Köşe Yazıları

Erdoğan enkazdan kendini nasıl kurtarıyor?: Maç, 14 Mayıs’ın kurallarıyla oynanacak
Köşe Yazıları

Maç, 14 Mayıs’ın kurallarıyla oynanacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim tarihi için, depremin etkilerinin daha azalmış olacağı 18 Haziran’a göre 14 Mayıs’ta ısrar etmesinin nedeni ne? 14 Mayıs’ta demokrasiyi askıya almak, 18 Haziran’a göre hem daha kolay hem de 14 Mayıs seçimleri ne zamana ertelenirse ertelensin, 14 Mayıs’ın kuralları işleyecek. Erdoğan 14 Mayıs’la adaylığını garantilemeyi, bir yıl kazanmayı ve YSK’yı ertelemeye zorlamayı hedefliyor. Belki de YSK’ya yardımcı oluyor.

Kerbala'da su ticareti ve Kızılay'ın evrimi
Köşe Yazıları

Kerbala'da su ticareti ve Kızılay'ın evrimi

Torunlar GYO’ya ait olan Ankara merkezli doğal gaz dağıtım şirketi Başkent Gaz’ın, Kızılay üzerinden hükümete yakın ve ismi çocuk istismarı skandalına karışmış olan Ensar Vakfı’na 27 Aralık 2017’de yaptığı 8 milyon dolarlık bağış sonrası Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın “Vergi kaçırmak başkadır, vergiden kaçınmak başkadır.” sözleri hala zihinlerde olsa da bu zihniyeti biz düz insanlar için anlamak imkansız.

Yaşatma gayreti
Köşe Yazıları

Yaşatma gayreti

Son günlerde yaşadığımız deprem felaketiyle birlikte hayatta tutma çabasının önemini bir kere daha fark ediyoruz. Çünkü yıllardır bize sadece ölüm dayatılıyor. Yaşam ekranda akıp giden tabutların sayısına indirgeniyor. Felaket ve salgın gibi durumlarda ölüm bir an önce ortadan kaldırılması, görünmez kılınması gereken olarak şeyleştiriliyor. Sayı sayı akanın birinin hayatı olduğunu unutmamız, ölüm normalmiş gibi benimsememiz isteniyor.

Siyasi Tsunami
Köşe Yazıları

Siyasi Tsunami

Yirmi yıl sonra, tarih tekerrür etmek üzere. Depremin yaratacağı “siyasi artçı şokun” ya da yükselen dalganı nerelere uzanacağı, neyi çatlatıp, kırıp geçeceğini, büyüklüğünü ve kimleri kapsayacağını tahmin etmek güç. Biat ve tevekkül kültürünün hüküm sürdüğü muhafazakâr tabanın öfkesini ya da bağlılığını ölçmek, sınırlarını belirlemek güç. Ama devasa dalganın öncelikle deprem bölgesindeki on ilde 2 milyon 800 bin oyu olan AKP’yi aşacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok.

Enkazda güç savaşları: Ankara’daki fay hattı ve depremdeki görülmeyen asker
Köşe Yazıları

Ankara’daki fay hattı ve depremdeki görülmeyen asker

Depremzede, bölgede askeri beklerken, Ankara’da 6 şubat sabahı daha gün ağarmadan bambaşka bir deprem yaşanıyordu. Bu deprem; Şubat 2021’deki Gara operasyonu, Haziran 2022’deki Jandarma’nın MSB’ye bağlanma girişimleri, Ekim 2022’deki Polisevi saldırısı ve Kasım 2022’deki İstiklal saldırısı sırasında biriken enerji patlamasının sonucuydu. Depremde askerin sahaya çıkabilmesi için İçişleri ve MBS’nin birlikte hareket etmesi gerekiyordu ama o bakanlıkların başındaki iki isim arasında gerilim vardı.

Şimdi bunları konuşmanın tam sırası
Köşe Yazıları

Şimdi bunları konuşmanın tam sırası

“Şimdi diil, acılar henüz çok taze” deniyor. Ama hayır artık, on binlerce canımız gitmişken, hiçbir şeyden çekinmeden konuşmanın zamanı geldi, hatta geçiyor. Bu, başta kayıplarımıza, anasız babasız kalan çocuklarımıza olan borcumuz olmalı. Yaşanan büyük faciada vebali bulunanların adil ve hak ettikleri biçimde yargılanması, kimsenin kanının yerde kalmaması için konuşmamız, ve insan gibi siyaset talep etmemiz gerekiyor.

