Eyy HDP siyaset yapma demiyorum hobi olarak yine yap da aday gösterme
Bir eleştiriniz varsa bunu her an kapatılma riskiyle boğuşan HDP’ye değil Altılı Masa’ya yöneltin. Özellikle de İYİ Parti’ye yöneltin.
Bir eleştiriniz varsa bunu her an kapatılma riskiyle boğuşan HDP’ye değil Altılı Masa’ya yöneltin. Özellikle de İYİ Parti’ye yöneltin.
İstanbul’un sokak adları maziye meraklı herkesin ilgisini çeker. Çünkü her gün gelip geçtiğimiz sokakların eski sakinleri, coğrafyası ve oradaki yaşam biçimi hakkında bize tatlı ipuçları sunar. Onları o kadar sever ve önemseriz ki ha bire değiştirilmelerine kızarız. 1950’lerden beri kent kültürü ve tarih üstüne yazıp çizenlerin şikayetçi olduğu bir meseledir bu…
Cumhuriyet’in planlı Ankara’sının kent merkezinde ki en önemli yaya bölgesi olan Sakarya Caddesi ve yaya bölgesi Kurtuluş’a giden, Lozan Meydanı’nda nefeslenen bir kentsel yaşam aksıdır. Çankaya Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi, Sakarya’nın tükenmekte olan kentsel çığlığını duyuyor mu?
Sonuç olarak, geçmişin sürekli tekrarı, bir gün bir yerde yaşanmış olanla şimdi burada olmayan anların farklı araçlarla ekrandan geçişi, izleyenin duyguları açısından da bir boşluğa sebep oluyor.
Ben orta sınıf bir şaraba 400-500 hatta 700-800 tl vermek istemiyorum, inanın eskiden çok sevip bazen koliyle aldığım bir çok ürünü artık evime sokmuyorum. Bu noktada olan tek kişi de ben değilimdir sanırım.
MHP’deki sancı da uzun bir zamandır “farklı bir” politik kimliğe bürünme denemeleri yapan MHP ile Türkeş’in hatlarını çizdiği Ülkücü hareket arasındaki mücadelede ortaya çıkıyor.
Sayın Ali Babacan, Sezar’ın hakkı Sezar’a, ben ve benim gibi 6-7 kişiye hitap edebilmeyi başardınız. Zor bir iş. Samimi idiyseniz düşüncelerinizi derinleştirip somutlaştırmanızı rica edeceğim. Ama, sadece araya bir kaç özgürlükçü düşünce serpiştirip belki bu “aydın” bozuntularının ikna edebileceği bir oy kitlesi vardır diye düşündeyseniz. Anlarım. Ekmek için Ekmeleddin’e oy vermiş bir kitle var, gene verir.
Bazen en iyi isimler, halen en iyiyken bırakmayı seçerler, bazen de en iyiler sona doğru düşerler ve kendi insanüstü standartlarıyla şımarttıkları bizler tarafından hunharca eleştirilirler. Ama günün sonunda düşseniz bile, uzun vadede kimse mirasınızı o son bir iki sene üzerinden okumaz. Dönüp bakınca kaçımız Michael Jordan’ı Washington Wizards, Michael Scumacher’i Mercedes veya Roger Federer’i geçirdiği son yıllar üzerinden anımsıyoruz?
Kazandığını sanan aslında zararda olabilir.TÜİK yatırım araçlarının getirilerini açıklıyor mesela… Orada getiriler TÜİK TÜFE, ÜFE rakamlarına göre hesaplanıyor. “Dolar şu kadar kazandırdı” derken, enflasyon yanlışsa kazandırdığı da yanlış!Ya da şu kadar kaybettirdi derken, aslında sanılanın çok çok üstünde bir kayıp yaşamış olabilirsiniz.
