Köşe Yazıları

Popülist Sağdan Demokratik Sola: Alternatif doğar mı? Doğmalı mı? 3
Köşe Yazıları

Popülist Sağdan Demokratik Sola: Alternatif doğar mı? Doğmalı mı? 3

Sağı konuştuk. En yeni sola baktık. Şimdi Türkiye’de kendini solda gören “geleneksel” akımlara bakmak gerek zira bu geleneksellik bir meşruiyet sağlıyor. Beğensek de beğenmesek de söz konusu sollar Türkiye’de yelpazenin önemli bir alanı kaplıyorlar. İlk incelediğimiz “yeni sol” gibi değil bunlar. Kemikleşmiş. Hem oy verenleri var hem militanları. Hem ideologları var hem de günlük hayatta inananları. O yüzden elimizin tersiyle itilemeyecek kadar değerliler.

Muhammed Dahlan’ı gördünüz mü oralarda?
Köşe Yazıları

Muhammed Dahlan’ı gördünüz mü oralarda?

Devletin, “15 Temmuz’un ardında Birleşik Arap Emirlikleri vardır ve Dubai ile Fetullah Gülen arasındaki bağı Muhammed Dahlan kurmuştur” tezi, vakti zamanında AKP tabanına yönelik sadece bir söylem değildi. Devlet ve Interpol’un kayıtlarına da geçen belgelerde yazıyordu. Ve Dahlan, halen Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “terörden arananlar” arasında, FETÖ listede 40. sırada bulunuyor.

Kadın, 'insanın yarısı'ymış, muhalefetten yine tık yok
Köşe Yazıları

Kadın, 'insanın yarısı'ymış, muhalefetten yine tık yok

25 Kasım’daki konuşmasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadını “insanın yarısı” diye tanımladı. Eşit demiyor, zaten karşı kadın erkek eşitliğine. “Adem’in kemiğinden koptu işte bu kadın denen nesne” gibi bir tanımlama. Neden muhalefet partileri, kendi siyasi yapılarından başlayarak daha etkin bir toplumsal cinsiyet politikası yürütmüyor? Neden kadın hakları, gençliğin talepleri konusunda bu kadar yetersizler?

Beyoğlu’ndan vazgeçilmez
Köşe Yazıları

Beyoğlu’ndan vazgeçilmez

Muhalif içeriği olan her tür protesto gösterisine, iktidara itirazı olan her tür toplumsal kesime kapalı Beyoğlu. Israr edenler kendini gözaltında buluyor. Ama adalet arayanlar, demokratik gösteri yapanlar Beyoğlu kimliğinin olmazsa olmaz bir parçası. Tıpkı eğlence, kültür ve sanata dair her şey gibi. Tüm bunlar Beyoğlu’nu oluşturan kozmopolit kültürün kendini ifade edebildiği yerler. Beyoğlu’na, İstiklal Caddesi’ne kimliğini verenler onlar.

Masa altından el üstüne HDP
Köşe Yazıları

Masa altından el üstüne HDP

Demirtaş, kendisine ziyarete gelen ve çok önemsediği isimlere ilginç açıklamalarda bulunuyor. Ona göre “amasız, fakatsız” PKK silah bırakarak sivil siyasetin önünü açmalı. Daha ileri giderek, “Dışarıda olsam Kandil’e gider, ‘ya beni burada öldürün ya da silah bırakın’ derdim” cümlesini bile kurmuş.HDP’den de bu görüşleri önemseyen bir grup Kandil’e gitme fikrini tartışmaya açmış. Ama çok fazla destek görmemiş.

Popülist sağdan demokratik sola: Alternatif doğar mı, doğmalı mı? - 2
Köşe Yazıları

Popülist sağdan demokratik sola: Alternatif doğar mı, doğmalı mı? - 2

“Sol” Türkiye’de son derece sorunlu bir nitelendirme zira çok sol var ve hiçbiri birbirini beğenmiyor, hatta soldan saymıyor. Dolayısıyla aşağıda kullanacağım kategoriler hakkında iki uyarı yapmak zorundayım. Birincisi, kimsenin solculuğunu sorgulamadan yazacağım, yani benim bu yazıda “sol” olarak nitelendirdiklerim kendini “sol” olarak nitelendiren siyasi ve toplumsal yapılar ve bireyler. İkincisi, bunlar sadece birer kategoridir ve düşünebilmek için inşa edilmişlerdir.

Kolombiya ve ELN arasında yeniden barış görüşmeleri
Köşe Yazıları

Kolombiya ve ELN arasında yeniden barış görüşmeleri

Kolombiya devleti ve dünyanın en eski faal gerilla grubu olan Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) arasındaki barış görüşmeleri geçtiğimiz Pazartesi (21 Kasım) başladı. Gustavo Petro hükümetini ve ELN’yi temsil eden delegasyonlar Venezuela’nın başkenti Caracas’ta bir araya geldi. Küba, Norveç ve Venezuela’nın garantörlüğünde gerçekleşecek olan görüşmelerin 1964’ten bu yana kesintisiz olarak devam eden iç savaşın sonlanmasını sağlayacağı umuluyor.

