Davutoğlu anadilde eğitim hakkını savunuyor mu?
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu'nun “anadilin eğitimde ve sosyal hayatta öğretilmesi ve kullanımı” sözünden anadilde eğitim hakkını sağlama vaadinde bulunduğu sonucu çıkmaz.
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu'nun “anadilin eğitimde ve sosyal hayatta öğretilmesi ve kullanımı” sözünden anadilde eğitim hakkını sağlama vaadinde bulunduğu sonucu çıkmaz.
Bu Rusya’nın başlattığı ve ABD’nin vekil savaşına dönüştürdüğü bir savaş. Bu haliyle de kazananı değil kaybedeni konuşmamız gereken bir savaş.
Ataköy - Yenisahra gibi pek çok noktada atık işçilerinin güvenliğinin tehlikede olduğu net. Hem devletin yeni düzenlemeleri hem rant kavgası hem ırkçı hedef göstermelerin öznesi haline getirilmeleri, son derecede tehlikeli.
Bir ayda üç öğrencinin intihar ettiği Akdeniz Üniversitesi'nde 'çözüm' Elmalılı Hamdi Yazır Yurdu’ndaki koridor pencerelerine, açılmasınlar diye vidalama işlemi yapıldı, Bezm-i Alem Yurdu'nda koridor pencerelerinin kolları çıkarıldı.
Rodin’in işleri 2006 yılında Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergilenmiş, Türkiye’de yer yerinden oynamıştı. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra ikinci kez Rodin Türkiye’yi ziyaret ediyor. Bu sessiz sedasız ziyaretin adresi ise Antalya Kültür Sanat Merkezi... Fırsatı olan, fırsat yaratabilen 31 Temmuz’a kadar mutlaka gidip görmeli.
Konu gündelik yaşama müdahale, demokrasi, laiklik olunca esip gürleyen önemli bir kitlenin yine askerlik fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmak üzere tozlu raflardan indirmelerinin mevsimi geldi, lider Ümit Özdağ paylaştı mesela.
2023 yılında yüzüncü yılını karşılayacağımız Başkent Ankara inşası, sadece bir kentin inşası değil, Cumhuriyet’le birlikte ülkenin yeniden inşasıdır. Bu inşa sürecinin temel taşlarından olan Merkez Bankası’nın idare merkezinin İstanbul Finans Merkezi’ne taşınarak sermaye gruplarının tekeline bırakılması, Cumhuriyet ideolojisinin çözülerek devletin küresel sermayeye teslim olması olarak görülmelidir.
Focaccia özellikle sandviçlerde, veya zeytinyağına tek başına banarak bile olağanüstü oluyor. Hepinize tavsiye ediyorum.
Aziz Nesin’in ünlü tiplemesi “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” gibi HDP de seçimlerin sonucunu değiştirme gücü nedeniyle seçim zamanlarında “yaşıyor” muamelesi görse de daha sonra unutuluyor, görmezden geliniyor.
Byung-Chul Han’a göre, günümüzde her yerde algofobi yani acı korkusu hâkim. Gündelik ilişkilerden, aşk ilişkisine, siyasetten sanata her alanda bunun yansımalarını görülüyor.
Kaş’ın tam karşısındaki eski Osmanlı, İtalyan, Yunan adası Meis'in (Kastellorizo)’ askeri tatbikatlara dahil edilmesi, karasuları meselesi, Batı Trakya, Rodos ve İstanköy’deki Türk azınlık, AB ve NATO. Oldukça zengin bir karışım...
Bugün Obrador döneminde yürütülecek faaliyetler gelecekte Meksika’da devrimci örgütlerin güçlenmesinin ve sol aktörler önderliğinde gerçekleşecek bir toplumsal dönüşümün yolunu açabilir. Hiç kuşkusuz burada on yıllar sürecek uzun bir süreçten söz ediyorum.
Faili meçhul bir devlet kötülüğü Sabahattin Ali’nin ölümünden sonra da sürdü. Kemikleri Kırklareli’nde mahkeme ile hastane arasında bir yerlerde kayboldu. Kitapları 1950’li yılların sonlarına kadar yasaklı kaldı. Bu yasağa rağmen ölümünün üzerinden 70 yıl geçti diye, ailesinin itirazlarına rağmen telifi serbest bırakıldı, yayınevleri baskı üzerine baskı yapıyor. Geriye Amerikalı gazetecilerin Kırklareli’nde duruşmalar sırasında çektikleri bir fotoğraf kaldı.
