Emekli ve asgari ücretlilerin oy gücü yüzde 78!
Tabandan aylık alan EYT'liler dahil 4 milyon emekliye Temmuz ayında ya enflasyon farkı hiç ödenmeyecek, ya da 400 lira gibi düşük bir artış sağlanacak.
Tabandan aylık alan EYT'liler dahil 4 milyon emekliye Temmuz ayında ya enflasyon farkı hiç ödenmeyecek, ya da 400 lira gibi düşük bir artış sağlanacak.
Bu sessizlikte gazetecinin aklına yine olur olmaz bir düşünce saplanıyor: Ya o, seçim öncelerini pek seven “pek akıllı çete!”, bir yerlerde bıçak biliyorsa. Ya hesabı, “ıslak imzalı tutanak”tan çok ötesiyse.
Sezen Öz, Şengül Hablemitoğlu, Rakel Dink, Türkan Elçi ve Emine Şenyaşar örneklerine bakarsak- bir erkeğin yazgısından siyasal alana dahil olup-kendi yazgılarını yaratan kadınların nasıl olup da bambaşka bir gerçek mücadelenin öznesine dönüştüklerini anlamak zor değil.
Özlem Zengin olduğu yerde sağlam durmaya devam ederse sadece bütün kadınların desteğini değil haktan, hukuktan, adaletten yana olan tüm erkeklerin de desteğini alacaktır.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 17 Mart 2023 tarihinde 11 ili kapsayan Kahramanmaraş ve Hatay depreminin ardından raporunu yayınladı. 140 sayfa rapor aynı zamanda iktidarın sürece ne kadar hazırlıksız, plansız olunduğunun ve yanlış yönetildiğinin de iktidar tarafından ilanı olmuş.
Anne Dufourmantelle, Kolektif Kitap tarafından, Sinan Oruç ve Samet Yalçın çevirisiyle basılan, “Yumuşaklığın Gücü”nde bu kelimenin peşine düşüyor. Politik, etik, felsefi, dini, edebi pek çok açıdan kelimenin anlamını sorgulamaya çalışıyor.
iktidarın bir kanadı tarikat ve cemaatlerle, diğer tarafı ise suç örgütleriyle, mafya ile ilişkili. Patenti Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek’e ait olan ve Refahyol için kurulmuş tanımıyla, mafya tarikat ortaklığı.
Dağıtılan parayı geri almanın çeşitli yöntemleri var. Daha fazla zam, daha çok vergi gibi... İktidar değişirse yük muhalefetin sırtına binecek. Anlaşılan "muhalefet kazanırsa bu yükün altında kalsın ve erken seçim gündeme gelsin" diye de hesaplar yapılıyor...
Ankaralılar bilir, Esat Devrez'de olağanüstü yapılır mercimek çorbası. Onların sırrı ne bilmiyorum ama ben size bir iki lezzet ipucu vereceğim.
Bir dava dosyasında derin bir kazı yapacağız bugün. Ve kazdıkça domuz bağlarını, bugün daha anlamlı hale gelen bağlantıları göreceğiz. Bu dava, AKP’nin yeni müttefiki HÜDA-PAR’ın ilk kurucularının yargılandığı Hizbullah davası. Davanın konusu Hizbullah’ın yöneticileri nasıl kaçırıldı, dava sırasında neler oldu, hangi işbirlikleri deşifre oldu, AKP yeri geldiğinde nasıl tehdit edildi, yeri geldiğinde nasıl ortaklık yapıldı?
"Kimi depremzedelerin davası 3-4 yılda bitip kesinleşecek ama kimi davalar yıllarca sürecek. Enflasyonun altındaki düşük faiz de vuracak depremzedeleri. Son 10-15 yıldır yasal faiz hep % 9, ya enflasyon? Para, tazminat pul olmayacak mı?"
Çin bölge ülkelerinin dış politikalarını çeşitlendirme arayışlarına beklendiği gibi karşılık verdi, fırsatı kaçırmadı. Başta Suudi Arabistan, Katar, BAE gibi ülkeler aslında Rusya ve Çin kartlarını ABD ile pazarlıkta ellerini güçlendirmek için kullanıyorlar. Örneğin, Suudi Arabistan’ın fiili lideri Selman bazen Putin ile görüşüp petrol arzını, dolayısıyla fiyatını belirlerken, Çin ile petrol satışında Yuan kullanabileceğini açıklıyor.