Sinan Ateş İYİ Parti’lilerle fotoğraflar çektiriyordu. Acaba Ülkü Ocakları Başkanlığı’nda alınmasında gerekçe bu muydu? Yoksa Devlet Bahçeli Sinan Ateş’e baktığında kendini mi görüyordu? Öyle ya Devlet Bahçeli de hep böyle Erdoğan’ın koltuğunun altındaki, ileri yaşlardaki siyasetçi değildi ya. O da bir zamanlar genç bir akademisyendi. Sinan Ateş de, ülkücü çevrede “Lider – Teşkilat – Dokrin” üçlemesinin “Lider”liği için potansiyeldi.
Sinan Ateş'i kamuoyu Ülkü Ocakları Başkanı olarak tanıyordu. Ama siyaseti biraz daha yakından izleyenler CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2019’da Ankara Çubuk’ta uğradığı linç girişimi sonrasında yaşananlardan da anımsarlar.
Ülkü Ocakları eski başkanı Sinan Ateş’in henüz nedeni öğrenilmeyen bir cinayette hayatını kaybetmesi üzerine MHP ve Ülkü Ocakları üzerine yazmayı düşündüm ama bir gazete sayfasında ele alınmayacak kadar kapsamlı bir konu olduğu için sadece “Komando Kampları” ile sınırlamaya karar verdim yazımı. Ama yine de konuya giriş babından bazı dönüm noktalarını anımsatmam gerekecek.
Nebi Barlas, ‘suç ve ceza’ denklemi içinde mağdur olma halini bizzat yaşamış bir kişi.Bir anlamda, 12 Eylül davalarında yargılanan 20-22 yaş aralığındaki müvekkilleriyle aynı kaderi paylaşmış biri olarak, ideolojik olmasa da, duygudaşlık bağlantısı olduğu anlaşılıyor.
Nereye gideceğiz, nasıl yaşayacağız? Kaldı mı o eski köyler? Yoksa bize “Kurak Günler”e mi ışınlayacaksınız? Cevap hiçbiri, sevgili okur. Haber gerçek, ama olay yeri, çok zengin ve gelişmiş bir ülke olan Japonya…
Asgari ücreti kısmen iyileştirip 13 milyon emeklinin mağdur edilmesi hiçbir siyasi partinin göze alabileceği bir şey değil. Hele seçim döneminde. O yüzden zam açıklandı ama beklenti bitmedi...
Kültür alanında bir kurumu, hem de çağına ayak uydurarak yarım asır boyunca ayakta ve en önde tutmak başarısında bu nedenle izleyicilerin de payı olduğunu düşünüyorum. Sonuçta hepimizin ortak görüşü olduğunu düşündüğüm şu cümleyle bitireyim: ‘İyi ki varsın İKSV, nice elli yıllara…’
Umarım William Malet, yargılanmaktan kurtulmaz ve bu cinayetler Kürt, Türk, Fransız demokratların ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı beraber verdikleri mücadelenin pekişmesine vesile olur.
İngiltere’nin en köklü iki kulübünün birbirini takiben satışa çıkması herhalde tarihte bir daha tekrar etmez. Hem United hem de Liverpool sahiplerinin aynı dönemde satışa yönelmesine yol açan benzer ve farklı etmenler var.
Eğer yılbaşı gecesini evde geçirdiyseniz, hele bir de sofrada hindi olduysa, bugün sizleri düşünen bir tarifim var.
Ortak yarattığımız kolektif hafızayı unutmayalım. Bu hafıza 2023 seçimlerinin en büyük gücü ve gelecek yüzyıla taşıyacak köprüsüdür.
Yeni yılın ilk yazısında biraz hukuk fantezisi yapalım istedim. Hukukun eğilip bu kadar büküldüğü, yargının araçsallaştırıldığı yerde bu da mümkün.
2023, son yıllarda en çok tekrarlanan yılın adı. Nihayet geldi kapımıza.
Ali Teoman Eşikte romanında yazmış. “O anda birden anlıyorsun bunca zamandır aslında yalnızca kendi izini sürdüğünü ve kendi adresine imzasız mektuplar yollamaktan başka bir şey yapmadığını. Hiç ama hiçbir şey.” Anlamasak. Devam etsek böyle ilelebet. Ne güzel.