İsmi Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile özdeşleşen Nusret Demiral’ın ölümünden sonra “eski HEP milletvekilleri davası” ile “faili meçhul siyasi cinayet soruşturmalarının örtülmesi” hatırlandı ama Demiral ve “Demirallar”ın anlayışını asıl, gözden kaçan “küçük dava”lar gösteriyordu. Tıpkı Demiral’ın DGM’de zılgıt çeken izleyicileri “toplatıp” sonra da onlara “örgüt üyeliği”nden dava açtırması gibi.
Konut sektöründe gökyüzünün sınır kabul edilmesiyle yaşanan açmaz hükümeti çözüm önerileri bulmaya itiyor. Peki bu çözümler ne kadar gerçekçi?
Cezaevlerinde kalanların hemen hepsinin çok uzaklardaki evlerinin duvarlarında çerçevelenmiş mahzun fotoğrafları asılıdır.
Sene 1956. 6732 sayılı kanun. Demokrat Parti’nin basını kontrol etmek için attığı en sert adımlardan biri. Yalan haber elbette kötü. Ancak gazetecilerin yalan söylemediklerini kanıtlamaları o dönemde de zor. İspat haklarının sınırlandırılması, Demokrat Parti’nin kendi içinde bile büyük tartışmalara yol açar. Gazeteciler art arda hapse girer
Beyninize göre küfürler, kelime bile sayılamaz. Çoğu zaman yoğunlaşmış duygu yumakları olduğu söylenir. Bunun patlaması da tamamen şartlarla ilgilidir. Yeterince basınç hissettiğinde ne yaparsanız yapın o patlar orta yerde. Sonuçta cinnet nezaket içinde geçirilmez ama mesele şu ki siyasiler cinnet geçiremezler.
Dünya Çevre Günü ve haftası dolayısıyla, sadece şu son 1 haftada sarf edilen sözler, eylemler ve gerçeklerin bir kısmını aktarıyorum... Söyleyecek başka sözüm yok.
Reelpolitik açıdan yaklaşıldığında Ege ve Doğu Akdeniz’deki bütün denge altüst oldu. ABD, Türkiye’deki algının tersine Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde dengeli bir pozisyona sahipti. İsrail ile Türkiye, Yunanistan ile Araplar arasında yakınlık vardı. Bunların hepsi ters yüz oldu. Bunları yeniden kurmak imkansız değilse bile zor olacak.
Bana sorarsanız, Antalya Akra Caz Festivali’nin esas sürprizi ikinci gece geldi. Imany’e sadece yedi çello eşlik ediyor. Çellonun insanın içine işleyen sesine, Imani’nin gizemli vokali katılıyor ve işin içine danslar da girince şov bir nevi vudu ayinine dönüşüyor…
Anadolu’da Cumhuriyet’in gelir durumuna bakmadan halkına sunduğu eşsiz kamusal, üretim ve paylaşım alanları olan fabrikaların sağladığı hepsi bir arada mekânsal olanaklara bugün ancak yüksek gelir grupları, milyonlarca dolara aldıkları rezidanslarda erişebiliyor.
AKP’de olmaması gereken aday tartışması yaşanırken küçük ama çok stratejik toplantılarda Erdoğan’ın “kazanıp kazanamayacağı” hesapları, analizleri yapılırken bir de o baraj sorusu, hem de AKP çatısı altında ilk kez yüksek sesle dillendirilmeye başlandı: “Erdoğan aday olmazsa, yerine kim aday olursa kazanır?”
Bu haftanın popüler kelimeleri sürtük ve çürük olunca, ben de bu konuyla ilgili bir şeyler kaleme almak istedim doğal olarak. Neyse ki sevgili memleketimin mutfağında orijinal isimli yemekler bol da, genellikle Adana ve civarlarının meşhur çorbalarından Çürük imdadıma yetişti.