Evet ne ezan, ne bayrak, ne kan ajitasyonu yapıyorum. Kemal Sunal ve Adile Naşit’i sevmemek. Hababam Sınıfı’ından haz etmemek, Mahmut Hoca’ya saygı duymamak bence ciddi bir memleket sevgisizliğidir.
Sahi nedir, her gidilen deprem bölgesinde helallik istemek?
Varlık yokluk seçimine giden Saray’ın kendisinden bir oyun bile kaçmasına tahammülü yok. İşte Saray’ın yapmaya çalıştığı bu. Gerek batıda gerekse doğuda halen AKP’ye oy veren Kürt seçmenin kendisinden uzaklaşmasını engellemeyi hedefliyor.
Yeni dönemin bilinmezliği ve potansiyel riskleri sarayı gerçekten çok germiş vaziyette.
Öyle görünüyor ki, HDP davası seçim döneminde iyice ısıtılacak. HDP'nin "terör odağı" haline geldiği iddiasıyla kapatılması için Bahçeli'nin açıkça ortaya koyduğu siyasi baskı yoğunlaştırılacak. Eğer HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda Kılıçdaroğlu'nu destekleme kararından vazgeçmezse, şu anda "mümkün değil" gibi görünen çok şey mümkün olabilir. Seçimden önce kapatma dahil...
Yapay zekanın benim ufak katkılarımla yazdığı bu tarifi denemenizi tavsiye ederim. Özellikle acı yemek sevenlerin kaçırmamasını öneririm.
Bu yazıda, IŞİD militanlarını, El Kaide liderlerinden Ebu Hamza’yı vatandaş olarak kabul eden devletin, 5 yaşındaki Faslı, Talya’yı nasıl “milli güvenlik sorunu” olarak gördüğünü okuyacaksınız. İstanbul’daki mahkemenin kararıyla bir Türk anneye evlat olan Talya’nın vatandaşlık başvurusunun, “Kamu düzeni ve milli güvenlik” bahanesiyle nasıl reddedildiğini okuyacaksınız.
Onbinlerce can kaybı ile enkazın yanı başında bir sandalye çekip cenazesinin çıkartılmasını bekleyen gözü yaşlı insanların acısı ile yoğrulduğumuz günlerdeyiz. Yanlış kentleşme politikaları, rant odaklı kentsel dönüşüm, zamanında eşgüdüm sağlanamaması, bilimin ve tekniğin devre dışı bırakılması ile afete dönüşen depremin birinci ayını geride bırakıyoruz.
İYİ Parti'nin kuruluşundan beri içinde olan bir isimdi Bülent Gürsoy, Yüksek İstişare Kurulu üyeliği, iki dönem GİK üyeliği son olarak da Ortadoğu Politikaları Başkan Danışmanlığı yapıyordu partide.
Masayı oluşturan politik çeşitliliğe sahip taban yerinde duruyor. 5 partiyi rahatça sırtlanacaktır. “Kazanamayacak” kaygısı yerine “kazanacak” olması nedeniyle itiraz edildiği anlaşılan Kılıçdaroğlu’nu da yalnız bırakmayacaktır.
Siyasi aklın algılamakta güçlük çektiği bir kırılma yaşandı. Siyaset dünyasının hatırlanabilen hafızasında böyle bir emrivaki yoktur. Geçmişte birçok koalisyon kuruldu, ama hiç birinde bir parti, hem Cumhurbaşkanlığını hem Başbakanlığı istemedi.
3 Mart 2023'te beyin neden önemli sorusunun bir cevabını yaşadık memleketçe. Siyaseten ciddi bir yoksunluk belirten bir hamle ile, son yıllarda mevcut iktidara karşı duruşuyla oy toplayan bir yapının kendisini imha edişiyle geçirdik günü.
Gassan Kanafani’nin, “Güneşteki Adamlar” metni, göç gerçekliğini bize karakterlerinin hikâyesiyle anlatıyor. Zorla göç etmenin anlamı, onların cümlelerine sızarken zamanımızda pek çok insan için geçerli olan bu konuya, yıllar öncesinden, kendisi de göç yollarına düşmek zorunda kalmış bir yazarın gözünden bakma şansı buluyoruz.
