Asgari ücrette 3 suistimal !
10 milyon asgari ücretli ve 13 milyon emekli memnun edilmeden erken seçime gidilemez. Eğer emeklilere yüksek bir zam yapılırsa, o zaman beklenenden daha erken bir seçimin sinyali verilmiş olur.
10 milyon asgari ücretli ve 13 milyon emekli memnun edilmeden erken seçime gidilemez. Eğer emeklilere yüksek bir zam yapılırsa, o zaman beklenenden daha erken bir seçimin sinyali verilmiş olur.
Seçime çok adayla gidelim. Hepimiz biliyoruz ki, 2018'de olduğu gibi Erdoğan'ın ilk turda seçilme ihtimali sıfır. Oysa "tek aday" taktiğini savunanların en önemli gerekçesi Erdoğan'ın ilk turda seçilmesi korkusu değil mi?
Ekrem İmamoğlu davasının alevlendirdiği muhalefetin adayı kim olsun tartışmasında benim görüşüm berrak. Hepsi olsun. Her siyasi görüş, akım, parti, ideoloji, çıkar grubu kendi ilkelerine uygun aday çıkarsın.
Yanlış zamanda, bana kalırsa yanlış yerde mükemmel bir futbol organizasyonu izledik.Özellikle grup maçlarında turnuvanın insanı hiç içine çekemeyen sıkıntılı bir hali vardı. Fakat eleme maçlarıyla beraber oynanan futbolun kalitesi öyle bir seviyeye yükseldi ki turnuvanın çehresi değişti. Eleme maçlarıyla beraber hemen hemen her gün bizlere güzel bir hikaye verirken bir yandan da neredeyse herkesin gönlünde olan ana hikaye Lionel Messi’nin Dünya Kupası kazanmasını da verdi.
Hükümetimiz faizi indirmesine rağmen, faiz ödemelerinin vergiye, bütçe gelirlerine oranında şampiyonluğumuz da var. Bu şampiyonluk epeydir bizde de yeni rekorlar kırıyoruz. Koptuk gidiyoruz durumu var burada.
Erdoğan’ın “seçim operasyonları” deşifre olmuş durumda. Hiçbir aktör karşılığında bir şey almadan Erdoğan’a böyle bir lütufta bulunmak istemedi. Bu fikre en yakın olan lider Putin, o da Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesinden ve kurduğu şeffaf olmayan, karanlık ikili ilişkinin bitmesinden endişe ediyor.
Asgari ücretin belirlenmesinde TÜİK’in tartışmalı TÜFE rakamları baz alınıyor. Tüketici enflasyonunun, genellikle kabul gördüğü gibi eğer yüzde 100’ün üzerinde olduğu dikkate alındığında bu zamla bile şimdiden enflasyonun altında.
Uzun süredir HDP ve Kürtler üzerindeki tuzaklarından sonuç alamayan Erdoğan, sona yaklaşan dava sürecini bile beklemeden yine Saray‘da hüküm kuruyor. Öyle anlaşılıyor ki İmralı’da aradığı desteği bulamamış, HDP içinde kavga çıkaramamış, yeni partiler aracılığıyla oyları bölme çabaları sonuç vermemiş…
“Medyaya rağmen” iktidara gelen AKP ve Erdoğan, köprüyü geçene kadar liberallerle ve patronlarla iş birliğini sürdürdü, zenginleşmelerine destek oldu. Ama ilk fırsatta elindeki kamu imkanlarını devasa bir medya imparatorluğu inşa etmeye seferber etti.
İtiraz mahkemesi de "Hablemitoğlu 2002'de FETÖ'nün amacı için öldürüldü" dedi. Asıl esele bundan sonra. Şimdi davaya bakacak olan 28. Ağır Ceza Mahkemesi, “Evet Hablemitoğlu ta 1998’lerde FETÖ’nün FETÖ olduğunu biliyordu, bunu deşifre etmemesi için FETÖ tarafından öldürüldü. Bu davayı bakmaya ben yetkiliyim” derse ne olacak. 17/25 Aralık’a kadar FETÖ’yü FETÖ olarak “bilmeyenler”, “parselciler” ve “Pensilvanya yolcuları”na uykusuz geceler mi bekleyecek?
Günümüzde pek çok devlette polisin bu ilk anlamından uzaklaştırılmış “güvenlik” fonksiyonu tali kalırken, buna karşılık hâkim sınıfların halkı tahakküm altına alma, toplumu denetleme ve düzenleme/sınırlama fonksiyonları asli hal aldı.
Yeni kuşaklar, gelecek yüzyılın ilk yirmi yılında demokratik bir hukuk devletinde yaşıyor olmanın gururu içinde gerinirken, bugünlere bakıp “ Yine de iyi dayanmışlar!” diyerek, aralarında gülüşürler mi?
Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı kararı ile uygulama süresi 2023 sonuna kadar uzatılan Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) kasım ayında, ne Hazine ne de Merkez Bankası faiz üstüne kur farkı ödemesi yaptı. Yatırımcısı, normal mevduat faizinin (yüzde 20’nin üstünde) bile yarısı düzeyde (%12) faize mahkûm oldu. Bu tablo, beklendiği gibi çıkışa yol açtı. Son hafta KKM bakiyesi 17 milyar lira azaldı.
Muhalefetin, iktidarın zorlayan hamlelerine karşılık esnaf ziyareti ve salon toplantılarının ötesinde bir siyaset kurmaya ihtiyacı var.
Arkasındakini düşünmekten önümüzü göremez hâle getirmişler hepimizi. Ne gerek var bunca lakırdıya, teoriye, analize. İmamoğlu’na siyasi yasak ve hapis cezası geldi mi? Geldi! Sen niye bu haksızlığa düz olarak itiraz etmiyorsun da fikrin sorulunca içinden bir Think-tank (düşünce kuruluşu) sözcüsü ortaya çıkıyor?
Yılın son günlerinde Baksı Vakfı, geleneksel hale getirdiği Anadolu Ödülleri’ni bir törenle sahiplerine verdi.
Osmanlı döneminde “hasta adam olarak” nitelenen, Cumhuriyet’le sağlıklı topluma dönüşen rejimi, AKP uyguladığı sağlık politikaları, sağlıksız kentleşme ve sağlık yapılarındaki yıkıcı mekânsallıkla, neyi yıkıyor? Nereye gidiyor?
İktidarın kendisine yapılmış bir “hükümeti devirme” girişimi olarak sunduğu ve kitlesini, muhatabının toplumdaki olumsuz algısının da katkısıyla ikna ettiği yolsuzluk ve rüşvet operasyonları. Böyle bir operasyondan politik bir başarıyla çıkma deneyimi herhalde dünyada da tektir. Üzerinden 9 yıl geçmesine karşın muhalefetin bile dillendirmekte tereddüt yaşadığı bir meseleden söz ediyoruz.
John Gray’in, “Kedi Felsefesi ‘Kediler ve Hayatın Anlamı'” adlı metninin yapmaya çalıştığı, kedilerin yaşamına bakarak öğrenebileceklerimizi ve türümüzün edimlerini düşündürmek. Kitapta farklı metinlerle bunun yolları da gösteriliyor. Metnin bana kalırsa önemli yanı insanın yarattığı hikâyelere esir oldukça kendi varlığından uzaklaşması, kendini merkezi konumda tutma çabasıyla dünyadaki yaşamının çekilmez hâle getirmesi.
Bu vereceğim graten tarifi eğer evinizde ince doğramayı kolaylaştıran bir mandolin de varsa inanılmaz iyi sonuç veriyor. Yoksa da olur elbette, sadece iyi bir bıçakla ince dilimler kesmeye gayret etmek gerek.
Oy kullanabilecek durumda olan 19 yaş ve daha yukarıdakilerin sayısı 1 milyon 679 bin. Milletvekili genel seçiminde Ak Parti, CHP, HDP, MHP ve İyi Parti dışındaki partilerin tamamının aldığı oy sayısı 1 milyon 024'tü. Bu rakam Suriyelilerin neye tekabül ettiğini çarpıcı biçimde gösteriyor.
İki sene arayla iki miting Saraçhane meydanını yeni bir hafıza ortamı yapmak üzere. Yani şehrin politik hafızası tekrar eski şehre kayıyor.
İki takım da birbirinin güçlü ve zayıf yönlerinin farkında. Fransa’nın önce oyunu tutalım sonra kazanmasına bakarız tavrı ve Arjantin’in fazla yüklenip Mbappe’ye kontra fırsatı verme korkusuyla maçın nispeten ağır bir tempoda geçeceğini öngörüyorum.Arjantin’in Mbappe’ye ek önlem almak için 3’lü savunmayla çıkması muhtemel. Fransa tarafında ise Theo Hernandez’in ileri katlarıyla arkada bıraktığı boşluğu nasıl savunacağı büyük merak konusu. Zira Messi o kanatta konumlanıyor.
Türkiye’nin CDS primi 600’lerde seyrediyor. Dolara % 8 – 9 – 10 gibi tefeci faizi vererek borçlanabiliyorlar. Üç derecelendirme kuruluşunun üçünde de “yatırım yapılamaz” notu ve FATF’ta gri liste!..
