Sistemin “kapatmaları”nın öyküleri: “Çatırdayan Kafatasları”
Sistem için bir insanın hiçbir şeyinin olmaması kadar büyük bir suç yoktur. Çünkü o insanın sistemden alacağı hiçbir şeyi yoktur! Hak, adalet, özgürlük dışında…
Sistem için bir insanın hiçbir şeyinin olmaması kadar büyük bir suç yoktur. Çünkü o insanın sistemden alacağı hiçbir şeyi yoktur! Hak, adalet, özgürlük dışında…
Dönüştürülmüş silahlar, yeni nesil çetelerin büyümesinde belirgin bir rol oynadı. Ödeme aracı olarak da kullanılan bu silahlar, yeni suç biçimlerine yol açabilecek bir yeraltı üretim kapasitesini gösteriyor.
İmralı tutanaklarına yansıyan iddialar, Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden birini yeniden tartışmaya açtı. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın hem 1988’deki suikast girişimi hem de 1993’teki ölümü üzerindeki sır perdesi, Özal’ın 'kara kutusu' Mehmet Keçeciler’in çarpıcı açıklamalarıyla aralanıyor: Güvenlik duvarı nasıl aşıldı, Özal suikast emrini kimin verdiğini düşünüyordu ve ölümünden önceki son günlerde neler yaşandı?
Aynı çağda, aynı hızda ve benzer beklentiler altında yaşayan milyonlarca insanın deneyimini, bireysel bir eksiklik olarak açıklamak ne derece mantıklı?
"İtirafçının verdiği bilgilerden hareketle Ankara'da başka birini takibe aldık. O kişinin grup lideri olduğunu ve suikastı yönettiğini öğrendik. Aydınlıkevler'de evi olan, taksicilik yapan o kişi Ferhan Özmen'di.
Bütün bu tuhaflıkların kaynağı 23 yıllık iktidar. Çalışan emekçiler aldıkları yemek kartlarını, gün boyu aç kalarak çalışmalarına karşın eve ekmek götürmek için kullanıyorlar.
Tarık Alpagut, “Benim Babam Darbeci”yi 22 Şubat 1962’deki “artçı darbe”nin kadrosunda yer alan babası Turgut Alpagut’un cezaevinden gönderdiği mektuplardan yola çıkarak kaleme aldı.
Grok’un Pentagon’a girişi savaşın otomatikleşmesi değil; aklın prosedüre dönüşmesidir. Kararlar hızlanır, ama kararın etik yükü hafifler. Herkes ‘en rasyonel seçeneği’ uyguladığını söyler.
Bahçelievler 7. Cadde’de Cumhuriyet Ankara’sının kooperatif belleğinin bir parçası ve son temsilcilerinden biri olan Küçük Evler Yapı Kooperatifi’nin iki katlı çarşısı yıkılırsa, Ankara’nın bir zamanlar kendine inandığı yer, Mustafa Kemal’in geleceğe attığı imza, bir yurttaşlık davası, kooperatif hafızası yıkılır.
Geçen yılı uyuyarak geçiren borsa bu yıl ayağa kalkacak gibi görünüyor…
Tansu Çiller ile Mehmet Şimşek bazı konularda birbirlerine hayli benzemektedirler. Ekonomiye bakış açılarının ortak noktası hep sermayeden yana pozisyon alma eğilimleridir.
Ruhsuzluğun bir norm, hızın bir zorunluluk, hissizliğin ise bir zırh haline geldiği bu çağda, adalet ancak biz o mola yerlerini yeniden inşa edebildiğimizde ayakta kalabilecek.
Trump 2.0, taktik düzeyde dahi, stratejik düzeyde ise deli olmaya daha yakın görünüyor. Taktik açıdan mesajı basitleştiriyor, tempoyu yükseltiyor, şok etkisiyle gündemi kontrol ediyor.
İmamoğlu diploma iptali davasının sonucunu ve gerekçeli kararını 2026 yılının Şubat sonu Mart başında görebileceğiz. Karar basına sızdırılırsa daha erken bir tarihte de sonucu öğrenebiliriz.
“Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar”, devletsiz toplumlar, hiyerarşik düzene sahip olmayan karar alma mekanizmaları üzerinden anarşizmin hâlâ mümkün olabileceğini ortaya koyan bir eser.