Gözlerinizi kapatın ve gerçekçi bir Türkiye toplumunu gözünüzün önüne getirin. Gerçekçi diyorum. Yani olmasını istediğiniz Türkiye toplumu değil.
Ne demek 15 bin dolar çıkacaktı? Buna geleceğim. Önce TÜİK’in açıkladığı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) rakamlarına bakalım bir. Türkiye ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde yüzde 3,5 büyümüş. Yıl bazında büyüme yüzde 5,6 olmuş. Cari fiyatlarla milli gelir 15 trilyon TL, dolar cinsinden 905,5 milyar dolar, kişi başına gelir 10 bin 655 dolar olmuş.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim tarihi için, depremin etkilerinin daha azalmış olacağı 18 Haziran’a göre 14 Mayıs’ta ısrar etmesinin nedeni ne? 14 Mayıs’ta demokrasiyi askıya almak, 18 Haziran’a göre hem daha kolay hem de 14 Mayıs seçimleri ne zamana ertelenirse ertelensin, 14 Mayıs’ın kuralları işleyecek. Erdoğan 14 Mayıs’la adaylığını garantilemeyi, bir yıl kazanmayı ve YSK’yı ertelemeye zorlamayı hedefliyor. Belki de YSK’ya yardımcı oluyor.
Torunlar GYO’ya ait olan Ankara merkezli doğal gaz dağıtım şirketi Başkent Gaz’ın, Kızılay üzerinden hükümete yakın ve ismi çocuk istismarı skandalına karışmış olan Ensar Vakfı’na 27 Aralık 2017’de yaptığı 8 milyon dolarlık bağış sonrası Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın “Vergi kaçırmak başkadır, vergiden kaçınmak başkadır.” sözleri hala zihinlerde olsa da bu zihniyeti biz düz insanlar için anlamak imkansız.
Kızılay'ın artık bir hayır kurumu niteliği taşımadığı, kar amaçlı ve iktidara yakın isimlerin yönetimde olmasından, iktidara bağımlı, toplumdan ve insanların yaşadığı trajediden uzak, ABD’de kurulan Türgev ve Ensar’ın toplamından oluşan TURKEN’e para aktaran bir kurum olma niteliği taşıdığı anlaşılıyor.
Son günlerde yaşadığımız deprem felaketiyle birlikte hayatta tutma çabasının önemini bir kere daha fark ediyoruz. Çünkü yıllardır bize sadece ölüm dayatılıyor. Yaşam ekranda akıp giden tabutların sayısına indirgeniyor. Felaket ve salgın gibi durumlarda ölüm bir an önce ortadan kaldırılması, görünmez kılınması gereken olarak şeyleştiriliyor. Sayı sayı akanın birinin hayatı olduğunu unutmamız, ölüm normalmiş gibi benimsememiz isteniyor.
Eğer Mayıs'ta erken seçim olursa emekli ve asgari ücretlilere Nisan'da ek zam yapılma ihtimali artar. Ancak deprem nedeniyle daha önce zikredilen yüzde 20'ye varan oranların aşağı yönlü revize edilme olasılığı yüksek.
Siyasete biraz dokunan bir yazı yazdığımı sakın anneme söylemeyin, o beni yemek yazan bir makina mühendisi olarak biliyor.
Cumhur İttifakı’nın bu nedenle gözü kulağı Millet İttifakı’ndan gelecek “dağıldılar” haberinde ya da verecekleri birden çok aday kararında. Çünkü TBMM’de çoğunluğu kaybettiklerinin uzun zamandır fakındalar ve bunu kabul etmiş vaziyetteler. Ama hala cumhurbaşkanlığı seçiminden umutları var. Çünkü kurdukları sistem anaysa değişikliği sağlanmadığı sürece parlamentonun bir işlevinin olamayacağı bir sistem.
Deprem denklemi de yere bir etti. Nasıl o kolonlarındaki demiri çalınmış bina denen tabutlar birbirine sarılmış o insancıkları ezdiyse yukarıdaki Makyavelik ahlaksız denklemi de dümdüz ettiler.
Dış güç desen olmuyor, iç güç desen olmuyor. Konu her şekilde üstlerine kalıyor.
