Atatürk'ün en sevdiği yemeklerden: Selanik Usulü Ispanaklı Börek
Bu hafta Atatürk'ün sevdiği yemeklerden ve onun meşhur sofralarından biraz bahsedeceğim.
Bu hafta Atatürk'ün sevdiği yemeklerden ve onun meşhur sofralarından biraz bahsedeceğim.
Döviz ihtiyacı için bu varlıkları satışa çıkarırsanız, bütün diğer açılardan sakıncaları bir yana, alıcılar elinizi biliyor demektir. Bu şartlarda değerine bir satış mümkün olabilir mi?
İlk günlerde kazan-kazan gibi gözüken bu usulün kazananı yoktur aslında. Ayarını bozduğun kantar, bugün seni tartmasa da yarın çocuğunu, torununu aynı zalimlikte tartacaktır. Ayarını bozduğun kantar, koca ülkenin ayarını bozmaktadır. İktidarsındır ama korku içerisindedir. Güveneceğin bir adalet yoktur mesela.
Kentsel dönüşüme özgü hızlandırılmış yargı süreçleri ile deprem bölgelerinde yerleşim yerlerinin kadim uygarlıkların olduğu alanların rezerv alan ilan edilmesi ile hızlandırılmış bir yıkım ve talan süreci herkesi bekliyor olacak.
Kara para lüks ve görgüsüzlükle kendisini teşhir etmekten asla çekinmiyor. Çünkü para aklama davalarında yargının eli “yasayla” bağlanmış durumda. 1996 yılında taslaktan çıkarılan o iki kelime milyarlarca dolar bedelinde.
Şimdi yönettiğiniz ülkede yarattığınız tablo bu iken 100 yıllık geçmişi olan ve en azından 70-75 yılını bundan daha iyi koşullarda yaşanmış bir cumhuriyeti nasıl kutlayacaklar, haklılar “kutlayamamakta.”
Tamamen çökmüş, Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılmış, toprakları paylaşılmış bir ülkeyi bir araya getirip o yokluklara rağmen yeni bir devlet kurabilen, bu devletin yönetimini halkına verebilen, modern toplumların o dönem bir çoğunda daha görülmeyen hakları kadınlarına verebilen, olağanüstü bir vizyonerdi Atatürk.
Borç stokunun yüzde 60’tan fazlasının döviz cinsi olduğunu, kurlar yukarı gittikçe borç bakiyesini de yukarı çektiğini unutmayalım. Yani hem fiilen borçlanıyorsunuz hem zaten kur nedeniyle durduk yerde artıyor.
15 Temmuz yargısı, 17-25 Aralık 2013 ve hemen ertesindeki işbirlikleri ile kurulmuş bir tür “şirket yargı” idi. Yargıda Gülen Cemaati dışındaki tüm grupların ana gövdeleriyle hisse sahibi olarak katıldığı bu şirket yapılanması cemaat karşıtı her türden hukuk dışılığı meşru hale getirirken o büyük tasfiye sürecinin içine her türden kişisel çıkar ilişkisinin saklanabileceği bir ortam da yarattı.
Hastane bombalanması savaş suçudur, aynı sokakta canını kurtarmak için kaçan insanları kasten öldürmek gibi. Bu izlediğimiz korkunç gösteride ne yazık ki her iki taraftan da kan dondurucu hareketler gördük, umarım en kısa sürede bu süreç sona erer.
İsrail’e bir zafer kazandırmış gözükse de bölgedeki halkların; sadece Filistinlilerin değil, İsrailliler arasında da salt güvenlikçi politikalardan medet ummayıp sürdürülebilir, kalıcı barış arayışı içinde olanların umutlarını uzun süreli ertelemelerine neden olacak.
Nisan 2002. İsrail Cenin Mülteci Kampını bombalıyor. Yüzlerce Filistinli toplu mezarlara gömülüyor. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit İsrail'i soykırım yapmakla suçluyor. Peki sonra ne oluyor?