YSK'da neler oluyor?: YSK koridorlarındaki dört senaryo
Köşe Yazıları

YSK koridorlarındaki dört senaryo

Siyaset ve hukukçular, seçimler ertelenir mi ertelenmez mi diye tartışırken, YSK’da farklı senaryolar üzerine alternatifli hazırlıklar yapılıyor. Öncelenmeyen veya ikinci planda tutulmayan senaryolar: “Yeni yasalı 18 Haziran, yeni yasasız 18 Haziran, yeni yasalı 14 Mayıs, yeni yasasız 14 Mayıs.” YSK’da, ‘nasıl olsa deprem oldu, seçimler ertelenir” havası yok. El kitabı niteliğindeki genelgenin adı da hazır: Seçmen Kütüğünün Güncelleştirilmesi Usul ve Esaslarını Gösterir 141 Sayılı Genelge.

Deprem: Bu bir 'toplu infaz'dır ve bir 'Yurttaşlar Adalet Divanı' oluşturulmalıdır
Köşe Yazıları

Deprem: Bu bir 'toplu infaz'dır ve bir 'Yurttaşlar Adalet Divanı' oluşturulmalıdır

Artık sorun yurttaşlık haklarımızın en temel ve asgarisi olan yaşama hakkı sorununa dönüşmüştür. Türkiye’de ekonomik ve siyasi nüfuz sahiplerinin çıkarlarını takip eden “devlet kültürü”nün değiştirildiği, “toplu infaz”ların durdurulduğu ve böylece can güvenliğinin sağlandığı bir ülke için yurttaşların kendi politik sorumluluğunu ele almaktan başka çaresi kalmamıştır.

'Canım sıkılıyor begim'
Köşe Yazıları

'Canım sıkılıyor begim'

Ülke olarak yine çok ağır bir tablo ile karşı karşıyayız. Canımızı ziyadesiyle acıtan bir de yönetime muhatabız. Öte yandan göz yaşlarımız eşliğinde izlediğimiz insan üstü bir dayanışma var. O, sokaklarda hak hukuk dedikleri için itilip kakılan Halkevci, TKP’li, TİP’li, SOL partili çocukların ellerinde çok iptidai aceleyle paketlenmiş kolileri görünce duygulanmamak elde değil. Devleti aşan bir çaba ile organize oldu insanlar.

Beştepe koridorlarında dil alıştırılan slogan: Enerjimizi seçime harcamayalım
Köşe Yazıları

Beştepe koridorlarında dil alıştırılan slogan: Enerjimizi seçime harcamayalım

18 Temmuz 2016’dan tanıdığımız bildiğimiz bir siyasi yol haritasıydı aslında çizilen. Olanlar olduktan sonra onları “olmamış gibi göstermenin” planları. Bunlar, siyasi kader planlarıydı. İşte ilan edilen OHAL’in planları Beştepe’de çizildi. Slogan belirlendi: Enerjimizi seçime harcamayalım. Bu, seçimlerin en azından 14 Mayıs’ta yapılmasının bir kez daha düşünülmesi demekti. Yarın başka bir hava eserdi belki yine 14 Mayıs’ta sandık kurulurdu; şu OHAL yetkileri cepte dursundu.

Kılıçdaroğlu’nun ürküttüğü fincancı katırları!
Köşe Yazıları

Kılıçdaroğlu’nun ürküttüğü fincancı katırları!

Bir siyasi parti lideri “suikast tehditleri“ aldığını söylüyor, “silahların gölgesinde“, “kelle koltukta“ siyaset yapmak zorunda olduğunu söylüyor… Devlete çöreklenmiş çetelerden, mafyadan, hırsızlardan söz ediyor. Onları söküp atmayı vaadediyor. Tartışılması, konuşulması gereken asıl bu meseleyken Kılıçdaroğlu’na yönelik linç kampanyasına ortak olanlar gerçekte kimlere hizmet ediyor?

Küba Yahnisi: Ropa Vieja
Köşe Yazıları

Küba Yahnisi: Ropa Vieja

Cuba Libre'de yediğim yemeğin adı Ropa Vieja idi. İsminin anlamı eski elbise olan bu yemek, biberlerle ve et suyuyla uzun saatler pişirilmiş ve sonra lime lime edilmiş yumuşacık nefis bir et yemeğiydi. Eski elbise adı da o lime lime olmuş görüntüsünden geliyor diye öğrenmiştim o zamanlar, doğrudur herhalde. Sevgililer günü de yaklaşırken, acaba o gün evde özel bir yemek mi denesem diyenler olursa diye size Ropa Vieja tarifi yazayım istedim.