Yirmi yıl sonra, tarih tekerrür etmek üzere. Depremin yaratacağı “siyasi artçı şokun” ya da yükselen dalganı nerelere uzanacağı, neyi çatlatıp, kırıp geçeceğini, büyüklüğünü ve kimleri kapsayacağını tahmin etmek güç. Biat ve tevekkül kültürünün hüküm sürdüğü muhafazakâr tabanın öfkesini ya da bağlılığını ölçmek, sınırlarını belirlemek güç. Ama devasa dalganın öncelikle deprem bölgesindeki on ilde 2 milyon 800 bin oyu olan AKP’yi aşacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok.
Depremzede, bölgede askeri beklerken, Ankara’da 6 şubat sabahı daha gün ağarmadan bambaşka bir deprem yaşanıyordu. Bu deprem; Şubat 2021’deki Gara operasyonu, Haziran 2022’deki Jandarma’nın MSB’ye bağlanma girişimleri, Ekim 2022’deki Polisevi saldırısı ve Kasım 2022’deki İstiklal saldırısı sırasında biriken enerji patlamasının sonucuydu. Depremde askerin sahaya çıkabilmesi için İçişleri ve MBS’nin birlikte hareket etmesi gerekiyordu ama o bakanlıkların başındaki iki isim arasında gerilim vardı.
Kabak tadı verdi artık “Bağcılar düşerse Kudüs düşer. Bosna düşer. Mekke-Medine düşer.” koçaklama şiirleriniz. 20 yıl doğru düzgün bir tedbir almadığınız için Antakya düştü, Elbistan düştü, Pazarcık düştü, Maraş düştü…
“Şimdi diil, acılar henüz çok taze” deniyor. Ama hayır artık, on binlerce canımız gitmişken, hiçbir şeyden çekinmeden konuşmanın zamanı geldi, hatta geçiyor. Bu, başta kayıplarımıza, anasız babasız kalan çocuklarımıza olan borcumuz olmalı. Yaşanan büyük faciada vebali bulunanların adil ve hak ettikleri biçimde yargılanması, kimsenin kanının yerde kalmaması için konuşmamız, ve insan gibi siyaset talep etmemiz gerekiyor.
“Bir şey yapıyor gibi görünmek” için zorlama faaliyetlere sarılanlar da aynı duyguları yaratıyor: Ya bir dur, biraz saygı. Biraz sus. Sus!
Ölülerini alabilmek için bile günlerce enkaz başında gözyaşı döktü insanlar. Aç, susuz, soğukta beklediler. İki hafta geçti hala yığınla sorunla boğuşuyor 10 kentte binlerce yurttaş; üzgün, yorgun, kırgın ve kızgın. Saray iktidarı ise hala acziyetini örtme telaşında.
İmar barışlarında oradaydınız, önlemler alınmazken oradaydınız, inşaatlar usülsüz kontrol edilirken oradaydınız, Hatay afet bölgesinden çıkarılırken oradaydınız. Deprem vergileri nerede? Neredeydi o ayazda Kızılay’ın çadırları? Nerede afet durumlarında organize olması gereken ordu?
Erdoğan seçimler için 14 Mayıs tarihinde ısrar edecektir. Çünkü önemsediği “kalp gözü açık” hocalar o tarihi işaret ettiler. MHP’nin de seçim erteleme işine sıcak bakmadığı da bir biçimde kulis bilgisi olarak sızdırıldı.
Bekleyenin ve düşüşü fırsat bilip alanların kazandığı, panik olup satanların kaybettiği bir haftaydı. Depremde alım yapan yabancılar, 130 milyon dolarla 3 günde yaklaşık 15 milyon dolar para kazandı. Amerika'da yükselen faizlere rağmen bunu 2 yılda elde edemezsiniz...
Önümüzdeki bir kaç yazımda özellikle deprem bölgesinde geçici mutfaklarda kolay pişirilebilecek ama besleyici yemek tarifleri paylaşmaya çalışacağım. Umarım faydası olur.
Sistem bizi acımızı yaşamaya değil, onu daha fazla nasıl gösterinin parçası yaparak, etkili hale getiririz düşüncesine itiyor.
MB enflasyon raporunda da 2023 için tahmin yüzde 22,3’tür. Ama bu oranın gerçekleşmesi imkansıza yakındır. Dolayısıyla hesabını kitabını yüzde 20 enflasyona göre yapanın işinin rast gitmesi de imkansıza yakındır. Ocak ayı enflasyon rakamı, bu yüzde 22,3’ün 6.65 puanını götürdü bile.