Türkiye’nin ChatGPT kullanımında dünya zirvesine yerleşmesi, bir teknoloji başarısından çok daha fazlasını anlatıyor. Bu tablo, bireyin hayatını kolaylaştıran bir dijital yardımcıya duyulan ilgiden ibaret değil.
Sevgi Soysal’ın iz bıraktığı ev, Kafkas Ihlamuru’nun direnişi ile kentsel dönüşüme meydan okuyor. Bu meydan okumaya katılmaya çağrı, kent hakkımız, utanma duygumuz ve kentsel vicdanımızdır.
Soru emekli maaşlarıyla ilgili. 2002’de en düşük SSK emekli aylığı asgari ücretin yüzde 139,4’ü düzeyinde. 24 yıl sonra yüzde 73,6’sı düzeyinde. Yaklaşık 70 puan kayıp! Bu neden yapıldı?
Gerçekten ülkeyi deneyimli bir isim yönetmeseydi daha iyi olurdu diyorsunuzdur. Aslında memleket “çıraklık” döneminde daha iyiydi “ustalık” dönemine göre.
Türkiye'nin en büyük toplumsal grubunu "emekliler" oluşturuyor. Anlaşılan böylesine büyük bir siyasal gücü "görmek" için seçimlerin yaklaşması gerekiyor...
Kuraklığın doğal nedenlerini bir kenara bırakıp idari sorumluluklara odaklandığımızda, su gibi hayati bir kaynağın piyasa dinamiklerine terk edilip edilmeyeceği sorusu akıllara geliyor.
Milyonlarca emekliye rağmen kendi güçleri oranında her türlü baskı ve hukuki engelle mücadele edip taleplerini alanlarda seslendiren sendikalı emeklilere yeni emekliler eklenmeli.
Sorun, eğitici içeriklerin varlığı ya da yokluğu değil. Sorun, bu içeriğin hangi güç alanı içinde üretildiği ve kimin denetiminde dolaşıma girdiği. Mesele içerik gibi sunulsa da hiçbir zaman olmadı; meselemiz kontrol…
Etlik kasalarda kasa kasa istiflenen artık sebze kasaları değil, Ankara’nın geleceğidir. Ankara’nın geleceğine sahip çıkmak ise kent hakkımızdır.
Sigorta başlangıcının tescil edilmesi için gündeme getirilen “geriye dönük borçlanma” formülünün TBMM’de düzenlenen Torba Yasa Taslağı’na girdiği haberini bazı internet siteleri “müjdeli haber” başlığıyla kamuoyuna duyuruldu. Staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının umutlu bekleyişlerini manipüle etmeye çalışan bu “haberler”, masadaki formüllerin nasıl olacağına dair detayları dahi yazıyor.
ABD’nin Venezuela saldırısı Latin Amerika’da, Trump çılgınlığının öngörülemeyecek sonuçlarıyla yeni bir dönemin başlattı. Karşısında Simon Bolivar’ın 200 yıl önce kıtada bağımsızlığı ateşleyen kılıcı var.
Kulüplerin yeni bedelli kararlarına katılım olmazsa ne olur? Milyarlarca lotluk spor hisseleri kulüplerin elinde kalır. Bu hisseleri kulüpler nasıl satacak? Bedelli fiyatının çok aşağısına inmek zorundalar.
Hazine’den 2026 yılında partilere 6 milyar liraya yakın yardım yapılacak. Bunun 2,5 milyarı AKP’ye, 1,5 milyarı CHP’ye, 600 milyonu MHP’ye, 550 milyonu İYİ Parti’ye ve 500 milyonu da DEM’e gidecek.
Sahneye çıkan her hikâye, bu coğrafyanın yükünü, kırılganlığını ve susmayan seslerini de beraberinde taşıyor. Tiyatro, karanlık zamanlarda bir arada kalmanın dili hâline geliyor.
Yeni yıla girerken kaybettiklerimizin hemen gelmeyeceğinin farkındayız. Ama direnci, acıyı, sevinci, biriktirdik. Yeni yıl için umut ettik. Vazgeçmedik.
Tüm olumsuzluklara rağmen, alın terinin değer gördüğü, adaletin, dayanışmanın ve toplumsal barışın büyüdüğü, geleceğe umutla baktığımız bir 2026 dileği ile...