Selahattin Demirtaş ile uzun süredir uğruna siyaset yaptığı ve bunun için bedel ödediği eski partisi HDP’de başlayan ve ardılı HEDEP’e de aktarıldığı net olarak görülen bir soğukluk var. Demirtaş kurultaya sıradan birkaç satırlık mesaj gönderdi, kurultayda da Demirtaş’a “sıradan, cezaevindeki partili” muamelesi yapıldı.
Kanunları seçtiğimiz milletvekilleri yani Türkiye Büyük Millet Meclisi değil, partinin emrindeki memurlar yazar...
Diyor ki 2028 yılında enflasyon yüzde 4.7 olacak! Oysaki bundan bir önceki Kalkınma Planı’nda da 2023’te enflasyon yüzde 5 olacak denilmişti. Enflasyon yüzde 61.5!
Mafya operasyonlarını üst düzey yargı mensuplarının dilekçe savaşı takip etti. Ortaya dökülenler akıl alır gibi değil. Peki olup bitenlerin bir düzeni, anlamı var mı?
Cumhuriyet’in ve Başkent’in 100.yılında Alman faşizminden kaçan, ülkenin kurucusu Atatürk’ün devrimci dehasıyla davet edilen bilim insanlarının izleri yaşamımızın içerisinde. Bir yapıda, bir heykelde, müzikte tiyatroda, kütüphanecilikte, sanatta, hukukta, mimarlıkta, eğitimde, ekonomide, sağlıkta, hastanede, araştırmada, müzede, okulda, arkeolojik kazıda, kentte, ulaşımda, gökyüzünde her an her yerde rastlaştığımız tanıdık yüzler gibi.
Pinkel'i ben toplamda çok beğendim. Önümüzdeki dönemde ara sıra gitmek isteyeceğim bir mekan. Kış ayları için planlarını da gerçekleştirebilirse ortam iyice şahane olacak.
AKP’nin iktidar olma niteliği nedeniyle yerel seçimlerde çıtası hep düşük. Yerel seçimlerde en yüksek oy oranı yüzde 42’lerde. Oysa genel seçimlerde yüzde 49’u görmüşlüğü var. Hiçbir yerel seçimde genel seçim sonuçlarına yaklaşamamıştır. Son seçimdeki oyu yüzde 36. Bu demektir ki psikolojik sınır olan yüzde 30’un altında bir AKP görme olasılığımız var bu yerel seçimlerde.
Son 25 yılda 5 binden fazla organize suç operasyonu yapıldı ve 40 binden fazla şüpheli gözaltına alındı. Tutuklamaların oranı bunun üçte biri kadar. Organize suç operasyonlarına Rahşan Affı ve 17/25 Aralık darbe vurdu.
Enflasyonu ‘nas’ patlattı, kurları ‘nas’ patlattı. Bakan, enflasyondan 7.500 lira ile bir ayı çıkarmaya çalışan emekliyi, asgari ücretliyi mi sorumlu tutuyor? Enflasyonu düşürmek için IMF’nin bile terk ettiği formülden başka bir formülü yok muymuş?
10 Ekim 2023 itibariyle davaları uzun süren yani teknik adıyla makul sürede yargılanma hakları ihlal edilenler ne yazık ki yetim çocuk gibi ortada bırakıldı. Tabii ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmaları mümkün ama Keser Altıntaş kararının gerekçesine göre AİHM de bu tip davalardan bıkmış, Ukrayna’dan başvurulara ben size küstüm, başvurunuza bakmıyorum demiştir.
Kentin çarpık gelişimini de insancıl noktalarını da rant odaklı şekillenen mekânsallığını da yerel yöneticilerin bir kente nasıl ihanet ettiğini de kültürel değerlere saygısızlığını da ideolojinin mekâna nasıl yansıdığını da kaleden görerek tanıklık ediyoruz.