Cumhur ittifakı 2023 yılına çok moralsiz ve umutsuz giriyor. İçinde dönem dönem sıkıntılar yaşasa da 6’lı masanın morali de umutları da cumhura göre daha fazla.
Para politikasını da devre dışı bıraktığı için her seviyede atağı döviz satarak tutmaktan başka bir seçeneği kalmamıştır. Dolasıyla bunu beceremediği anda kur yukarı gidecek, enflasyonu da yukarı itebilcektir. Şu günlerde odağında bundan kaçınmak var ama döviz sıkıntısı halinde enflasyonda inişin tersine dönmesi ihtimali de yok değildir.
Zamanı sadece insan üzerinden de ele alamayız. Yaşadığımız çağda doğayla ilişkimiz aşınmış gibi görünse de, sokaktaki hayvanların yaşamıyla, evdeki kedinin tüy dökme zamanıyla, toprağın ekim mevsimiyle, saksıdaki bitkinin çiçeklenmesiyle kısacası, birlikte dünyayı paylaştığımız her bir parçayla ortak bir zamanı paylaşırız, birlikte deneyimler yaratır, çoğalırız.
2023 yılının iki önemli özelliği var. Biri Cumhuriyet’imizin 100. Yaşını kutlayacak olmamız. Diğeri ise AKP’nin kaybetmeye yakın durduğu bir seçime gidiyor olmamız. Dolayısıyla yılın kültür sanat atmosferine de bu iki olgu damgasını vuracak.
Tonlarla ifade edilen uyuşturucu, tedavi merkezlerinin kapısını aşındıran 200 binden fazla bağımlı, Türkçeden başka her dili konuşan adamların silahlarından çıkıp sokaklarda, lüks alışveriş merkezlerinde uçuşan mermiler, kırmızı bülten turizmine varan bir hareketlilik!
2023 yılı bütçe kanun teklifine göre, gider 4 trilyon 469 milyar lira, gelir 3 trilyon 810 milyar lira. Bütçe açığı öngörüsü şimdilik 659 milyar lira. Bu rakam çok daha yukarı çıkacak.
Böyle cübbeli adamlar toplanmışlar, kafa kafaya verip bir şeyler konuşuyorlar. Kimi Ahlatlıbel'de kimi Ihlamur Sokak'ta. Baksanıza hakim bunlar hakim; bildiğiniz yargıçlar... Ne konuşuyorlar ola ki? Böyle, iki bina görüyor yan yana; mehabetli. Bakın bir de "Y" harfi görünüyor tabakta. “Neyse halimiz, çıksın falımız” deyip başlayalım yeni yıla bakmaya.
Seçimlere kadar Türkiye’nin dış politika yönelimi bu çizgide seyredecek. Körfez ve Putin desteği, içeride enflasyonun erittiği oyları toparlamaya yetecek mi göreceğiz. Türkiye 2023’ten itibaren Rusya ve Körfez ülkelerinin iktidarda görmek istedikleri bir hükümetle mi devam edecek sorun bu. Bu siyasetin karşısında daha etkili bir muhalif pozisyona, güçlü bir karşı söyleme ve umut veren bir siyasete ihtiyaç var.
2023 artık iyiden iyiye majör sporların birçoğunda taç devri töreni devri olabilir. Dilerim yeni yılda bütün bu heyecanı sizlerle birlikte Kısa Dalga’da paylaşmaya devam edebilirim. Hepinize mutlu yıllar!
İklim ve ekolojik kriz, siyasetten, ekonomiden, sosyal politikalardan bağımsız değil. Falcınız konuşsun: 2023 ve sonrasında ekosistemi hesaba katmadan yaşamamız mümkün değil.
Haksız hukuksuz bir şekilde yıllardır içeride tutulan Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi “Şimdi hep birlikte direnme ve hep birlikte kazanma zamanı“.
Her şeyin tek şeye bağlı olması ne acayip değil mi? Tek vatan, tek bayrak, tek millet değil slogan yapılsa da yaşanan şeyin adı tek adam düzeni.