Eldeki verilere bakınca insan, 2026 yılından da umutlu olamıyor. Pek çok şeyde yanıldığımız gibi umarım bunda da yanılırız. Ama yine de İngilizlerin dediği gibi “No news is good news” diyelim.
Gayrimenkul sektörü değer kazanabilir. Yılın ikinci yarısından itibaren düşük faizlerin konut sektöründe hareketlenmeyi ve beraberinde fiyatları artırması bekleniyor.
Hangi operasyon için ne zaman düğmeye basılacağı bilinmeyeceği için her seferinde yatırımcının hangi yatırım aracında yakalandığına göre binlercesi kaybedecek binlercesi kazanacak.
Takvimler çok şeyi değiştirir. Bir ülke şiddete doğru yürüyorsa, takvimler çok daha fazlasını anlatır. Yılın son günlerinde bir muhasebe yapmak gerekirse, geçmişi kabullenip, geleceğe ait bir şeyler de söylemek lazım.
Eğer 2026 yılında erken seçim olur ve Cumhur İttifakı seçimleri kaybederse; 2026 yılında adil yargılama ve hukukun üstünlüğü için umutlu olabiliriz.
Vicdanın hareket edebileceği alan ekrandan çıktığı zaman, ne kadar açık, ne kadar güvenli? Belki de hareket edebilmek için biraz da bu sorunun cevabının net olması gerekiyor.
Birbirimiz için yapabildiğimiz en kıymetli şey, bu ağırlığın altında yan yana durabilmek. Hepimize, bu yükü taşıyacak güç gerek.
2026’ncı 365 kapanmayanların yılı olsun. Virgülün hakkını verenlerin, susmayacağımız yeri bilenlerin… Yan yana durduğunda dünyanın yerini değiştirebildiğini hatırlayanların yılı olsun.
Bebek doğuran yapay zekanın amacı, tek bir kelimeyle özetlenebilir: optimizasyon. Daha yüksek başarı oranı, daha az hata, daha öngörülebilir sonuçlar. Ancak insan, optimize edilmek üzere var olmadı.
Mersin Yenişehir Belediyesi, seçim vaatleri arasına aldığı erken çocukluk döneminde beceri temelli eğitim modeli ile Türkiye’ye örnek olabilecek bir çalışmayı sessiz sedasız büyütüyor.
Görünen o ki, yeni yılda ne seçim var, ne de emekli maaşında iyileştirme.Bırakın kıyma buzlukta kalmaya devam etsin!..
Kamuoyunda günlerdir tartışılan 2026 yılı asgari ücret miktarı, hükümet ve işveren temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 23 Aralık’ta gerçekleştirdiği üçüncü toplantısında belirlendi.
AKP kimliği ile ekranlara çıkarak konuşmak gerçekten özellikle şu dönem hayli zor. Anlatacakları öyküleri yok. Hele bir de karşılarına, öyle ya da böyle muhalif sayılacak birkaç isim konulduğu zaman mesele gerçekten büyük risk oluşturuyor. Bu nedenle AKP’li vekillerin kısa süre sonra yerlerini eskisi gibi iktidardan yana “gazetecilere” devretmeleri hayli mümkün.
Bölge Adliye Mahkemesi, Danıştay’ın kararına direndi: Barış Akademisyenleri’nin işe dönüşüne engel…
2025 yılı bize hızın ve otomasyonun değil, sınır koyabilmenin gerçek belirleyici olduğunu gösterdi. 2026 ise daha akıllı sistemlerin değil; daha bilinçli tercihlerin yılı olacağını söylüyor.
Erdoğan’a kazasız belasız hiçbir güç zafiyeti yaratmadan geçireceği 2 yıl lazım. Yakın çevresine kadar uzansa da ortaya çıkan hiçbir kirli meseleye hem bulaşmayacak hem de sahip çıkmayacaktır.
Yarın, 22 Aralık Pazartesi günü “öksüz” dosyalardan birinin Gayrettepe Yangını’nın duruşması Çağlayan Adliyesinde. Ekmek parası peşinde, kapılar kilitli olduğu için dumandan boğularak ölen 29 kişinin ölümünün sorumluları aranıyor. Kulübün organize suçla dirsek teması içindeki patronlarıyla, olmayacak ruhsatlara imza atan kamu görevlileri yargılanıyor.