Maxime Rovere’in, “Aptallarla Ne yapmalı, ‘Onlardan Biri Olmamak İçin’” adlı kitabı, bana kalırsa, aptallığı sadece kişiler düzeyinde ele almaması açısından önemli bir metin. Ayrıca kendimizi mutlak iyinin alanına konumlayıp yargılar dağıtmamızın da önüne geçiyor çünkü hem özellikle kurumlar düzeyindeki aptallığın yaratılmasında hepimizin payı var hem de kitabın başında da bahsettiğimiz gibi zaten herkes bir başkasının aptalı olabiliyor.
Elbette hepsini “ahlak” adına yapıyorlar. Beka ve “Ahlak” her yeri açmaya muktedir altın anahtarlar niteliğinde… Devlet sadece meşru şiddet kullanan güç olarak değil, dayatılmış organize bir “ahlak” ya da nerden baktığınıza bağlı olarak “ahlaksızlık” anlayışını bizlere zikrediyor... Çok şey yaşadık, yetmedi şimdi de hakaretlere maruz kalıyoruz. Alışmadık, alışmayacağız ve elbette geçecek bu günler de…
Ortaçağdan bu yana gittikçe genelleşen Lise 2 ve Lise son sınıflarında sene sonunda yapılan bir çok sınavların sonucu olarak verilen yeterlilik diplomasının ismi bakalorya. Anayasal olarak bakaloryası olan her birey yüksek öğretim hakkına sahip.
Mucize üstüne mucize yaratan Real Madrid veteranlarının son dansı yarı finale doğru devam etti. Bu sefer rakipleri bir diğer İngiliz devi Pep Guardiola’nın Manchester City’siydi. Aynı PSG gibi Manchester City’de son yılların en uçuk transferlerini yapan Real Madrid’in o galactico personasını sarsan ve en büyük hedefi hiç sahip olamadığı Şampiyonlar Lig’ini eklemekti.
Enflasyon gündemini ancak “bildiği” düşmanları yeniden yaratarak aşacağını düşünüyor olabilir… Kendi körlüklerinde debelenirken, toplumun artık yorulduğunu, yıprandığını, çaresiz hissettiğini görmüyorlar.
Kolombiya'da seçim sonuçları solun istediği yönde çıkmadı ve şu an için seçimin favorisi bağımsız sağcı aday Rodolfo Hernández. Ancak tarihi boyunca sol başkan görmemiş, ABD’nin kalelerinden olan, paramilitarizmle ve uyuşturucu kartelleriyle boğuşan, her yıl korkunç insan hakları ihlalleriyle gündeme gelen, ırkçılığın ve suçun çok yaygın olduğu Kolombiya gibi bir ülkede Gustavo Petro ve ekibi büyük başarılar kazanmakta.
“Sürtük” sözüne hem siyaset hem hukuk yönüyle baktık. Hukuk yönüne baktığımızda mahkeme kararlarında “hakaret”i, siyaset yönüne baktığımızda AKP’nin sıkı sıkı sarıldığı yüzde 30’u konsolide etme gayretini gördük.
Son zamlar Türkiye ekonomisi için ne söylüyor? Türkiye’de enerji gerçekten ucuz mu? Almanya ile Türkiye karşılaştırması bize bu konuda ne söylüyor?
Ahmet Kaya’ya atılan çatal, bıçak hala havada hepimize doğru geliyor. Gelen bıçağı görüp, çok dilli olsak da tek dille susalım istiyorlar.
‘Pandemi ile sarsılmış küresel güç ilişkileri ve Ukrayna Savaşı’nın yarattığı yeni bir bağlamda, Batı güvenlik mimarisinin yeniden inşa edildiği son derece kritik bir dönemde, 29 NATO üyesinin kabul ettiği genişlemeyi kolaylaştıran ya da bu dönüşüme katkı sunan değil de engelleyen bir ülke olmak doğru mudur ve bize ne kazandırabilir?
Konser mevsimi başlayınca, pandemiyle geçen iki yılda muhafazakar dayatmacılığın birkaç adım daha ilerlediğini gördük. Eğlence ve müziğin önüne duvar örmek isteyenlere güzel bir cevap cumartesi günü on binlerce kişinin katıldığı Fazıl Say, Aynur, Mor ve Ötesi konserleriyle verildi.