Bugün size sadece bu hafta iki defa yaptığım bir tarifi anlatacağım. Peynirli pancake.
Şimdi 13 parti var ve anayasa değişikliğinde anahtar rolü görebilecek partilere “cüzamlı” muamelesi yapılıyor. Bayramlarda bile biraya gelemeyen partilerin anayasa değişiklikleri için 2011 yılındaki gibi bir araya gelmelerinin mümkün olmadığı çok açık.
Bir yazıda ya da yapımda yanıt aranmayan ya da sorulmayan sorular, sorulanlardan fazlaysa bunun nedenini düşünmek gerekiyor. Medya sektöründe çalışanlar bilir ki bu basitçe “bu kadar süreye ancak bunları sığdırabildik” denilebilecek bir konu değil, çoğu zaman bir editoryal tercihtir.
28 Mayıs’taki 2. tur seçimlerden sonra, haziran ayı itibariyle başlayan piyasacı ortodoks politikalar dönemi, ilk 2 sorunla ilgileniyor: Döviz bulmak ve enflasyonu düşürmek.
Can Atalay’ın şu anda hürriyetinden yoksun bırakılması hukuka aykırı mı? Anayasaya göre (83/3) evet aykırı. O halde, bu bir suç duyurusu olarak da değerlendirilmeli.
Erdoğan’ın karşısında yüzde 48’lik net bir kitle var. Bu çok önemli bir direnç noktasıydı. Toptan muhalefet bunun farkına varamadı, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta seçimi kaybeden muhalefet 29 Mayıs’ta tamamen yenildi. Oysa 29 Mayıs sabahı arkasına yüzde 48’lik kitlenin desteğini alarak bulunduğu direnç noktasını ileriye taşıyacak hamleler yapsaydı, bu politik gücünü muhafaza etseydi, Gezi davasında bu hukuksuz kararı o hakimler bu kadar kolay veremezdi.
“Türkiye mafya cennetine dönüşüyor” klişesi manzaranın tamamını anlatmaktan uzak. Yunanistan, İsveç, Latin Amerika, Rusya’daki çete savaşları ile Türkiye’de patlayan silahların ve devleti saran mafya üyelerinin gerisinde küresel bir mafyalaşma süreci var. Afganistan’da patlayan afyon üretimi ve Kolombiya’da üretimi çılgınca artan kokain Kuzey Amerika ve Avrupa şehirlerine akmak için her yolu deniyor ve musluğun başını tutmak isteyenleri birbirine düşürüyor.
Bayanlar baylar! Açlık sınırında gezinen asgari ücret, 7.500 lira emekli aylığı tüketimi nasıl patlatmış olabilir? Enflasyona sorumlu arıyorsanız yüksek gelirli sınıfların tüketimine bakacaksınız, %400 kârlara bakacaksınız. BDDK rakamları ortada. Vatandaş yetiremiyor, kredi kartına yükleniyor. Tüketici kredilerinde kredi kartlarının payı % 25.7’den %39,4’e çıkmış.
Yaşanan sarsıcı süreçler aynı zamanda gelmekte olan yeninin de habercisi. Acılarla sınanan bir toplumun direnci, tüm zorluklarla sınanan dayanma gücümüz geleceğe verilmiş en güzel mesaj. Dayanışarak, hakikati haykırarak, hayata iz bırakacağız.
Bugün size evde neredeyse her yemeğin yanına yakışacak bir patates kızartması tarifi vereyim istedim. Patates kızartması dediğime de bakmayın, aslında fırında pişiriyorum. Bahsettiğim tüm adımları üşenmeden yaparsanız, dışı çıtır çıtır içi yumuşak nefis bir patates.
Demokrasilerin en temel kurumu muhalefettir. Demokratik muhalefetsiz demokrasi, inşa da muhafaza da edilemez. Muhalefeti sadece siyasi partiler oluşturmaz, sendikalar, medya, akademisyenler, aydınlar, sivil toplum ve meslek örgütleri oluşturur. Muhalefetin bu alanı çok yoğun bir baskı altında.
