Köşe Yazıları

Dezenformasyon Yasa Teklifi: Yeni baskı aracı
Köşe Yazıları

Dezenformasyon Yasa Teklifi: Yeni baskı aracı

Bu sefer bu kadar krizi, “2023’ü alacağız. Vatandaşımıza dokunalım, insana dokunalım, sokakta ve mahallede, çarşıda ve pazarda olalım. Kazanamayacağımız gönül, telafi edemeyeceğimiz kırgınlık yok” sözleriyle çözemezsiniz. Ancak insanları yeniden baskı altına almayı planladığınız yasa teklifleri, korku iklimini yeniden yaratmayı amaçlar. 20 yıldır bu konsolidasyon söylemlerini ve korku iklimini yaşadık. Ve artık buradan çıkış zamanı geldi.

Seçim süreci, çözüm süreci, çözülme süreci
Köşe Yazıları

Seçim süreci, çözüm süreci, çözülme süreci

Şimdi yine bir genel seçim sath-ı mailindeyiz ve yakın geçmişte yaşadıklarımızın etkisi altında önümüzdeki günlerde karşı karşıya kalabileceğimiz müthiş siyaset oyunlarının nerelere varabileceğini düşünüyoruz. İç ve dış siyasette meydana gelen her gelişmeyi, edilen her sözü ve atılan her adımı erken seçim olacak mı olmayacak mı perspektifiyle ele alıyor, bir çıkarım yapmaya çalışıyoruz.

Başsavcılığın Kaftancıoğlu işlemi:  Hukuk sistemi o sarı öküzü vermeyecekti
Köşe Yazıları

Hukuk sistemi o sarı öküzü vermeyecekti

Konumuz; CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun siyasi parti üyeliğinin Yargıtay Başsavcılığı’nca silinip ve İl Başkanlığı görevinin sonlandırılması.Hiçbir hukukçu çıkıp da şunu demedi: “Siz, Kaftancıoğlu’na 53. maddeye göre hak yoksunluğu biçiyorsunuz ama Anayasa Mahkemesi’nin 8 Ekim 2015 tarihli kararını okudunuz mu? Anayasa Mahkemesi o maddeyi ‘seçme ve seçilme ehliyeti’ yönünden iptal etti. Neye göre hak mahrumiyeti biçiyorsunuz?”

Merkez Bankası’nın yeri başkent Ankara’dır
Köşe Yazıları

Merkez Bankası’nın yeri başkent Ankara’dır

2023 yılında yüzüncü yılını karşılayacağımız Başkent Ankara inşası, sadece bir kentin inşası değil, Cumhuriyet’le birlikte ülkenin yeniden inşasıdır. Bu inşa sürecinin temel taşlarından olan Merkez Bankası’nın idare merkezinin İstanbul Finans Merkezi’ne taşınarak sermaye gruplarının tekeline bırakılması, Cumhuriyet ideolojisinin çözülerek devletin küresel sermayeye teslim olması olarak görülmelidir.

Bir devlet cinayeti
Köşe Yazıları

Bir devlet cinayeti

Faili meçhul bir devlet kötülüğü Sabahattin Ali’nin ölümünden sonra da sürdü. Kemikleri Kırklareli’nde mahkeme ile hastane arasında bir yerlerde kayboldu. Kitapları 1950’li yılların sonlarına kadar yasaklı kaldı. Bu yasağa rağmen ölümünün üzerinden 70 yıl geçti diye, ailesinin itirazlarına rağmen telifi serbest bırakıldı, yayınevleri baskı üzerine baskı yapıyor. Geriye Amerikalı gazetecilerin Kırklareli’nde duruşmalar sırasında çektikleri bir fotoğraf kaldı.

Zılgıt davaları ve 'Nusret Demiral'lar
Köşe Yazıları

Zılgıt davaları ve 'Nusret Demiral'lar

İsmi Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile özdeşleşen Nusret Demiral’ın ölümünden sonra “eski HEP milletvekilleri davası” ile “faili meçhul siyasi cinayet soruşturmalarının örtülmesi” hatırlandı ama Demiral ve “Demirallar”ın anlayışını asıl, gözden kaçan “küçük dava”lar gösteriyordu. Tıpkı Demiral’ın DGM’de zılgıt çeken izleyicileri “toplatıp” sonra da onlara “örgüt üyeliği”nden dava açtırması gibi.