Borçlanma dolu dizgin: Hazine’nin borcu ve  ödenecek faizleri toplamı 7 trilyonu geçti
Köşe Yazıları

Borçlanma dolu dizgin: Hazine’nin borcu ve ödenecek faizleri toplamı 7 trilyonu geçti

Avrupa Birliği tanımlı borç stoku (Merkezi yönetim + yerel yönetimler + sosyal güvenlik kurumları) 2022 ikinci çeyreği itibariyle 4 trilyon 8 milyar liraya ulaşmış durumda. Sadece Merkezi Yönetim (MY) Borç Stoku Ekim ayı itibariyle 3.8 trilyon lira! Ocak ayında 2.8 trilyon lira olan MY borç stoku, 10 ayda 1 trilyon lira artmış. Eylülden ekime artış 133 milyar lira!

Ahlam El Beşir’e sorulmayan sorular
Köşe Yazıları

Ahlam El Beşir’e sorulmayan sorular

İstiklal saldırısı zanlısı Ahlam El Beşir’in ifadesindeki boşluklar neden sorularla doldurulmadı? Sorulardan özellikle mi kaçınıldı? O sorular sorulsa ne olacaktı, Taksim saldırısı mı çözülecekti? Hayır elbette ama El Beşir’in en azından bir şeyleri anlatırken doğruyu söylemediği ortaya çıkacak, ifadede boşluk kalmayacaktı. Ve belki de savcısıyla polisiyle, gazetecisiyle, okuruyla doğruyu aramaya başlayacaktık.

Asker-Siyaset İlişkileri-I: Osmanlı'da 'Millet-i Müsellaha'nın doğuşu
Köşe Yazıları

Asker-Siyaset İlişkileri-I: Osmanlı'da 'Millet-i Müsellaha'nın doğuşu

Ordunun 16. yüzyıldan başlayan modernleştirici rolü sadece Batılı askeri teori ve teknolojilerin ithalinde değil, Müslümanlar için ilk laik okulların kurulması, ilk Türkçe gramer kitaplarının yayımlanması, Türk alfabesinin sadeleştirilmesi çabaları gibi toplumsal dönüşümlerde de belirgindi. Orduyla toplum arasında ve orduyla siyasal, kültürel reformlar arasında kurulan bu daimi ilişki, Cumhuriyet dönemindeki pek çok sorunun temel nedeni olacaktı.

Beyoğlu’nda bombalı saldırıyı gerçekleştiren Ahlam Albashır’ın avukatı olmak!
Köşe Yazıları

Beyoğlu’nda bombalı saldırıyı gerçekleştiren Ahlam Albashır’ın avukatı olmak!

Baroların sağladığı bu avukat temin etme görevini, toplumun bazı kesimleri tarafından ‘teröristi, hırsızı, uğursuzu savunmak’ şeklinde yorumlanabiliyor. Ekonomik gücü yetersiz olan herkesin, yasa gereği ücretsiz avukatlık hizmetinden yararlanma hakları olduğu ve baroların avukat görevlendirme sorumlukları olduğu pek bilinmiyor.Bu açıdan bakıldığında, CMK’larda görev yapıyor olmak, zaten çileli bir meslek haline gelen avukatlığı sürdürmeyi daha da zorlaştırıyor.

Ukrayna savaşının kazananı Erdoğan mı?
Köşe Yazıları

Ukrayna savaşının kazananı Erdoğan mı?

Günümüzde iyice ortaya çıkan tablo Putin ile Erdoğan’ın birbirlerine dayandığı, dayanıştığı, birbirinin varlığından güç aldığı, kurumsal olmayan, devletten devlete gelişmeyen, merkezinde seçim kazanmaya ve iktidarda kalmaya odaklı bir ilişki kalıbı. Bu dayanışma Erdoğan’ı iktidarda tutmaya yetecek mi, seçimlerde göreceğiz. Erdoğan seçimleri kazanırsa bu ilişki şekli başarı kazanmış olacak ve güçlenerek devam edecek.

“Dağdakiler ile hiçbir farkı olmayanların” öldürülmesi: Aslında tam bir skandal
Köşe Yazıları

“Dağdakiler ile hiçbir farkı olmayanların” öldürülmesi: Aslında tam bir skandal

Dedeoğulları davasında, tetikçinin lüks otellerde kalması, katliamdan önce kara kuvvetleri, emniyet gibi devletin "güvenlik" kuvvetleri ile temasına ilişkin çok ciddi bulguların olması, kritik kamera kayıtlarının ve telefon görüşmelerinin yok edilmesi gibi bir dizi vahim olay, üzerinde durulmadan geçiştirildi. Devletin gözetimi, toplumun sessizliği ile bir tetikçinin silahından çıkan kurşunlarla katledilmeleri seyredilen Dedeoğulları’na değil yaşamak, bir “skandal” dahi çok görüldü.

Taksim ve yakın tarihin soruları... Soru 1: Albashır'ın ayakkabı numarası kaç?
Köşe Yazıları

Soru 1: Albashır’ın ayakkabı numarası kaç?

İstiklal Caddesi patlamasında sorular azalacağına artarak devam ediyor. Tıpkı kötü yazılmış bir senaryoyla çekilmiş bir filmin ardından, eleştirmenin sorularının artması gibi. Ve bu sorular sadece bugün değil, dün de artıyordu ve hala cevapsız duruyorlar. Tıpkı 10 Ekim Gar katliamında olduğu gibi, tıpkı Ankara Güvenpark saldırısında olduğu gibi. Hatta tıpkı 2016 İstiklal Caddesi patlamasında olduğu gibi.