Şu gaz meselesine bir bakalım. Soru çok. Ben uzmanı değilim. Enerji uzmanı Mehmet Doğan'la konuştum...
Evet, İmamoğlu’nun dediği gibi “Pandora’nın kutusu“ Soylu eliyle açıldı. Ama biliyoruz ki bu senaryo Saray’da yazıldı.
Çağdaş demokrasilerin en temel ilkelerinden bir haline gelen kadın-erkek eşitliğinin kilit göstereni olan siyasal temsilde eşitliği başarmak için bir ülkenin zengin, büyük, refah içinde, ileri teknoloji seviyesi ulaşmış olması gerekmiyor.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eşiyle birlikte şarap içerken görüntülemesi üzerine sosyal medyada yürüyen tartışma oldu. Her sene bu vakitlerde yapılması mutat olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “yılbaşı kutlamaları ve içki haramdır!” fetvasını beklerken siyasi liderlerimizin içki alışkanlıklarına şöyle bir göz atmakta mahsur olmasa gerek…
Hukuk fakültesi öğrencilerinin zihinlerinde idol olarak şekillenen ‘idealist avukat’ tanımına en çok, 12 Eylül’ün vahşi davalarında avukatlık yapan kişiler girer.
İşçi, 10 milyon kişiyi ilgilendiren asgari ücret görüşmelerinde hükümetin ve işverenin verdiğinden daha düşük taleple masaya oturan bir sendikadan medet umar mı?
İhracatçıların baskısıyla euro’nun önünü biraz açınca, paritede doların altında kalan Euro, yine doları geçerek, kısmen değerlendi ama ne ihracatçıyı ne de yatırımcısını tatmin edecek, enflasyona karşı koruyacak bir değişim olmadı. Döviz kıpırdamayınca, aylardır aynı yerde tutulunca yatırımcı tercihi değişmeye başladı. İşte bunun sonucu olarak toplamda 21 milyar dolarlık bir çözülme oldu. Bunun bir süre daha devam etmesi de beklenmelidir.
Farkındaysanız altı yıldır, evet tam altı yıldır olağanüstü halle yönetiliyoruz. Yeni yılda değişimin umudu seçim değil, direnenler...
Listmania diye bir şey var. Her şeyin bol bulamaç yaşandığı ve hemen unutulup gittiği modern zamanların bir ürünü. Anlamını şöyle açıklamışlar: “Her şeyi listelerle kategorize eden medya takıntısı; müzik etkinlikleri, yılın unutulmaz spor anları, alıntıları, sözleri, kelimeleri gibi…”
Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin devrimci mekânı Atatürk Orman Çiftliği, 5 Mayıs 1925 yılında bir Hıdırellez gününde kurulur. Kurucusu Atatürk’e, çiftliğin müdürüne ve işçilere ait olan üç çadırla başlayan mücadele, içerisinde devrimin kurucu süreçlerinin kaynağını barındırır.
Adéle Van Reeth’in, “Sıradan Hayat” kitabı, Notos Yayıncılık tarafından, Zeynep Bengü çevirisiyle basıldı. Yazı boyunca bahsettiğim gibi yazar bu otobiyografik anlatıda, bir kadının hamilelik süreciyle başlayan; sıradanlığı aşma, kendi varoluşunu bulma, yüklenen rollerin dışında başka bir şey ortaya çıkarma kaygısıyla giriştiği yazma çabasına okuru ortak ediyor
31 Aralık öğlen saatlerine doğru hindiyi dolaptan çıkarın. Üzerini nemli bir bezle silip kağıt havluyla kurulayın. Hindi oda sıcaklığına yaklaştığında, varsa fırınınızın en altına bir pizza taşı veya döküm tava yerleştirin ve fırınınızı olabilecek en yüksek sıcaklığa ayarlayın. 1 saat kadar taşınızı ısıtın....
6’lı masa, ittifak modeline dönüştükten sonra seçim sürecinde pek çok yerde ortak miting düzenleyecek. Ve Saraçhane’de bunun provası yapıldı.