İmamoğlu o gün o kravatı çıkarmayacaktı. Kimseler fark etmedi, sorgulamadı belki ama İmamoğlu kararında bir şeyler eksikti; birincisi, cezanın alt sınırı 1 yıl iken neden 1 yıl 6 aydan başladı bunun nedeni yoktu. İkincisi, mahkeme, "kravat indirimi"ni hiç tartışmamıştı. Temel ceza 1 yıl 6 ay olmasa ve o indirim yapılsaydı İmamoğlu’na siyasi yasak gelmeyecekti belki de. Belki de “suçu” yanlış işledi: Katil olacaktı, hırsız olacaktı belki o zaman “iyi hal” indirimini alırdı.
Anlaşılan, İmamoğlu’na verdirttiği ceza ile Saray kendi oyun planını kurarken birileri de Kılıçdaroğlu’nu oyun dışına itme planını devreye soktu.
Son 25 yılda kadınların siyasal temsilinde büyük başarılar sağlamış şampiyonlar liginde en başarılı ülkeler en zengin, en gelişmiş yüksek refah ülkeleri değil.
Osmanlı döneminde çocuk evlilikleri konusunda bize en çok bilgiyi veren kaynaklar, Osmanlı mahkemelerinde alınan kararların Kadı ve naibi tarafından tutulduğu defterler demek olan şer’iyye sicilleridir. Ancak bu kaynaklar doğası itibariyle sadece sorun olan, davalık olan ilişkileri öğrenmemizi sağlar. Dolayısıyla bunlardan hareketle Osmanlı’da çocuk evlilikleri konusunda sayısal, oransal sonuçlara varmak imkansızdır.
Çin’in hamleleri ABD’nin yerini almaya yetecek nitelikte değil. Örneğin, Çin bölge ülkeleriyle bir serbest ticaret anlaşması imzalayamadı, savunma ve askeri bağları çok zayıf. Bölge ülkelerinin savunma sistemleri uzun yıllardır ABD silahlarına bağlı. Bu derin bağı koparmak ve değiştirmek mümkün değil. Ama ABD artık geçmişte hakim olduğu bölgeleri parça parça Çin ile paylaşmak zorunda kalıyor.
Kurak Günler’in henüz yasaklanma gibi bir sorunu bulunmuyor.Film üzerinden koparılan fırtına sadece Bakanlık tarafından yapılan maddi yardımın geri istenmesi üzerinde odaklanmış durumda.Film için işlemekte olan hukuki sürece dair soruların cevabı ise henüz bilinmiyor
Peki altılı masadan çocukların evlendirilmesine, istismar ve şiddetin sona erdirilmesine dair bir politika duyduk mu?
Umalım ki Mağrip göçmenlerinin Afrika’dan Cebelitarık Boğazı’nı geçip vardıkları İber Yarımadası’nda önce İspanya’yı sonra Portekiz’i yendikleri zaferi Paris sokaklarına da şiddetsiz bir zarafetle taşırlar.
1980’lerde Türkiye’nin 12 Eylül karanlığında bir nefes alma alanı açan, yazarlarla okurları buluşturan TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı bu özelliğiyle Türkiye’nin kültür hayatında çok önemli bir yer edindi. 90’larda da bu özgür ifade ortamı çok önemliydi. Bir de indirimli kitap satışları… Bugün internet çağında ne söyleşiler ne de indirimler o kadar cazip… Ama Türkiye’nin en önemli kültürel etkinliklerinden biri olarak insanlar fuara gelmeye devam ediyor.
İstikbalin temsilcileri çocuklarımızın üzerinden gözümüzü eksik etmeyelim. Zincirleme kötülüğe karşı örgütlü iyiliği büyütmek, laiklikten vazgeçmemek hepimizin vicdani sorumluluğu.
Altılı masanın adayının seçim vaatleri arasında yani hükümet programında 2 yaşına kadar çocuklara süt, mama ve bez temini, devlet okullarında kahvaltı ya da öğlen yemeği, SMA ve akıllı kanser türlerinin ilaçlarının sağlanması, annelere doğrudan iletilecek eğitim yardımı gibi sıcak meselelere çözüm önerileri yer alıyor, mevcut kömür, doğal gaz gibi yardımlarla birlikte. Yeni bir model olarak ailelere sosyal güvenlik uzmanı tahsis edilecek.
Johann Hari, “Çalınan Dikkat ‘Neden Odaklanamıyoruz’” kitabında, bizi manipüle eden, zaaflarımızı kâra çeviren dijital kapitalizmin hâkim olduğu, stres altında, sürekli diken üstünde yaşamaya itildiğimiz, düşünme ve birlikte değiştirme kabiliyetimizin aşındığı bir dünyadan, tam da yaşadığımız zamandan sesleniyor, sorunu tespit etmekle yetinmiyor ve çıkışı bulabileceğimiz yollar öneriyor.