Neoliberalizmin yarattığı yanılsamalarla ihtimaller ve beklentilerle beslenen yerinden kımıldamayan, kararsız kalan seçmen kitlesinin yer değiştirmesi için muhalefetin sahici, ihtimalleri yüksek, beklentiyi çoğaltacak projelerinin ve programlarının olması gerekiyor.
Erdoğan’ın elindeki en elverişli koz Suriye. Birçok kapıyı açacak bir anahtar bir süredir. İsveç’e siz PYD faaliyetlerini engellemezseniz, ben burada doğrudan kuvvet kullanırım diyor.
Siyasetsizliğin bu dönem en somut ve iyi örneğidir MHP. Politik hedef olarak önüne ne koyduğu bilinmemektedir.
Konserler, şenlikler, festivaller insanlar için karşılaşma yerleri, bunların yokluğu yaşam arzusunun aşınması, nefessiz kalmak demek. Bu açıdan şarkıları farklı dillerde her sokakta yükseltmenin, festivalleri, şenlikleri geri almanın, müziğin itaatsizliğiyle buluşmanın zamanıdır şimdi.
Çok basit üç tatlı patates tarifi vereceğim. Aslında, bildiğimiz patates ile yaptığınız bir çok tarifi tatlı patates ile de yapmak mümkün.
Fransız politikasında aşk ilişkileri ve cinsel ilişkiler pek de belirleyici değil. “Kaset skandalı” ile istifa eden ya da cinsellikle ilgili şantajla siyasal çizgilerini değiştiren pek yok. Daha çok yolsuzluklar siyasetçilerin peşini bırakmıyor. Görev sürelerinin bitişinden seneler sonra bile yolsuzluk davaları sürebiliyor. Seks, Fransa siyasetinin ayrılmaz ama sadece gülümseten bir parçası ve şimdilik öyle kalacak gibi duruyor.
Formula 1’de mücevher denince akla gelecek bir isim var. O da 7 kez dünya şampiyonu gridin ve belki de sporun gördüğü en başarılı pilot Lewis Hamilton.
29 Mayıs pazar günü Kolombiya’da başkanlık seçiminin ilk turu gerçekleşecek. Her ne kadar hiçbir adayın ilk turda seçimi kazanmak için gerekli olan yüzde 50 oy oranına ulaşması beklenmese de anketler seçimin favorisi olan Gustavo Petro’nun ilk turda yüzde 40’ın üstünde oy alabileceğini gösteriyor.
Manhattan’daki yurt için para gönderen TÜRGEV ve Ensar vakıflarına Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan kaynak aktarılması nasıl sağlandı? İki vakfın devletten yılda yaklaşık 74 milyon TL “beslenme” ve “barınma” yardımı almasının yolu bir yönetmelikle açıldı.
Bir avuç insanın zenginliğine dayanan bu düzenin merhametle değişimini beklemek, tarih bilmemekle yakından ilişkili. Oysa dünyanın en önemli düşünürlerinden Karl Marx “Bütün tarih bir sınıf mücadelesi tarihidir” diyerek aslında olanı ve olması muhtemeli işaret etmişti. Yoksullukla mücadele merhamet talebiyle değil, yükseltilen sesle, itirazla mümkün.
Ümitcan Uygun’un cinayetle suçlandığı ilk olay 3 Haziran 2020'de gerçekleşti. Ankara Keçiören’de yaşayan ve "Aleyna Çakır" ismini kullanan kız arkadaşı Sema Esen'in evine gitmiş, kız arkadaşının açmaması üzerine kapıyı çilingire açtırmış ve asılma sonucu cansız bedeniyle karşılaşmıştı.
SADAT veya başka gayrı nizami harp tekniklerine karşı senaryo üretmek kolay. İl il, ilçe ilçe, köy köy seçim güvenliğini çalışmak, seçim sürecini denetleme organizasyonu yapmak, öncelikli iş olmalı.
Doğa konulu iki büyük sergi var İstanbul’da. Bu sergiler özellikle kentin orta ve üst sınıflarının yeni bir eğilimine de denk düşüyor: Kırda bir sığınak sahibi olmak. Ama çılgın kalabalıktan da kopmadan. Ne de olsa artık bu mümkün.