Yüksek enflasyon, düşük faiz politikasını benimseyen, en basit davaları bile 4-5 yıl süren, kiracıların yoksulluk sınırının altında yaşadığı sosyal görünümlü kapitalist düzende zorunlu arabuluculuk kira davalarında hiçbir işe yaramaz.
Basit ama açık bir prensip üzerinde anlaşıp yürümeliyiz. O prensip; “Kim, hangi demokrasi yanlısı parti veya bileşenin adayı nerede kazanabilecekse onu desteklemek” olabilir. Matematikten söz ediyorum. Kimin itirazı olabilir ki?
TMMOB ve bağlı örgütleri mühendis mimar ve şehir plancılarının hakları için tüm Türkiye’de “Boşuna mı okuduk” diyenlerin sesi sözü olarak hakları için “Boşuna okumadık” diyerek sokağa çıkıyor. 19 Eylül’de her yerde bir direniş klasiğiyle mücadeleyi büyütenlerle dayanışma gelecektir.
En iyi döner benim bildiğim kadarıyla but etinden yapılıyor. Dana eti kullanıyorsanız biraz kuzu kuyruk yağı veya kaburga eti ile yağını bir parça ayarlamak doğru olabilir.
İlginç olan Türkiye’de anayasanın neden bu kadar çok konuşulduğudur. Siyaset neden sokaktaki insanın çok daha önemli sorunları varken durmadan anayasa değişikliğini konuşur?
Türkiye’de cezasızlık hâlâ ve ne yazık ki çok yaygın, ancak AİHM’de açılan davalarda çıkan ceza ve ödenen tazminatlar da ortada.
Hadi yaptınız diyelim. Torpille memur ve de hâkim olunan bir sistemde anayasa adilane bir iş görür mü? Torpille yani hukuksuzlukla gelen aynı hukuksuzlukla gönderilebileceğini bilmez mi? Bilir tabi bunun için güç kimdeyse onun dediği olur...
Haber değeri kavramının kendisi bizatihi içinde ciddi sorun barındırır. Neyin haber değeri taşıdığının toplumsal alandaki eşitsiz güç ilişkileriyle esaslı bir bağlantısı vardır.
Muteber’i biz Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nde tanıdık. Muteber Hanım’ın çokça sakin kişiliği, sessiz duruşunun arkasında bir derya vardır.
Sedat Bozkurt bugünkü yazısında yakın tarihimizden çarpıcı örneklerle siyasi partilerin konumlarına ilişkin değerlendirme yapıyor.
Günün sonunda Almanya bizi kıskanıyor, Avrupa bizi kıskanıyor, Amerika bizi kıskanıyor ve de Gölbaşı Gölü Türkiye'nin en büyük gölüdür...
Bu hep aklınızın bir köşesinde kalsın, Erdoğan yerel seçimleri güç kaybı yaşamadan, muhalefeti güçsüz, dağınık bir hale getirerek sonraki 2,5 yılı tamamlamak istiyor. Şimşek’in ekonomik modeli uygulanırken “rahatsız” edilmek istemiyor özetle...
Şimdi Anıtkabir siluetini etkileyecek 300 metre mesafede Atatürk Orman Çiftliği alanlarından eğitim kurumu yapılması için Atatürk tarafından tahsis edilen alanın eğitim alanından ibadet alanına dönüştürülmek istenmesi ve iki kez yargı tarafından iptal edilmesine rağmen, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden oy birliği ile geçmesini, sözde söylenen hangi saygıya sığdıracağız.
Tanrı Gücünde Devletler Zamanında gücünü zenginden yana kullanan, sosyal ve adil olmayı beceremeyen siyasetçiler, devlet yöneticileri kabahatlidir…