıcılarımız… Neden şirketlerin fahiş fiyatlamaları, yüzde 400 – yüzde 500 karları ile uğraşmıyor, hiçbir önlem almıyor da asgari ücrete yıl ortası zam yapılmasında titizleniyor. Neden emekliyi 10 bin TL aylığa mahkûm ediyor? Bendeki cevabı şu: Çünkü sermaye yanlısı bir ekip. Bankacı – piyasacılar. İşimiz zordur.
Nurhak, deprem yaralarını hala saramamış bir ilçe. Yıkık evlerin yoğunluğu nedeniyle belediye, emlak vergisi toplayamadığı için gelirlerinin büyük bir kısmından yoksun durumda. Buna rağmen bölgedeki borçsuz tek belediye olmak! AKP’den alınan belediyelerdeki borç batağı o kadar çok konuşuldu ki; enkazdan çıkan bir ilçenin kasasını yazmak elzem oldu.
Cumhuriyet’in mahalleleri ve konutları, bürokratlarının, milletvekillerinin, başbakanlarının yaşadığı konutlar çıktı karşımıza. Her gün önünden geçip gittiğimiz, bazen tabelalardan tanıyamadığımız, kendi içerisinde ağır bir yük taşıyan dönemin belgeleri olan o yapılar, orada öylece duruyorlardı. Tozlu raflardan çıkartılan dosyalar gibi içerisindeki zenginliğin fark edilmesini bekliyorlardı.
CHP Kadıköy’de, belediye meclis üyeliklerinde yüzde 70 oy almış. AKP’nin oyu ise yüzde 13.Bu orana göre 37 belediye meclis üyesinin 36’sı CHP’ye sadece biri AKP’ye gelmiş. AKP’li seçmen tek üye için 11 bin oy verirken CHP’li seçmen tek üye için yaklaşık 2 bin oy vermiş. Kadıköy’de yüzde 30’luk seçmen kitlesini tek üye temsil ediyor.
Halka arzların sonucunda ne oldu? Aldıkları hisse senetleri 7-10 gün süreyle ardı ardına tavan yaptı. Bu sürede tahtalarda neredeyse hiç işlem olmadı. Mal sahipleri fiyatları olabildiğince yukarı sürdü. Küçük yatırımcı bu soluksuz tırmanıştan en fazla 500 lira kazanırken, büyükler milyarları cebe indirme imkanına kavuştu.
Yaşanan süreç, artık devletlerin ve orduların teknik altyapısını sırtlanan büyük teknoloji şirketlerinin söz konusu yönetici elitler ve onların kurumları olmadığı zaman şeffaflıktan, hesap verebilirlikten hatta tartışmadan ne kadar uzak olduklarını ortaya koydu.
Yazı dizimizde de vurguladığımız gibi İliç-Çöpler Faciası üzeri örtülebilecek bir olay değildir. Türkiye’deki sömürge madenciliğinde önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak bu ülkeyi yönetenler ne yazık ki halâ, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehlikeyi anlayabilmiş değildir.
Aradan 17 gün sonra bakıldığında dahi, yakın bir geçmişte yaşanan yerel seçimler, son dönemde Türkiye siyasi tarihinde dönüm noktalarından biri olarak değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmeler, iktidar partisinde de yankı buldu
Mekanın gücü ile edebiyatın gücünün buluştuğu, İrlanda pasaportu bulunduğu için 15 yaşında çıplak aramaya maruz kalan ve “ailenizde IRA militanı var mı?” sorusu hiç eksik olmayan Maggie O'Farrell’in kaleminden çıkan “Evlilik Portresi” kitabı okunulası kitaplar arasında. O’Farrell’in isyankar kadın izlerinin illa ki kitaba yansıdığı, doğduğu ve büyüdüğü kentin mekanlarının ona sunduğu bir zorunlulukla mimarlık ve edebiyatın kopmaz bağlarını kurmuş belli ki.