Peki, H.K.G. "yaşadıklarının bir işkence olduğunu anladığı" o radyo programını dinlemeseydi? Sonrasında cep telefonundan araştırmasaydı? Sosyal medyadan tanıştığı o kadından yardım almasaydı? Yani bilgiye ulaşmasaydı ne olurdu?
Yukarıdaki başlığı okuyup kaşını kaldırmayan var mı? Yok herhalde. Halbuki söz konusu başlığı ben koymadım. Başlığı koyan T.C .İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı. Duyuru 30 Haziran 2022’de yapılmış. Türkiye çapında yabancıların ikametinin yasaklandığı mahalleleri duyuruyor.
NBA’de sezonun ilk çeyreğini geride bıraktık. Artık sahada gördüğümüz şeyler hakkında yorum yapabilmek için makul bir veriye sahibiz. Bu düzlemde yeni koçu Mike Brown önderliğindeki Sacramento Kings’i konuşmamız lazım. Zira sezonun şu ana kadarki en güzel basketbol hikayelerinden birini yazmaktalar.
Peru örneğinde de Castillo’nun başarısız yönetimi sosyalist politikalar izlenmesinden değil Peru siyasetinin yolsuzluk, liyakatsizlik, suç örgütleriyle ilişkili kadrolarla çalışmak gibi gelenekselleşmiş sorunlarından kaynaklanmaktadır. Umalım ki gerek Peru solu gerekse Latin Amerika solu Castillo’nun hatalarından ders çıkarabilsin.
Hareket noktası 'Nereden Buldun Yasası' olmalı. Soracaksın, ‘Nereden buldun?’ Muhakkak büyük kaynak çıkacaktır burudan. Sahiplerine, çocuklarımıza döndürülecek kaynaklar…
“Tecavüzcünle mutlu musun” diyerek yasa hazırlayan o koyu renkli takım elbiseli adamların eğe büke çıkardıkları yasanın yürürlüğe girdiği yıldı. O yıl, şeyhin kızının çelimsiz bedenine göre gelinliği diktirilmişti, fotoğraf stüdyosunda gelinliğiyle fotoğrafı çekiliyordu.
Avrupa’da sağ ve sol siyasetler arasında, kadın haklarını koruma politikalarında ortak alanlar çoğalacak ve yeni sentezler mi olacak, yoksa kadın haklarında ciddi bir duraklama ve geri gidiş mi Avrupa’yı bekliyor? Bu sorunun da yanıtı şimdiden önümüzdeki dönemlerin önemli tartışma konuları arasında yerini aldı.
4 Aralık 2022 tarihindeki “İkinci Yüzyıla Çağrı Toplantısı” ile “seçim” startını, siyasi ve ekonomik açıdan tartışmalı unsurlar içermesine rağmen “şık bir şekilde” verdiğinde pek çok kişinin hemfikir olduğu CHP’nin nüvesini, 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan TBMM’ye katılan milletvekilleri arasından bizzat Mustafa Kemal’in kurduğu Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk (A-RMH) Grubu oluşturmuştu.
Siyasi taraftarlar, kendi partisinden birinin bu tür komik miktarlarda tazminat davası açması, yürek yağlarını eritmeye yetiyor mudur?
Tıpkı Suruç’ta, Diyarbakır’da, Cizre’de olduğu ve Ankara Garı’nda olacağı gibi cinayet, katliam ve komplolarla Ceylanpınar’da 15 Temmuz’un yolunu döşeyenler sadece Fethullahçılar mıydı?Yoksa onca ifadeye, kuşkuya, gölgeye rağmen Ceylanpınar’ı karanlıkta bırakan başkaları da var mı? Neden sonuç ilişkisi bilinen adli bir vaka, “çözüm sürecinin” tabutuna son çiviyi çakmak için biçimlendirildi mi?
Peki, seçime kadar dost ülkelerle ve piyasa baskısıyla kuru tutmak mümkün mü? Bunun cevabı hükümette. Net hata ve noksan kaleminin büyüklüğü ile ilgili stratejiyi ancak hükümet bilebilir. Ancak, bir strateji piyasa tarafından bilinmiyorsa, o strateji ülkenin stratejisi olamaz.
Yani, İrşad Devriyesi de, başörtüsü kuralı da halen uygulanıyor. Yine aynı dakikalarda ajanslara, İran'ın başkenti Tahran'da bir alışveriş merkezine ait lunaparkın "zorunlu başörtüsü kuralına uyulmadığı" gerekçesiyle mühürlendiği haberi düşecekti.